Abd’den Ucm’ye Yaptırım Kararı, Ab Ve Bm’den Tepki

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yönelik yaptırım kararını duyurdu. Yaptırımların 6 ay sonra yürürlüğe gireceği açıklanırken, AB ve BM karara tepki gösterdi.

Abd’den Ucm’ye Yaptırım Kararı, Ab Ve Bm’den Tepki

ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yönelik yeni yaptırım kararını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mahkemenin Amerikalıları yargılamasına izin vermeyeceklerini belirterek, UCM’ye yönelik işlemleri ve mahkemeye hizmet sağlayan şirketleri hedef alacak yaptırımlar uygulanacağını bildirdi.

Karar, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) eski yargıcı Navanethem “Navi” Pillay’ın 2026 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesinden kısa süre sonra duyuruldu. Rubio, açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump’ın UCM’nin Amerikalıları yargılamasına kesinlikle izin vermeyeceğini ifade etti.

Rubio, “Başkan Trump, UCM’nin Amerikalıları yargılamasına asla izin vermeyecek. Bu nedenle ABD bugün UCM’ye yönelik yaptırımlar uygulamaktadır. Bu yasa dışı mahkemeyle yapılan işlemleri yasaklayarak, kaynaklarını kesecek ve operasyonel kabiliyetlerini felç edeceğiz” dedi.

Yaptırımlar İçin 6 Aylık Süre

ABD Dışişleri Bakanı, yaptırımların UCM’ye ve mahkemenin üye devletlerine ABD’nin endişelerini giderme fırsatı verecek şekilde hazırlandığını söyledi. Rubio, taleplerinin karşılanmaması halinde yaptırımların uygulanacağını belirterek, mahkemenin faaliyetlerine ilişkin sert ifadeler kullandı.

“Ya UCM tehditlerine son verecek ya da UCM’yi ortadan kaldıracağız” diyen Rubio, müttefiklerinden de mahkemeye karşı adım atmalarını istedi. Rubio, “Büyük kısmı UCM’nin parçası olan ve savunmaları için Amerikan askerlerine güvenen müttefiklerimizin mahkemeyi dizginlemelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, yaptırımların 6 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Açıklamada, iletişim, yazılım, ödeme, emeklilik ve tutuklularla bağlantılı işlemler için bazı istisnaların uygulanacağı kaydedildi.

ABD İle UCM Arasında Uzun Süredir Anlaşmazlık Var

UCM, soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu kapsamında kişilerin cezai sorumluluğunu değerlendirme yetkisiyle 2002 yılında kuruldu. ABD yönetimi, mahkemeyle uzun süredir ihtilaf yaşıyor. Yeni yaptırım kararıyla birlikte Washington yönetimi, UCM’ye hizmet sağlayan şirketleri de hedef alıyor.

BM Kararı Kınadı

ABD’nin yaptırım kararına Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler’den (BM) tepki geldi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD’nin UCM’ye yönelik yaptırımlarını kınadı. Guterres, kararın uluslararası ceza adaleti arayışına ciddi bir darbe vurduğunu belirtti.

BM tarafından yapılan açıklamada, yaptırımların UCM’nin görevini yerine getirme kapasitesini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Mahkemenin, BM Güvenlik Konseyi ve Roma Statüsü’ne taraf devletler tarafından önüne getirilen dosyaları ele aldığı ve mağdurlar için adalet sağlamaya çalıştığı vurgulandı.

Hollanda Ve AB’den Diyalog Mesajı

UCM’ye ev sahipliği yapan Hollanda ile AB, mahkemenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli adımların atılacağını açıkladı. Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yaptırımların yürürlüğe girmesine kadar geçecek 6 aylık dönemde ABD ile diyaloğun devam etmesinin “kritik” olduğunu söyledi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da UCM’nin uluslararası ceza adaleti sisteminin temel taşlarından biri olduğunu belirtti. Kallas, mahkemenin uluslararası hukuk kapsamında en ağır suçlardan sorumlu kişileri yargıladığını ifade etti.

UCM’nin çalışmalarının korunmasının AB için öncelik olduğunu kaydeden Kallas, yaptırım kararının açıklanmasının ardından UCM Başkanı Tomoko Akane ile görüştüğünü bildirdi. Kallas, yaptırımların yürürlüğe girmesinden önceki 6 aylık sürenin diyalog için fırsat sunduğunu dile getirdi.

UCM’nin Netanyahu Hakkındaki Kararı

UCM, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki yoğun saldırıları ve soykırımı nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Mahkeme, iki isim hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle bu kararı almıştı.