Gündem

110 Yıl Sonra Esir Yüzbaşı Abdülkadir’in Belgeleri Torununa Ulaştı

28 Ekim 2026 17:45

Birinci Dünya Savaşı’nda Rus birliklerine esir düşerek Sibirya’ya gönderilen Sivaslı Süvari Yüzbaşı Abdülkadir’e ait mektup ve belgeler, 110 yıl sonra torunu Dr. Selahi Ertürk’e teslim edildi. Kızılay Arşivi’nde yürütülen çalışmalarla ortaya çıkarılan evraklar, bir asker ile ailesinin savaş yıllarında yaşadığı hasreti gözler önüne serdi.

Sivas Valiliği bünyesinde çalışmalarını sürdüren Sivas Hafıza Merkezi, savaş dönemlerinde esir düşen Sivaslı askerlerin ailelerine ulaştırılamayan mektup ve belgeleri gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Merkezin Kızılay Arşivi’nde yürüttüğü araştırmalar sonucunda, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslara esir düşen Süvari Yüzbaşı Abdülkadir’in esaret yıllarından kalan tarihi evraklara ulaşıldı.

Yaklaşık 110 yıl boyunca arşivlerde muhafaza edilen belgeler, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek tarafından yüzbaşının torunu Dr. Selahi Ertürk’e teslim edildi. Vali Şimşek, Ertürk’ü makamında kabul ederek dedesinden kalan evrakları kendisine verdi. Aile geçmişine ilişkin bu belgelere yıllar sonra kavuşan Dr. Selahi Ertürk, teslim sırasında duygusal anlar yaşadı.

Belgelerde Esir Askerin Ailesine Ulaşma Çabası Yer Alıyor

Sivas’ın Örtülüpınar Mahallesi’nden olan Süvari Yüzbaşı Abdülkadir, 1916 yılında Erzurum’un Narman ilçesinde Rus birliklerine esir düştü. Daha sonra Sibirya’daki bir esir kampına gönderilen Abdülkadir’in ailesiyle iletişim kurma çabaları, savaş şartları nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Yüzbaşının annesi Nisa Hanım da oğlundan haber alabilmek için devlet makamlarına başvurdu ve kendisine mektup göndermeye çalıştı. Ancak anne ile oğlunun birbirlerine ulaşma girişimleri karşılık bulmadı. Abdülkadir’in esir kampında Fransızca hazırlanan bilgi formunda yer alan ifadeler, hem yaşadığı yalnızlığı hem de ailesinden haber alma umudunu ortaya koydu.

Formdaki bilgilere göre Abdülkadir, çok sayıda mektup göndermesine rağmen hiçbirine yanıt alamadığını belirtti. Yüzbaşı, annesinden gelecek bir mektubu büyük bir kaygı ve beklenti içinde beklediğini ifade etti. Belgeler, savaşın yalnızca cephede yaşanan çatışmalardan ibaret olmadığını; geride kalan ailelerin belirsizlik, hasret ve haber bekleyişiyle de mücadele ettiğini gösterdi.

Esaretin Ardından Sivas’a Döndü

Savaşın sona ermesinin ardından memleketine dönemeyen Süvari Yüzbaşı Abdülkadir, birkaç yıl sonra Türk İstiklal Harbi döneminde Sivas’a geri dönmeyi başardı. Esaret yıllarına ait evraklar ise aradan geçen uzun zamana rağmen ailesinin geçmişine ışık tutmayı sürdürdü.

Belgelerin teslimi sırasında konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, evrakların yalnızca tarihi kayıtlar olmadığını söyledi. Şimşek, bu belgelerin aynı zamanda bir annenin evlat özlemini ve esir bir askerin umudunu taşıdığını belirtti. Çalışmalar aracılığıyla geçmiş ile bugün arasında manevi bir bağ kurulduğunu ifade eden Şimşek, kahraman ecdadın hatıralarını koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı Sivas Valiliği olarak önemli bir görev kabul ettiklerini dile getirdi.

Vali Şimşek, belgelerin bulunması ve Abdülkadir’in ailesine ulaştırılması sürecine katkı sunanlara teşekkür etti. Dr. Selahi Ertürk ise dedesinin yıllar öncesine uzanan hatıralarını teslim almanın kendisi için büyük bir manevi mutluluk olduğunu belirterek Vali Şimşek’e ve Sivas Hafıza Merkezi çalışanlarına minnettarlığını bildirdi.

Yaklaşık 180 Sivaslı Asker İçin Araştırma Yürütülüyor

Sivas Hafıza Merkezi’nin çalışmaları, yalnızca Abdülkadir’e ait belgelerle sınırlı değil. Merkez, Kızılay Arşivi’nde yaptığı araştırmalarda Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı dönemlerinde esir düşen yaklaşık 180 Sivaslı askerin ailelerine göndermeye çalıştığı ancak ulaştıramadığı mektupları tespit etti.

Arşiv kayıtlarından yola çıkan ekipler, askerlerin kimliklerine ve ailelerine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında, yıllarca arşivlerde kalan mektup ve belgelerin bugün hayatta olan yakınlarına teslim edilmesi amaçlanıyor. Böylece esir düşen askerlerin yaşadıkları, ailelerinin savaş yıllarındaki bekleyişi ve aile geçmişine ilişkin hatıraların gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.