150 bin çiçekten yalnızca 1 kilo elde ediliyor: Safranın gramı 900 liraya ulaştı
“Sarı altın” olarak anılan safranın gram fiyatı kalitesine göre 750 ila 900 lira, kilogram fiyatı ise 750 bin ila 900 bin lira arasında değişiyor. İzmit’te 29 yıldır aktarlık yapan Nurettin Tezel, ürünün yüksek değerini zahmetli üretim sürecine bağladı.
Dünyanın en değerli baharatları arasında gösterilen safran, zorlu üretim süreci ve sınırlı miktarda elde edilebilmesi nedeniyle yüksek fiyatıyla öne çıkıyor. Mor renkli safran çiçeğinin içinde bulunan üç parçalı kırmızı tepeciklerin tek tek toplanıp kurutulmasıyla hazırlanan ürünün gram fiyatı 900 liraya kadar yükseliyor.
Yaklaşık 150 bin çiçekten yalnızca 1 kilogram kuru safran elde edilebiliyor. Yoğun emek gerektiren toplama ve işleme süreci, “sarı altın” olarak da anılan baharatın kilogram fiyatını 900 bin liraya kadar çıkarıyor.
Safran; yemeklere, tatlılara ve içeceklere renk, aroma ve lezzet vermek amacıyla kullanılıyor. Ürün ayrıca gıda, kozmetik ve ilaç sektörlerinde de değerlendiriliyor.
Fiyatı kalitesine göre değişiyor
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 29 yıldır aktarlık yapan Nurettin Tezel, safranın neden bu kadar değerli olduğunu ve hangi alanlarda kullanıldığını anlattı. Tezel, ürünün gram fiyatının kalitesine göre 750 ila 900 lira arasında değiştiğini, kilogram fiyatının da 750 bin ila 900 bin lira seviyelerine ulaştığını söyledi.
Safranın değerli olmasının temelinde üretim miktarının azlığı ile zahmetli işçiliğin bulunduğunu belirten Tezel, “Yaklaşık bir dönüm safran tarlasından, 150 bin çiçekten ancak 1 kilo safran elde edebiliyor. Pahalı olmasının nedeni işçiliğinin zor olması. Çünkü o safran çiçeğinin içerisinden o kırmızı yapraklar tek tek toplanıyor. Onun için de maliyeti yüksek çıkıyor” dedi.
Hasadın ekim ve kasım aylarında yapıldığını aktaran Tezel, safranın güneşli havayı ve uygun toprağı tercih ettiğini ifade etti. Ürünün pilavlarda, tatlılarda ve bazı tıbbi ürünlerde kullanıldığını da kaydetti.
Gerçek safran suya rengini yavaşça bırakıyor
Safranın ekonomik değerinin yüksek olması, ürünü sahteciliğe açık hale getiriyor. Piyasada “aspir” adıyla bulunan ve “yalancı safran” olarak bilinen ürünün gerçek safranla karıştırılmaması için tüketicilerin dikkatli olması gerekiyor.
Gerçek safranın telleri koyu kırmızı rengi ve kendine özgü kokusuyla ayırt ediliyor. Safran suya bırakıldığında ise sarı rengini yavaş biçimde suya veriyor. Tezel, ürünün anlaşılmasına ilişkin, “Gerçek safran kırmızıdır ancak suya girdiği zaman sarı bir renk bırakır. Gerçekliğini bu şekilde anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
“Güvenilir aktarları tercih edin”
Nurettin Tezel, tüketicileri özellikle sosyal medya üzerinden satılan safran ve benzeri ürünler konusunda uyardı. Safran satın alırken işi bilen ve güven duyulan aktarların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Tezel, “En önemli şey, vatandaşlarımızın güvendiği aktarları tercih etmeleri. Herkes bu işi yapmaya başladı ama işini bilen insanları tercih etmeleri lazım. Sosyal medya üzerinden bu tür ürünleri almamaları lazım. İşini bilen aktarları tercih ederlerse yanılmamış olurlar” dedi.
Safranın faydalarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Tezel, antioksidan özelliği dolayısıyla bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyledi. Tezel ayrıca safranın kalp rahatsızlığı, gözdeki sarı lekeler, ruh sağlığı ve unutkanlık açısından faydalı olduğunu ifade etti.
Üretim sırasında çiçeklerin içindeki kırmızı bölümlerin tek tek ayrılması, çok sayıda çiçekten sınırlı miktarda kuru ürün çıkması ve hasadın belirli aylarda yapılması safranın maliyetini artırıyor. Kalitesine göre değişmekle birlikte gramı 900 liraya, kilogramı da 900 bin liraya ulaşan ürün, bu özellikleri nedeniyle dünyanın en değerli baharatları arasındaki yerini koruyor.