Gündem

25 Eylül 2026 cuma hutbesi yayımlandı: Diyanet cuma hutbesinin konusu “Tebliğ Sorumluluğumuz”

24 Eylül 2026 17:04

Diyanet İşleri Başkanlığı, 25 Eylül 2026 Cuma günü camilerde okunacak cuma hutbesini yayımladı. Bu haftaki hutbede “Tebliğ Sorumluluğumuz” konusu işlenirken Müslümanların söz ve davranışlarıyla çevrelerine güzel örnek olması gerektiği vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 25 Eylül 2026 Cuma günü camilerde okunacak hutbe yayımlandı. “Tebliğ Sorumluluğumuz” başlıklı hutbede, İslam’ın güzelliklerini anlatmanın ve bu güzellikleri hayatın içinde görünür kılmanın her Müslümanın sorumluluğu olduğu hatırlatıldı.

Hutbede ayrıca tebliğin yalnızca sözle gerçekleştirilen bir görev olmadığı, güzel ahlak, güler yüz, tatlı dil ve güven veren davranışlarla da insanlara ulaşılabileceği belirtildi. Sosyal medya kullanımında ise doğruluk, mahremiyet ve ölçülü iletişim konularına dikkat çekildi.

Mus‘ab b. Umeyr’in tebliğ sorumluluğu

Hutbenin girişinde, Medinelilerin Allah Resûlü’nden (s.a.s) İslam dinini kendilerine öğretecek bir kişi istedikleri aktarıldı. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) bu önemli görev için Mus‘ab b. Umeyr’i seçtiği belirtilirken Hz. Mus‘ab’ın küçük büyük demeden herkese İslam’ı tebliğ ettiği ve birçok gönlün İslam’la buluşmasına vesile olduğu ifade edildi.

Hutbede, Mus‘ab b. Umeyr’in bir yıl içinde gösterdiği başarıya da dikkat çekildi. İbn Hişâm’ın aktardığı bilgiye göre Medine’de bir yıl içerisinde Allah Resûlü’nden (s.a.s) bahsedilmeyen hiçbir ev kalmadı.

İslam’a davet herkesin sorumluluğu

Genç Mus‘ab’ı kısa sürede başarılı kılan en önemli unsurun, Resûl-i Ekrem’in (s.a.s) güzel ahlakını kendisine rehber edinmesi olduğu vurgulandı. Peygamberimizin (s.a.s) yumuşak sözlü ve güler yüzlü olduğu hatırlatılarak onun zorlaştıran değil kolaylaştıran, nefret ettiren değil müjdeleyen bir rahmet elçisi olduğu belirtildi.

Hutbede, Cenâb-ı Hakk’ın “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” ayetine atıf yapıldı. İslam’a davetin toplumun belirli bir kesimiyle sınırlı olmadığı, İslam’ın güzelliklerini anlatmanın ve bu güzellikleri yaşantıda göstermenin herkes için kulluk sorumluluğu taşıdığı ifade edildi.

Her Müslümanın gücü ve imkânı ölçüsünde ailesine, çevresine ve bütün insanlara sözleriyle ve davranışlarıyla güzel örnek olması gerektiği kaydedildi. Çocuğunun iki cihan saadeti için çaba gösteren anne ve babanın, öğrencilerinin hayatında olumlu izler bırakmaya çalışan öğretmenin, müşterisine güven veren esnafın, akrabalık bağlarını gözeten ve komşusuyla iyi geçinen kişinin nebevî daveti kuşandığı belirtildi.

“Tebliğin özünde bir gönle girmek vardır”

Hutbede tebliğin özünde bir gönle girmenin bulunduğu ifade edildi. Bunun kimi zaman bir tebessümle, kimi zaman da bir selamla mümkün olabileceği vurgulandı. Güler yüz ve tatlı dille insanların gönlünü kazanmak isteyenlerin, Peygamber Efendimizin (s.a.s) Hz. Ali’ye söylediği şu sözü kendilerine öğüt edinmeleri istendi: “Allah’a yemin olsun ki Rabbimizin senin vesilenle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.”

Sosyal medya kullanımı için doğruluk ve mahremiyet uyarısı

Teknolojik gelişmelerin tebliğ yöntemlerine yeni imkânlar sunduğu belirtilen hutbede, bu imkânlarla hiç gidilmeyen coğrafyalardaki insanlarla iletişim kurulabildiği ifade edildi. Ancak sosyal mecralarda paylaşım yapan herkesin daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda, “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın” ayetine dikkat çekildi. Bir söz paylaşılmadan önce doğruluğunun araştırılması, başka bir kişinin hayatı hakkında yorum yapılırken mahremiyetinin gözetilmesi istendi. İlim meclislerinde ele alınması gereken konuların sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüz biçimde tartışılmaması gerektiği belirtildi.

Düşünülmeden söylenen bir sözün veya önemsenmeden yapılan bir paylaşımın, insanların yüreğinde yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebileceği hatırlatıldı. Hutbenin sonunda ise Müslümanların davranışlarıyla İslam’ın güzelliklerini tanıtması, sözleriyle Peygamberimizin (s.a.s) ahlakını yansıtması ve insanlara güven vermesi gerektiği ifade edildi.

Hutbe, Rahmet Elçisi Efendimizin (s.a.s) şu hadisiyle tamamlandı: “Allah, bizden bir söz işitip, onu işittiği gibi başkasına ulaştıran kişinin yüzünü ak etsin.”

Kaynaklar: İbn Sa’d, Tabakât, I, 219, 220; İbn Hişâm, Sîret, II, 278; Nahl, 16/125; Fedâilü’s-sahâbe, 34; Buhârî, Meğâzî, 39; Kâf, 50/18; Dârimî, Mukaddime, 24.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

25 Eylül 2026 Cuma hutbesi PDF tam metni Diyanet İşleri Başkanlığının yayımladığı hutbe metninde yer alıyor.