26 Haftalık Doğan Çocuğun Yaşamı Hollanda’da Sonlandırıldı
Hollanda’da 26 haftalık dünyaya gelen, ağır beyin hasarı, serebral palsi ve tedaviye dirençli epilepsi yaşayan yaklaşık 2 yaşındaki çocuğa ötanazi uygulandı. İnceleme komitesi, doktorun karar sürecinde gerekli tıbbi özen kurallarına uyduğu sonucuna vardı.
Hollanda’da ağır ve tedavi edilemeyen sağlık sorunları bulunan yaklaşık 2 yaşındaki bir çocuğa ötanazi uygulanması ülke gündemine geldi. Gebeliğin 26. haftasında dünyaya gelen ve erken doğumun ardından ciddi sağlık problemleri yaşayan çocuğun, 2025’in sonunda hayatını kaybettiği bildirildi.
Cinsiyeti açıklanmayan çocukta ağır beyin hasarı, serebral palsi ve görme bozukluğu gelişti. İlerleyen süreçte epileptik nöbetler de ortaya çıktı. Çocuğun sağlık durumuna ilişkin ayrıntılar, yayımlanan inceleme raporuyla kamuoyuna yansıdı.
West Sendromu Teşhisi Konuldu
Yaklaşık 8 aylıkken çocuğa, bebeklik döneminde görülen ve ağır epileptik nöbetlerle seyreden West sendromu teşhisi konuldu. Raporda, nöbetlerin uygulanan ilaç tedavilerine büyük ölçüde yanıt vermediği belirtildi.
Çocuğun nöbetlerin yanı sıra uyku ve solunum sorunları yaşadığı aktarıldı. Akciğerlerinde biriken mukusun nefes almasını ve yutmasını zorlaştırdığı ifade edildi. Erken doğum sonrasında geçirdiği enfeksiyonlardan birinin ise sepsise yol açtığı bildirildi.
Gelişim Düzeyi Yaklaşık 6 Haftalık Bebek Seviyesindeydi
İnceleme dosyasında, çocuk yaklaşık 2 yaşına geldiğinde gelişimsel seviyesinin yaklaşık 6 haftalık bir bebeğin düzeyinde olduğu kaydedildi. Motor becerilerinin, davranışlarının ve genel gelişiminin ağır biçimde etkilendiği belirtildi.
Ailesi ile tedavisini yürüten doktor, uygulanan tedavilere rağmen çocuğun sağlık durumunda anlamlı bir iyileşme görülmediğini değerlendirdi. Bu değerlendirmede çocuğun ağır ve giderilemeyen acılar yaşadığı kanaatine varıldı.
Ancak ötanazi kararı öncesinde görüşlerine başvurulan bağımsız doktorların tamamı aynı görüşü paylaşmadı. Bazı doktorlar, epileptik nöbetlerin sürekli olmamasını gerekçe göstererek çocuğun hukuki anlamda sürekli ve dayanılmaz acı çektiğinin kesin biçimde söylenemeyeceğini belirtti.
Bazı uzmanlar ise farklı ilaç tedavilerinin ve palyatif bakım seçeneklerinin denenebileceğini savundu. Görüş ayrılığı üzerine ikinci bir bağımsız hekimden değerlendirme istendi. Bu doktor, çocuğun dayanılmaz acısının açık şekilde görüldüğü ve yaşamın sonlandırılması için gerekli koşulların oluştuğu kanaatine vardı.
Komite Doktorun Kararını Uygun Buldu
Dosyayı inceleyen Hollanda’daki Geç Dönem Kürtajı ve Yenidoğanlar ile Çocuklarda Yaşamın Sonlandırılması Değerlendirme Komitesi, doktorun uygulamayı gerekli tıbbi özen kurallarına uygun biçimde gerçekleştirdiği sonucuna ulaştı.
Komitenin değerlendirmesinde, çocuğun motor becerileri, davranışları ve gelişiminin ağır şekilde etkilendiği, sağlık durumunda iyileşme beklenmediği belirtildi. Yaşamın sonlandırılmasının ardından dosyanın, Hollanda’daki yasal prosedür kapsamında savcılık makamlarının değerlendirmesine sunulduğu aktarıldı.
Düzenleme 1 Şubat 2024’te Yürürlüğe Girdi
Hollanda’da 1-12 yaş arasındaki ağır ve tedavi edilemeyen hastalığı bulunan çocuklara ilişkin yaşamın sonlandırılması düzenlemesi 1 Şubat 2024’te yürürlüğe girdi.
Düzenleme kapsamında çocuğun ağır ve ölümcül bir hastalığa sahip olması, dayanılmaz ve iyileşme ihtimali bulunmayan bir acı yaşaması ve bu acının makul başka bir yöntemle giderilememesi şartları aranıyor. Süreçte doktorun yanı sıra çocuğun anne ve babasının görüşleri de değerlendiriliyor. Çocuğun durumunun izin vermesi halinde kendi görüşünün de dikkate alınması öngörülüyor.
Söz konusu vaka, yenidoğanlar dışındaki çocuklar arasında Hollanda’da bilinen en küçük yaşta ötanazi uygulaması olarak değerlendiriliyor. Hollanda Sağlık Bakanlığı daha önce, 2025’in sonunda hayatını kaybeden 12 yaşından küçük bir çocuğa bu düzenleme kapsamında ötanazi uygulanan ilk vaka olduğunu açıklamıştı.
O dönemde çocuğun yaşı ve hastalığı kamuoyuyla paylaşılmamıştı. Daha sonra yayımlanan inceleme raporuyla çocuğun yaklaşık 2 yaşında olduğu ve çok sayıda ağır sağlık sorunuyla mücadele ettiği ortaya çıktı.