Gündem

Adana Ve Osmaniye Depremleri İ̇çin Gerilim Açıklaması

05 Ekim 2026 09:26

Doç. Dr. Nusret Nurlu, Adana ve Osmaniye’de meydana gelen sarsıntıların 6 Şubat depremlerinin doğrudan artçıları olmadığını belirtti. Nurlu, Kahramanmaraş depremleri sonrasında değişen bölgesel gerilimin bağımsız fay sistemlerini harekete geçirmiş olabileceğini ifade etti.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nusret Nurlu, Adana ve Osmaniye’de meydana gelen depremleri değerlendirdi. Nurlu, bölgede 5,5 büyüklüğüne kadar ulaşabilecek sarsıntıların beklenebileceğini belirterek, yaşanan depremlerin sürpriz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Nurlu, Adana’nın Saimbeyli ilçesinde kaydedilen 4,8 ve 4,9 büyüklüğündeki depremler ile Osmaniye’nin Sumbas ilçesindeki 5,2 büyüklüğündeki sarsıntıya ilişkin Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.

Sarsıntılar Doğrudan Artçı Olarak Değerlendirilmiyor

Bu depremlerin 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin doğrudan artçıları olmadığını belirten Nurlu, sarsıntıların bölgedeki bağımsız tektonik yapıların ürettiği depremler olarak ele alınmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Nurlu, söz konusu depremleri, büyük depremlerin ardından tetiklenmiş ancak “bağımsız depremler” şeklinde sınıflandırdıklarını söyledi. 6 Şubat depremleri sonrasında bölgesel gerilme alanının yeniden düzenlendiğini belirten Nurlu, 2023’teki büyük depremlerin çevredeki fay sistemleri üzerindeki gerilme koşullarını değiştirmiş olabileceğini kaydetti.

Bu değişimin, bölgede görülen bağımsız ve tetiklenmiş depremlerin oluşumunu kolaylaştırmış olmasının mümkün olduğunu dile getiren Nurlu, depremler arasında doğrudan tetiklenme ilişkisi kurulabilmesi için sarsıntıların odak mekanizmalarıyla aktif faylarla ilişkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Fay Çözümleri İçin Ayrıntılı İnceleme Gerekiyor

Fay çözümlerinin ortaya konulmasının zaman aldığını aktaran Nurlu, bu çalışmalar tamamlandıktan sonra konuya ilişkin daha net ve kesin bilgilerin verilebileceğini söyledi.

Nurlu, Adana’daki depremlerin 6 Şubat depremlerinin doğrudan artçıları olarak değil, özellikle Feke ve Saimbeyli’de, Savrun Fayı’nın doğusunda kalan alanda meydana gelen bağımsız fay sistemlerinin ürettiği sarsıntılar şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bölgenin MTA haritasında aktif fay görülmeyen bir alan olduğunu ifade eden Nurlu, Kahramanmaraş depremleri sonrasında değişen bölgesel gerilme alanlarının fayların kırılmasını kolaylaştırmış olabileceğini söyledi.

“Savrun Fayı’nda Hareket Görmüyoruz”

6 Şubat depremlerinin ardından Savrun Fayı’yla ilgili çok sayıda bilimsel çalışma yürütüldüğünü belirten Nurlu, fayın güney kolu üzerinde bugüne kadar herhangi bir artçı depreme rastlanmadığını dile getirdi.

Nurlu, bugünkü depremlerin meydana geldiği bölgenin Savrun Fayı’nın batısında, Feke ve Saimbeyli’nin doğusundaki dağlık alanda bulunduğunu söyledi. Bu bölgede 600-700’ün üzerinde artçı deprem kaydedildiğini belirten Nurlu, söz konusu sarsıntıların 6 Şubat depremlerinin tetiklediği bağımsız depremler olarak değerlendirildiğini aktardı.

Savrun Fayı’nda hareket görülüp görülmediğine ilişkin de konuşan Nurlu, “Hala görmüyoruz.” dedi. Nurlu, Savrun Fayı’nın aktifliğini ve hareketini kaybettiğine ilişkin çok sayıda bilimsel yayın bulunduğunu, buna karşın bölgenin aktif bir deprem alanı olduğunu ifade etti.

Bölgede 5,5 Büyüklüğüne Kadar Deprem Beklentisi

Bölgenin deprem geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nurlu, 5,5 büyüklüğüne kadar çıkabilecek depremlerin beklendiğini söyledi. Bu tür sarsıntıların mevcut değerlendirmeler açısından sürpriz olmadığını belirten Nurlu, 5,5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmesi halinde bir gün veya bir hafta içinde bunun yaklaşık 1 puan altında, yani 4,5 büyüklüğünde bir artçı deprem beklenebileceğini ifade etti.

Nurlu, bunlardan bağımsız olarak yine tetiklenmiş depremlerin görülmesinin mümkün olduğunu ancak mevcut değerlendirmeler çerçevesinde büyük ve yıkıcı bir deprem olasılığının bekleniyor şeklinde ifade edilemeyeceğini kaydetti.