Gündem

Adana’da Genç Arıcı Kovan Sayısını Bine Çıkardı

02 Ekim 2026 12:02

Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, üniversite eğitiminin ardından baba mesleği arıcılığa yöneldi. Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğinden yararlanarak 250 kovanla işe başlayan Kaplan, bugün bin kovanla üretim yapıyor.

Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, üniversiteden mezun olduktan sonra masa başı bir işte çalışmak yerine ailesinden öğrendiği arıcılığı meslek edinmeyi tercih etti. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü’nden mezun olan Kaplan, eğitim ve sertifika sürecinin ardından Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğinden yararlanarak kendi işini büyütmeye başladı.

Kaplan, aldığı destek kapsamında 250 kovan ve arıcılık ekipmanıyla üretime adım attı. Gün geçtikçe işini geliştiren genç arıcı, kovan sayısını bine çıkardı. Arılarını yıl boyunca iklim ve bitki örtüsünün uygun olduğu bölgelere taşıyan Kaplan, bu nedenle Türkiye’nin farklı illerinde çalışıyor.

Babasından Öğrendiği Mesleği Geliştirdi

Arıcılığın kendileri için babadan gelen bir meslek olduğunu belirten Latife Gül Kaplan, mesleğe başlama sürecini anlattı. Kaplan, “Mesleğim aslında bize babadan gelen bir meslek. Babamız bizim ilk öğretmenimiz. Onun desteğiyle birlikte bu yolda ilerledik. Kendi üretimimiz olan her şeyi seviyorum. Kendi emeğimizle bir şeyin nasıl ortaya çıktığını bilerek ilerlemek istiyordum” dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğiyle işe başladığını ifade eden Kaplan, 250 kovandan bin kovana uzanan süreci şöyle anlattı: “Kırsal kalkınma desteği kapsamında bir projeden hak kazandım. 250 kovanla başlamıştık, şu an bin kovana ulaştık. Mesleğim zor. Arkasında büyük bir emek ve fedakarlık var. Arıları gece yüklemek zorundayız. Yeri geliyor erkek gibi çalıştığım anlar oluyor, 7 gün 24 saat gece-gündüz çalışıyoruz.”

Arılarını Uygun Bölgelere Taşıyor

Arı kolonilerinin verimli olabilmesi için iklim ve bitki örtüsüne uygun alanlara götürülmesi gerektiğini söyleyen Kaplan, bu nedenle farklı şehirlerde üretim yaptıklarını belirtti. Adana’dan Muğla’ya uzanan çalışma sürecinde zaman zaman sabaha kadar uykusuz kaldıklarını ifade eden Kaplan, arıcılığın zorluklarını sevdiği meslek sayesinde aştığını dile getirdi.

Kaplan, “Adana’dan Muğla’ya gidiyoruz, sabaha kadar uykusuz kaldığımız zamanlar oluyor. Zor demek tek başına yetmez. İnsan sevdiği meslekte bahar buluyor. Sevdiği mesleği yapınca zorluğu kalmıyor. İklim ve bitki örtüsü nereye uygunsa oraya gidiyoruz. Şanlıurfa, Kayseri, İzmir gibi birçok bölgeye gidiyoruz. 81 ilin 81’ini geziyoruz” diye konuştu.

“Kendi Mesleğim” Diyerek Yoluna Devam Etti

Genç yaşında kendi işini kurmayı tercih eden Kaplan, maaşlı bir işte çalışmak yerine sevdiği mesleği sürdürmenin kendisi için daha önemli olduğunu söyledi. Kendi çalışma düzeninin arıcılığa daha uygun olduğunu belirten Kaplan, herhangi bir kurumda çalışma teklifini dahi kabul etmeyeceğini ifade etti.

Kaplan, “Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil. Çok serbest bir alanda büyüdüğümüz ve çalıştığımız için bu sektör bana daha iyi geldi. Arıcı çocuğuyduk, arıcılık yaparak daha iyi olacağını biliyordum. Bana herhangi bir kurumda çalışmak ister misin, seni oraya yerleştirelim deseler yine istemezdim. Kendi mesleğim derdim” ifadelerini kullandı.

Arıcılığın yalnızca maddi kazançla açıklanamayacağını vurgulayan Kaplan, bu mesleğin sevgi, emek ve çaba gerektirdiğini belirterek, “Bir meslek yapıyorsan öncelikle beklentin para veya maddiyat değildir. Sevgidir, emektir, çabadır. Biz bunun cefasını da çekiyoruz, sefasını da sürüyoruz. Her şeyiyle bu mesleğe katlanıyoruz” dedi.

Rengarenk Kovanların Her Birinde Bir Hatıra Var

Rengarenk boyanmış kovanlarıyla da dikkat çeken Latife Gül Kaplan, kovan renklerini kendi tercihleri doğrultusunda belirlediklerini söyledi. Her kovanda kendileri için ayrı bir hatıra bulunduğunu belirten Kaplan, arı kolonilerinin özel bir ilgi ve bakım istediğini dile getirdi.

Kaplan, “Bunlar benim kendi tercihim. İstediğimiz renge boyuyoruz. Her birinde bir hatıra var. Çok şükür emeğimizin karşılığını da alıyoruz. Arı kolonisi, bebek demek. Bebeğe nasıl bakıyorsanız onunla öyle ilgilenmelisiniz ki verimini alabilesiniz” diye konuştu.

Arıları farklı bölgelere götürdüklerinde önceliklerinin kolonileri korumak olduğunu ifade eden Kaplan, arıların doğadaki düzen açısından önemine dikkat çekti. Zaman zaman farklı ithamlarla karşılaştıklarını belirten genç arıcı, üretim yapmak için çalıştıklarını vurguladı.

Kaplan, “Arılarımızı götürdüğümüz bölgelerde önce arılarımızı nasıl koruyacağımızı düşünüyoruz. Biz üretmek için çalışan kısımdayız. Arı olmadan doğadaki düzenin ne hale geleceğini herkesin bilmesi gerekiyor. Arılarımızı götürdüğümüzde bazen bize farklı gözlerle bakılıyor, farklı ithamlarla karşılaşıyoruz. Oysa biz üretmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.