Gündem

Adana’da Yeni İ̇mar Planına İ̇mo’dan Taşkın Uyarısı

19 Ekim 2026 00:04

İMO Adana Şubesi, Kurttepe Mahallesi’ndeki yaklaşık 35 dönümlük Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü arazisinin imara açılmasına yönelik itirazın kısmen kabul edilmesini yeterli bulmadı. Oda, dere yatağı çevresinde sınırlı alanın açık bırakılmasının yoğun yapılaşma ve taşkın risklerini ortadan kaldırmayacağını belirtti.

Adana’da Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü arazisinin imara açılmasına yönelik plan değişikliği tartışmaları sürüyor. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi, Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 35 dönümlük alanla ilgili itirazlarının Adana Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kısmen kabul edilmesini yeterli bulmadı.

İMO, parselden geçen dere yatağı çevresinde sınırlı bir bölümün açık bırakılmasının, planlanan yoğun yapılaşmanın yanı sıra olası taşkın, altyapı, ulaşım ve trafik risklerini ortadan kaldırmayacağını savundu. Oda, plan kararlarının yalnızca dere yatağı bakımından değil, alanın tamamındaki yapılaşma yoğunluğu ve kentin geleceği açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

İtirazın Gerekçeleri

İMO Adana Şubesi, 2 Haziran 2026’da Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi’ndeki 5865 ada 2 ve 3 parsellerde yer alan Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü arazisinin imara açılmasına yönelik plan değişikliğine itiraz etti. İtirazda, alanın yoğun ağaç dokusuna sahip olduğu, dere yatağı havzasında bulunduğu ve konumu nedeniyle taşkın risklerini artırabileceği vurgulandı.

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi ise 10 Ağustos 2026 tarihli kararıyla itirazı kısmen kabul etti. Devlet Su İşleri (DSİ) 6. Bölge Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda, parselden geçen dere yatağının doğal dere şevi esas alınarak her iki yanında en az 6’şar metrelik şeridin yapılaşma ve faaliyet dışında bırakılması kararlaştırıldı. Bu bölümün açık dere ve park olarak planlanması ve ilgili mevzuat hükümlerinin plan notlarına işlenmesi de karar kapsamına alındı.

İMO, söz konusu düzenlemenin itirazlarının temelini oluşturan sorunları çözmediğini belirterek yapılaşma yoğunluğunun korunmasına tepki gösterdi.

Planlanan Yapıların Yoğunluğu

Odanın açıklamasına göre plan değişikliğiyle alanda Defterdarlık Hizmet Binası için 2,40 emsal ve 17 kat, 51,50 metre yükseklik öngörülüyor. Veterinerlik Hizmet Binası için ise 1,20 emsal ve 10 kat, 30,50 metre yükseklik planlanıyor.

İMO, yalnızca dere yatağının ve çevresindeki şeridin açık bırakılmasının, bu büyüklükteki yapıların oluşturacağı altyapı, ulaşım ve trafik yükünü ortadan kaldırmayacağını ifade etti. Odaya göre değerlendirme, dere yatağının korunmasıyla sınırlı tutulmamalı; alanın tümündeki yapılaşma yoğunluğu da dikkate alınmalı.

İMO Adana Şubesi, yaklaşık 35 dönümlük arazinin yüzde 95’inin yoğun ağaç dokusundan oluştuğunu ve alanın Süleyman Demirel Bulvarı’ndan başlayan dere yatağı havzasının ortasında yer aldığını bildirdi. Oda, bugüne kadar yapılaşmamış doğal alanın korunması gerektiğini vurguladı.

Ağaçların başka alanlara taşınmasının mevcut doğal dokunun korunması anlamına gelmeyeceğine dikkat çeken İMO, Defterdarlık hizmetleri için alternatif alanların değerlendirilmesini istedi. Açıklamada, eski İller Bankası arazisinin alternatif alan olarak ele alınabileceği belirtildi.

“Adana’da Tekrarlanmamalı”

İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, İstanbul’da şiddetli yağışların ardından yaşanan sel ve su baskınlarının kentleşme politikalarının sonuçlarını bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Çak, söz konusu olayların yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacağını; plansız kentleşme, yetersiz altyapı, tarım alanlarıyla doğal su yollarının yapılaşmaya açılması ve rant odaklı imar politikalarının afetlerin etkilerini ağırlaştırabileceğini ifade etti.

Meslek odalarının görüşleri alınmadan, gerekli mühendislik incelemeleri ve altyapı planlamaları yapılmadan hayata geçirilen projelerin kentler açısından risk oluşturduğunu savunan Çak, afet risklerinin planlama aşamasında dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

İMO Adana Şubesi, itirazlarının kamu hizmetlerine ya da kentin gelişmesine karşı olmadığının altını çizdi. Oda, karşı çıkışlarının doğanın tahrip edilmesine, afet risklerinin göz ardı edilmesine ve kamu yararını ikinci plana iten imar kararlarına yönelik olduğunu bildirdi.

Hıdır Çak, “Kent politikaları rantı değil, insan yaşamını, doğayı ve kamu yararını esas almalı” mesajını verdi. Çak, İstanbul’da yaşananların Adana’da tekrarlanmaması gerektiğini söyledi.