Moda-Magazin-Eğlence

Ahmet Mümtaz Taylan’ın Fotoğraf Sergisinden Kanser Tedavisi Gören Çocuklara Destek

02 Ekim 2026 09:08

SHOW TV’nin fenomen dizisi ‘Kızılcık Şerbeti’nde ‘Abdullah Ünal’ karakterini canlandıran Ahmet Mümtaz Taylan, 18-20 yıla yayılan fotoğraf arşivinden özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturdu. Sergiden elde edilecek gelir, kanser tedavisi gören çocuklar için kullanılacak.

Ahmet Mümtaz Taylan, yıllar içinde biriktirdiği fotoğraflardan oluşan özel seçkiyi sanatseverlerin beğenisine sundu. Habertürk’ten Erdal Öztürk’ün haberine göre, 18-20 yıllık fotoğraf arşivinden hazırlanan serginin geliri, kanser tedavisi gören çocuklar için bağışlanacak.

SHOW TV’nin sevilen dizisi ‘Kızılcık Şerbeti’nde ‘Abdullah Ünal’ karakterine hayat veren Taylan, fotoğrafçılıkla kurduğu ilişkiyi anlatırken kendisini “fotoğrafçı” ya da “fotoğraf sanatçısı” olarak tanımlamadığını söyledi. Oyuncu, “Fotoğrafçı değilim, fotoğraf sanatçısı değilim; fotoğraf çeken birisiyim. Haddimizi bilerek ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.

Fotoğrafların kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirten Ahmet Mümtaz Taylan, her karşısına çıkan görüntüyü fotoğraflamadığını dile getirdi. Taylan, “Hepsi özeldir. Çünkü ancak bir kadraj beni çağırdığı zaman fotoğraf çekiyorum” dedi.

“Psikoloğa Daha Erken Başlamalıydım”

Ruh sağlığıyla fotoğraf arasındaki bağa da değinen 61 yaşındaki oyuncu, uzun yıllardır psikolog ve psikiyatrist desteği aldığını açıkladı. Bu sürece daha erken başlamış olmayı dilediğini söyleyen Taylan, “20 senedir psikoloğa gittiğim için, psikiyatriste gittiğim için çok pişmanım. 30 sene olsaydı daha doğru olurdu. Daha erken başlamalıydım. İmkanı olan herkese de tavsiye ediyorum. Felaket bir şey” diye konuştu.

Kızının Mutluluğu İçin Duygularını Paylaştı

Ahmet Mümtaz Taylan’ın kızı, ağustos ayında Ufuk Kurt ile evlenmişti. Ünlü oyuncu, kızının mutluluğunun kendisi için büyük önem taşıdığını ifade etti. Kızı ve damadının beş yıldır birlikte olduğunu belirten Taylan, bu birlikteliğe aile olarak tanıklık ettiklerini söyledi.

Taylan, “Biz onların mutluluğunu ortak, tanık olduk, yardımcı olmaya çalıştık, sevgiyle kucakladık. İnşallah mutlu olurlar. Bu devirde evlenmek zor. Çok cesur kararlar bunlar. Tebrik ediyorum” sözleriyle genç çifte mutluluk diledi. Kızına karşı özel bir hassasiyeti olduğunu da dile getiren oyuncu, “Ben de birazcık ekstra düşkünüm kızıma” dedi.

Özge Borak’tan Rol Arkadaşına Destek

‘Kızılcık Şerbeti’nde ‘Salkım Ünal’ karakterini canlandıran Özge Borak da serginin açılışında rol arkadaşını yalnız bırakmadı. Taylan’ın fotoğraflarını henüz gezme fırsatı bulamadığını söyleyen Borak, sergiyi özellikle merak ettiğini belirtti.

Özge Borak, “Bugün için yani özellikle merak ediyorum tabii ki. Bütün bakış açılarını, gözünü, sohbetini hep merak ettiğim bir insan. Zaten o yüzden partneri olmaktan da çok mutluyum. Çok seviyorum. Eminim çok güzel bir iş çıkarmıştır. Kendi gözlerimle görmeye geldim tabii ki” ifadelerini kullandı.

Taylan’la sette iyi anlaştıklarını anlatan Borak, birlikte çalışırken uyumlu bir iletişim kurduklarını söyledi. Oyuncu, “Hakikaten biz çok iyi anlaşıyoruz. Çok iyi paslaştığımızı düşünüyorum. O da çok kıymetli bir şey. Oyunculukta en iyi meslektaşlarım anlayacaktır. Hakikaten iyi paslaşmak çok güzel bir şeydir. Biz de çok iyi paslaşırız” dedi.

Setlerde zaman zaman yaşanabilen çatışmaların aralarında olup olmadığı sorulan Özge Borak, “Biz tatlı tatlı çekişiyoruz. Biliyoruz yani bizim öyle bir çatışmamız yok Ahmet ağabeyle” yanıtını verdi.

Psikoloji Eğitimi Alıyor

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu olan Özge Borak, geçtiğimiz yıllarda YKS’ye girerek ikinci üniversitesini kazandı. Psikoloji Bölümü’nde eğitim gören ve şu anda ikinci sınıfta olan Borak, öğrencilik hayatından keyif aldığını belirtti.

Borak, “Çok güzel gidiyor. Yani bu mecburen öğrenci olduğum yıllardan çok daha farklı bir şey. Çünkü yapmasan ‘Neden yapmadın?’ denmeyecek bir yaştayım aslında. Ve doğal olarak arzu ettiğim için, öyle olması gerektiğinden değil de arzu ettiğim için başka bir zevkle gidiyorum açıkçası” diye konuştu. Sınıf arkadaşlarının kendisini ilk gördüklerinde şaşırdığını da anlatan oyuncu, psikolojiye olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını söyledi.

Oyuncu olmasaydı doktor olmak istediğini belirten Borak, sağlık alanına ilgisini şu sözlerle anlattı: “Ben sağlıkla ilgili çocukluğumdan beri, yani ‘Oyuncu olmasam doktor olurdum’ derim. Çok meraklıydım. Lisede seçmeli sağlık dersleri vardı. Onları özellikle seçerdim. Sosyal bölüm öğrencisi olmama rağmen seçiyordum yani çok seviyordum.”

Mezuniyetinin ardından psikoloji alanında da çalışmak istediğini açıklayan Özge Borak, “Evet bu mesleği de icra etmek istiyorum. İki mesleği de aynı anda icra edebilmek isterim. Çok istiyorum. Bunun için de çabalayacağım zaten. Klinik açmak da isterim” dedi.