Altay Toprak Davasında Sanıklar İ̇çin 22 Yıl 6 Aya Kadar Hapis İ̇stemi
İzmir Konak’ta ilaçlama sonrası yaşamını yitiren 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın ölümüne ilişkin davada savcı, sanıklar Bülent Öz ve Eyüp G. hakkında 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep etti.
İzmir’in Konak ilçesinde, bir apartmanda yapılan ilaçlamanın ardından zehirlenerek hayatını kaybeden 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın ölümüne ilişkin davanın görülmesine devam edildi. İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık Bülent Öz ile tutuksuz sanık Eyüp G.’nin “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.
İlaçlama Sonrası Apartmanda Zehirlenme Yaşandı
Olay, 11 Kasım 2024’te Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak’taki 4 katlı binanın en üst katında meydana geldi. Ailenin oturduğu dairede ilaçlama yapılmasının ardından apartmanda yaşayanlar rahatsızlandı. İhbar üzerine adrese AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) uzmanları, itfaiye ve sağlık ekipleri gönderildi.
Binanın 3’üncü katında yaşayan Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı ile apartmanda yaşayan üniversite öğrencisi Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs hastaneye kaldırıldı. Hastanede 5 kez kalbi duran ve yeniden çalıştırılan Altay Toprak, 3 gün sonra yaşamını yitirdi. Kınalı çifti ile Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs, tedavilerinin ardından taburcu edildi. Altay bebeğin cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Pınarbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Adli Tıp Raporları Sonrası Yeniden Tutuklandılar
Soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındı. Temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlama işlemine yardım eden Eyüp G. tutuklanırken, işe aracılık ettiği belirlenen E. G. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öz ve Eyüp G. de bir süre sonra adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sırasında AFAD ekiplerinin incelemesinde, binada kullanılan maddelerin yerleşim merkezlerinde kullanılmaması gereken tarım ilaçları olduğu belirlendi. İlaçlama sırasında insan sağlığı açısından zararlı “Kingphos” ve “Grainphos” adlı tarım ilaçlarının kullanıldığı tespit edildi.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, bebeğin ölümünün binadaki böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği belirtildi. Adalet Bakanlığı 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu ise Altay Toprak Kınalı’nın kimyasal fosfin gazına maruz kalması nedeniyle yaşamını yitirdiği yönünde rapor hazırladı.
Bu raporların ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce tutuklanıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Bülent Öz ve Eyüp G. hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Gözaltına alınan iki şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tekrar tutuklandı.
Hazırlanan iddianamede, AFAD görevlilerinin yaptığı gaz ölçümlerinde değerlerin olması gerekenden çok yüksek çıktığı kaydedildi. Sanıklar hakkında “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis, 5 kişinin zehirlenmesine ilişkin de “silahla kasten yaralama” suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası istendi. İddianame, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın ilk duruşmasında sanıklardan Eyüp G. adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Tanıklarla Sanıkların Beyanları Çelişti
Duruşmaya tutuklu sanık Bülent Öz ve tutuksuz sanık Eyüp G.’nin yanı sıra Altay Toprak Kınalı’nın ailesi, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Kınalı ailesi salona, üzerinde Altay Toprak’ın fotoğraflarının bulunduğu tişörtlerle geldi.
Apartmanda yaşayan anneleri için ilaçlama yaptıran kardeşler tanık olarak dinlendi. Tanık M.E., ilaçlama yapacak kişileri kardeşi S.G.’nin bulduğunu ve annesinin evine getirdiğini söyledi. Anahtarları ilaçlama ekibine vererek dışarıda beklediklerini belirten M.E., kendilerine “3 gün eve girmeyin” denildiğini aktardı.
İlaçlamanın pazartesi günü yapıldığını, evin çarşamba günü açılacağının söylendiğini ifade eden M.E., üst kattaki komşuya ve oğluna bilgi verdiklerini, diğer apartman sakinlerine de haber verilmesini istediklerini dile getirdi. M.E., herhangi bir yere yazılı uyarı asılmadığını söyledi.
Tutuklu sanık Bülent Öz ise tanığın anlatımlarını kabul etmedi. Öz, ilaçlama başlamadan önce tanık ve kardeşiyle evde görüştüklerini, kendilerine evlerde kimsenin olmayacağının söylendiğini ve kimseden anahtar almadıklarını savundu.
Tanık S.G. de annesinin evini tahta kurularının sardığını, bunun üzerine sürekli apartmanı ilaçlayan Ethem Bey ile iletişime geçtiklerini anlattı. İlaçlama yapacak kişilerle kapıda buluştuklarını belirten S.G., apartmandakilere haber verilmesinin istendiğini, kendisinin ve ablasının bazı kişilere telefonla bilgi verdiğini söyledi. S.G., ilaçlama ekibinin 3 gün boyunca evlere girilmemesi gerektiğini belirttiğini aktardı.
Duruşma 18 Kasım’a Ertelendi
Duruşmada söz alan Altay Toprak’ın babası Recep Kınalı, sanıklara en ağır cezanın verilmesini istedi. Kınalı, “Bizim annelik ve babalık haklarımızı kim verecek?” dedi.
Beyanların ardından esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, sanıkların “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Taraf avukatları, mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istedi. Mahkeme heyeti talebi kabul ederek sanıkların mevcut durumlarının devamına karar verdi ve duruşmayı 18 Kasım’a erteledi.