Ankara Kalesi'nde 63 Yıllık Çay Ocağı Zamanı Yaşatıyor
Ankara Kalesi çevresinde 1961'den bu yana baba mesleği çaycılığı sürdüren 76 yaşındaki Cemal Yurtaşan, tarihi dükkanında geçen 63 yıllık ömrünü anlattı. Babasının vefatının ardından çay ocağının başına geçen Yurtaşan, değişen Ankara Kalesi'nde mesleğini sürdürmeye devam ediyor.
Altındağ ilçesindeki Ankara Kalesi çevresinde bulunan çay ocağı, 1961 yılından bu yana Cemal Yurtaşan'ın hayatının önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Çocuk yaşlarda babasının yanında çay bardaklarını toplayarak mesleğe başlayan 76 yaşındaki Yurtaşan, yarım asrı aşan çalışma hayatında hem baba mesleğini yaşattı hem de kale çevresindeki değişime tanıklık etti.
Yurtaşan, çay ocağında babasıyla birlikte 1997 yılına kadar çalıştığını, babasının vefatından sonra ise işletmenin sorumluluğunu kendisinin üstlendiğini söyledi. Aradan geçen yıllara rağmen işinin başında kalmayı sürdüren Yurtaşan, ailesinin vefat ettiğini ve zamanını çay ocağında geçirdiğini belirtti.
Mesleğe başlama hikayesini anlatan Yurtaşan, “Babamın yanında çalışmaya başladım. 1997'ye kadar babamla çalıştık burada. 1997'de babam vefat etti, ben devam ettirdim. Yaşım 76, devam ediyorum. Ailem vefat etti, burada vaktimi geçiriyorum. Oyalanıyorum. 1961'den beri devam ettiriyorum” dedi.
Kale Çevresindeki Değişime Tanıklık Etti
Yurtaşan, çay ocağının bulunduğu çevrenin geçmişte bugünkünden oldukça farklı olduğunu ifade etti. Ankara Kalesi çevresindeki caddelerin eskiden yoğun bir hareketliliğe sahip olduğunu aktaran Yurtaşan, zaman içinde bölgedeki iş kollarının farklı yerlere taşındığını dile getirdi.
“Eskiden bu caddeden geçilmezdi. Şimdi buradan çoğu taşındı. Mesela işçiler, boyacılar, sıvacılar hepsi buradan gittiler. Hamamönü'ne gittiler, toptancılar Gimat'a, dericiler Dericiler Sitesi'ne gittiler” diyen Yurtaşan, bu dönüşümün müşteri profilini de değiştirdiğini söyledi.
Yurtaşan, geçmişte bölgede çalışan esnaf ve işçilerin çay ocağının müşterileri arasında yer aldığını, bugün ise Ankara Kalesi'ni ziyaret eden turistlere hizmet verdiklerini belirtti. Çay ocağına çoğunlukla ailelerin geldiğini ifade eden Yurtaşan, ziyaretçilere talepleri doğrultusunda çay ve kahve ikram ettiklerini söyledi.
Yurtaşan, “Şimdi buraya ancak turistler geliyor, Ankara Kalesi'ni gezmeye gelenler geliyor. Onlara iş yapıyoruz. Gelenler işte ailece gelirler. Çay, kahve ne isterlerse ikramda bulunuruz” ifadelerini kullandı.
Tarihi Doku Korunuyor
Çay ocağının geçmişten kalan dokusunu korumaya özen gösteren Yurtaşan, duvarlarda bulunan asırlık aynaları değiştirmediğini anlattı. Dükkanın çay evi olarak kullanılmadan önce kahvehane olarak hizmet verdiğini belirten Yurtaşan, aile büyüklerinin vefatının ardından işletmenin amcasının oğluyla ikiye bölündüğünü aktardı.
Yıllar içinde mekanın kullanım biçimi ve çevresindeki hareketlilik değişse de Yurtaşan, çay ocağındaki tarihi unsurları korumayı sürdürdü. Asırlık aynalar, 1961'den bu yana devam eden mesleğin ve dükkanın geçmişten bugüne taşıdığı izlerin arasında yer alıyor.
Mesleğini bırakmayı düşünmediğini vurgulayan Yurtaşan, gelecekte çay ocağının nasıl devam edeceğine ilişkin kararın kendisinden sonra ailesine ait olacağını söyledi. Yurtaşan, “Çocuğum arabada şoförlük yapıyor. Yaparsa yapar, yapmazsa ben öldükten sonra kendileri bilir. Ben ölene kadar işimi yapayım. Öldükten sonra ne yaparlarsa kendileri bilir” diye konuştu.