Gündem

Artvin’de Köy Yaşamını Dayanışmayla Sürdüren Görme Engelli Kardeşler

26 Eylül 2026 09:52

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Bereket köyünde yaşayan doğuştan görme engelli Kemal ve Süheyla Köse kardeşler, yarım asrı aşan süredir günlük yaşamlarını dayanışma ve azimle sürdürüyor. Süheyla Köse, eğitim hayalini 50 yaşında üniversite diplomasıyla tamamladı.

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Bereket köyünde yaşayan Kemal ve Süheyla Köse kardeşler, görme engellerine rağmen hayatlarını kendi imkânlarıyla sürdürüyor. Doğuştan görme engelli olan kardeşler, yıllar içinde köyün yollarını, evin içini ve bahçenin düzenini hafızalarına kazıdı.

74 yaşındaki Kemal Köse ile 56 yaşındaki kız kardeşi Süheyla Köse, yarım asrı aşkın süredir birbirlerine destek olarak yaşamlarını devam ettiriyor. Kemal Köse, evin ve ahırın işlerini üstleniyor. Hayvanların bakımını yapan, odun kıran ve sobayı yakan Kemal Köse, 17 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezine de tek başına yürüyerek gidebiliyor.

Süheyla Köse ise evin işlerini yürütüyor. Yemek ve ekmek yapan Köse, bahçeden ürün topluyor, süt sağıyor. Kardeşler, günlük yaşamın gerektirdiği işleri birbirlerinden aldıkları güçle yerine getiriyor.

Süheyla Köse’nin Eğitim Mücadelesi

Çocukluğundan bu yana en büyük hayali okumak olan Süheyla Köse, bu isteğini 36 yaşında gerçekleştirmek için yola çıktı. Ankara’ya giden Köse, yetişkin eğitim merkezine kaydoldu. Burada kabartma yazı, bilgisayar ve bağımsız hareket eğitimi aldı.

Eğitimine devam eden Süheyla Köse, ortaokul ve liseyi tamamladı. Daha sonra üniversite sınavını kazanarak Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’ne yerleşti. Eğitim sürecinde babası Latif Köse’nin desteği önemli rol oynadı. Ortaokulda ders kitaplarını babası okurken üniversite yıllarında aile üyeleri ve arkadaşları kitapları seslendirdi.

Latif Köse, kızını üniversite mezunu olarak görmeyi istedi ancak Süheyla Köse’nin mezuniyetinden önce hayatını kaybetti. Süheyla Köse, 50 yaşında diplomasını aldığında ilk olarak mezuniyet belgesini babasının kabrine götürdü.

“Kalemin, Silginin Ve Kitabın Kokusu Beni Etkilemişti”

Okuma isteğinin altı yaşında başladığını anlatan Süheyla Köse, o döneme ilişkin anısını şöyle aktardı:

“Altı yaşındayken abilerim beni aşı için okula götürmüşlerdi. Çocuklar oyun oynarken ‘Keşke ben de okula gelebilseydim’ diye düşünmüştüm. Kalemin, silginin ve kitabın kokusu beni çok etkilemişti. Ortaokul kitaplarımı babam okudu. Bazen elektrikler kesildiğinde gaz lambasıyla okumaya çalıştığını hatırlıyorum.”

Köse, engelli çocuk sahibi ailelere de çocuklarının özgüven kazanması için destek olmaları çağrısında bulundu. Eğitim almanın önemine dikkat çeken Köse, engelli bireylerin hayata küsmeden mücadele etmeleri gerektiğini söyledi.

“Çocuklarına özgüven aşılasınlar. Onlara bir şeyler yapabilmeleri için yardımcı olsunlar. Hiçbir anne baba sonsuza kadar yaşamıyor. Çocukları en azından kendilerine bir tas çorba koyabilecek, bir bardak su alabilecek kadar özgüven kazansın. Eğitim de çok önemli. Engelli arkadaşlarım da hayata küsmesinler. Hayat o kadar da kötü değil, mücadeleye değer. Bir çiçeğin kokusu, bir kediyi kucaklamak, bir hayvana dokunmak bile hayata bağlanmak için bir sebep.”

Kemal Köse: “Kimseye Muhtaç Değiliz”

Kemal Köse, köydeki yaşamlarını kendi imkânlarıyla sürdürdüklerini belirtti. Köse, “Allah’a şükür kimseye muhtaç değiliz. Kendimiz idare ediyoruz” dedi.

Kız kardeşinin eğitim başarısından gurur duyduğunu ifade eden Kemal Köse, “Onu tebrik ediyorum. İyi işler yaptı, başardı. Bizim zamanımızda böyle imkânlar yoktu” diye konuştu.

Kardeşlik Deneyimi “Süsü” Kitabına İlham Oldu

Kardeşleriyle birlikte büyümenin hayat algısını değiştirdiğini belirten Oktay Köse ise bu deneyimi “Süsü” adlı çocuk kitabında topladı. Oktay Köse, engelli ve sağlıklı bireylerin olaylara bakışındaki farklılığı şu sözlerle anlattı:

“Sağlıklı insanların bir olaya bakışıyla engelli bir insanın bakışını harmanlayınca ortaya farklı bir şey çıkıyor. Vicdani ve insani olarak farklı yetişiyorsunuz. Çevrenizdeki olaylara farklı gözle bakabiliyor, empati yeteneğiniz çok fazla gelişiyor.”

Kitabı yazma amacının çocuklara engelli bireylerin imkân sağlandığında neler başarabileceğini göstermek olduğunu belirten Oktay Köse, “Bir engelli insanın da önü açılırsa neler başarabileceğini çocuklara örnek olsun diye yazdım” ifadelerini kullandı.