Bajar Mîrzeman, Şewtbihêrk’te coğrafyayı sözcüklerle çiziyor
Kürtçe (Kurmancî) öyküleriyle tanınan Bajar Mîrzeman’ın yeni kitabı Şewtbihêrk, Avesta Yayınları tarafından yayımlandı. Eser, okuru geçmişin izleriyle bugünün duyguları arasında ilerleyen bir hafıza yolculuğuna davet ediyor.
Kürtçe (Kurmancî) yazdığı öykülerle tanınan Bajar Mîrzeman’ın yeni öykü kitabı Şewtbihêrk, Avesta Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Mîrzeman, kitabında sınırları haritalarla değil sözcüklerle belirlenen bir coğrafya kuruyor.
Mehmet Rumet Soylu’nun haberine göre bu edebî coğrafyada bayramlar, anlaşmalar, Newroz, başka bir dili öğreten öğretmenler ve sabahın erken saatlerinde akıtılan kan yer alıyor. Geçmişten bugüne uzanan başka hikâyeler de bu anlatı dünyasının parçalarını oluşturuyor. Okurun karşısına çıkan olaylar, birbirinden ayrı görünse bile ortak bir hafızanın içinde buluşuyor.
Geçmiş ile bugün arasında açılan kapılar
Şewtbihêrk’teki her öykü, okuru tanıdık bir yere götürürken geçmiş ile bugün arasında yeni bir geçit oluşturuyor. Kitabın anlattığı dünyayı kavrayabilmek için kimi zaman insanın kendi içine yönelmesi, kimi zaman da tarihin bıraktığı izleri takip etmesi gerekiyor.
Öykülerin arka planında yalnızca yakın tarihten gelen olaylar bulunmuyor. Daha uzak dönemlere ait anlatılar da bugünün hikâyeleriyle bağlantı kuruyor. Farklı zamanlardan taşınan bu izler bir araya geldiğinde, çıkış yolunu bulmanın yalnızca bugüne bakarak mümkün olmadığı bir labirent ortaya çıkıyor. Bu nedenle kitap, okuru anlatılan olayların geçmişteki karşılıklarını da düşünmeye yöneltiyor.
Mîrzeman’ın kurduğu öykü dünyasında tarih, geride kalmış ve tamamlanmış olayların toplamı olarak ele alınmıyor. Tarih; bugünün duygularına, korkularına, hafızasına ve gündelik yaşamına değen canlı bir unsur şeklinde anlatının içinde varlığını sürdürüyor. Kitabın taşıdığı şifrelerin de bu tarihsel hikâyeler arasında saklandığı duygusu öne çıkıyor.
Tanıdık hikâyelere farklı bir bakış
Şewtbihêrk’te anlatılan meselelerin önemli bir kısmı okura uzak değil. Bunlar doğrudan hayatın ve coğrafyanın içinden gelen, hafızada karşılığı bulunan hikâyeler olarak beliriyor. Mîrzeman ise tanıdık olayları alışılmış biçimleriyle tekrarlamak yerine onları farklı bir pencereden aktarıyor. Böylece okuru, bildiğini düşündüğü olaylara ve duygulara yeniden bakmaya çağırıyor.
Kitapta sözcükler yalnızca olayları anlatan araçlar olarak kullanılmıyor; aynı zamanda coğrafyanın sınırlarını da kuruyor. Öyküler boyunca geçmişin izleri, bugünün duyguları ve gündelik yaşamın parçaları yan yana geliyor. Haritada gösterilmeyen bu alan, anlatılar ve hafıza üzerinden görünür hâle geliyor.
Kurmancî kaleme alınan eser, yer yer sert ve sarsıcı hikâyeler içeriyor. Anlatılanlar okurun içini acıtsa da öykülerin içinde başka bir yere, farklı bir zamana ya da yeni bir hikâyeye açılan kapılar bulunuyor. Bu geçişler, kitabın dünyasında geçmiş ile bugün arasındaki bağın sürekli yeniden kurulmasını sağlıyor.
Bajar Mîrzeman’ın Şewtbihêrk adlı kitabı, sözcüklerle oluşturulan bu coğrafyada okuru hem kendi hafızasına hem de tarihin bıraktığı izlere doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Avesta Yayınları tarafından yayımlanan eser, tanıdık hikâyeleri yeni bir bakışla ele alarak geçmişin bugündeki karşılığını öyküler üzerinden görünür kılıyor.