Gündem

Bir zamanlar 3 katlıydı: Şimdi sadece çatısı görünüyor

24 Eylül 2026 15:11

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 11 Ağustos 2021’de yaşanan sel felaketinin ardından Ezine Çayı kenarındaki üç katlı bir bina, zamanla biriken alüvyonların altında kaldı. Toprağın üzerinde yalnızca çatısı görünen bina, bölgeye gelenlerin ilgisini çekiyor.

Batı Karadeniz’de 11 Ağustos 2021 tarihinde meydana gelen büyük sel felaketinden en çok etkilenen yerleşim yerlerinden biri olan Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde, selin izleri hâlâ görülüyor. Felakette ilçede onlarca bina zarar görürken 65 kişi hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise kaybolmuştu.

Selin ardından yürütülen çalışmalarla yeniden ayağa kaldırılan Bozkurt’ta, Ezine Çayı kenarında bulunan bir bina felaketin etkisini gözler önüne seriyor. Bayramgazi köyünde yer alan üç katlı bina, sel sırasında ayakta kalmasına rağmen zaman içinde büyük ölçüde toprağın altında kaldı. Binanın bugün yalnızca çatısı, biriken toprağın üzerinde görülebiliyor.

Üç katlı binanın sadece çatısı kaldı

Ezine Çayı’na yapılan tersip bendinin ardından bölgede alüvyon birikmesiyle bina çevresindeki zemin yükseldi. Sürüklenen toprakların birikmesi sonucu üç katlı yapı adeta gömüldü. Binayı gören vatandaşlar şaşkınlık yaşarken, bölgeye gelenler selin izlerini taşıyan yapıyı cep telefonlarıyla görüntülüyor.

Bölgede yaşayan vatandaşlar, binanın bahçesinde bulunan kivi ağaçlarının da tamamen toprak altında kaldığını ve yok olduğunu belirtti. Bir dönem tarım yapılan, kivi bahçeleri ve tarlaların bulunduğu alanın, selin ardından eski görünümünü kaybettiği ifade edildi.

“Böyle bir selden esinti olarak kaldı”

Bozkurt ilçesinde ikamet eden Süleyman Yıldırım, bölgenin geçmişte mera olarak kullanıldığını anlattı. Yıldırım, “Buralar meraydı. Çocukluğumda buralarda hayvan otlatıyorduk. 2021 yılında gelen selde bizim mera olarak kullandığımız ve tarım yapılan bu bahçe, evin yeri sele kapıldı. Ev de toprak altında kaldı” dedi.

Sel sonrasında yapılan yapılar ve biriken toprak nedeniyle binanın gömüldüğünü söyleyen Yıldırım, “Baraj yapıldıktan sonra sürüklenen topraklar, selle baraj dolarak evi de toprak altında bıraktı. Evin görüntüsü ilginç, buranın fotoğraflarını çekmeye, görmeye gelenler oluyor. Böyle bir selden esinti olarak kaldı” ifadelerini kullandı.

Binanın tek katlı sanılmaması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, yapının eski hâlini hatırladıkça üzüldüklerini belirterek şöyle konuştu: “Eski halini hatırladıkça üzülüyoruz. Karşıda da tarla vardı, evin yanında da tarla vardı. Artık girmeye bile korkuyoruz, bataklık gibi. Bu tek katlı bir bina gibi algılanmaması lazım. Burası altı dükkan gibi, üstünde iki daire olan üç katlı bir binaydı.”

Yıldırım, binanın Zonguldak’tan gelen Saadettin Toros tarafından yapıldığını belirterek, “Zonguldak’ta şehir hayatından bıkan Saadettin Toros isimli ağabeyimiz yaptı burayı. Kivi bahçeleri falan kurdu, çok güzel bir yerdi ama kısmet değilmiş. Fazla bir zaman geçiremeden sel geldi, onun da hevesini kuruttu” diye konuştu.

“Unutabileceğimiz bir gün değil”

Bozkurt’ta esnaflık yapan Muzaffer Demir de sel felaketinin ilçede bıraktığı yıkımı anlattı. Demir, “Selde her şeyin suyun altında kaldığı gibi evimiz de suyun altında kaldı. Sadece çatısı görünüyor. Unutabileceğimiz bir gün değil. Bozkurt bir anda yok oldu” dedi.

Evlerin ve dükkânların yıkıldığını, altyapının çöktüğünü söyleyen Demir, ilçenin yeniden inşa edilmesiyle ilgili olarak, “Evlerimiz, dükkanlarımız yıkıldı, selin altında kaldı, altyapımız çöktü. Devletimiz olmasaydı zaten biz yaşayamazdık. Bitmiş bir ilçeydi, ayağa kaldırdılar. Çok çalışmalar yaptılar. Şimdi eskisinden de güzel oldu” ifadelerini kullandı.

İnsanların binayı görmek ve fotoğrafını çekmek için bölgeye geldiğini belirten Demir, “Ben bile az sonra burada fotoğraf çekeceğim. İnsanlar hatıra olarak buranın fotoğrafını çekiyorlar. Onlar da sel zamanını hatırlıyorlar” diye konuştu.