Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Gazze'deki insani tabloya dikkat çekerek İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'ndaki 81'inci Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitap etti. Konuşmasına Filistin Devleti Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır Genel Kurul'da yer alamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Erdoğan, Filistin halkının sesini bu kürsüden duyurmaya devam edeceklerini söyledi.
Filistin Devleti'ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yapan Erdoğan, BM Antlaşması'nın imzalanmasının üzerinden 81 yılı aşkın süre geçmesine rağmen insanlığın barış, güvenlik ve adalet hedeflerine ulaşamadığını belirtti.
“Gazze halkı yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor”
Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a kadar farklı bölgelerde 250 bin insanın hayatını kaybettiğini anımsatan Erdoğan, yüz binlerce kişinin de doğduğu toprakları terk etmek zorunda kaldığını ifade etti. Erdoğan, yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kişinin İsrail'in saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi.
Gazze halkının yıkıntılar altında yakınlarını aradığını belirten Erdoğan, İsrail saldırılarında el ve ayaklarını kaybeden çocukların tahta protezlerle okula gitmeye ve hayata tutunmaya çalıştığını aktardı. Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini bildiren Erdoğan, bölgenin dünyanın en büyük çocuk kabristanı ve en yüksek çocuk ampute oranına sahip yer olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, Gazze'yi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampı” olarak nitelendirdi. Başkan Trump'ın gayretleri ve Türkiye'nin de dahil olduğu ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkesin ardından da öldürülen Gazzelilerin sayısının bin 500'ü aştığını belirten Erdoğan, Filistin Direniş Hareketi'nin barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul etmesine rağmen İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını söyledi. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır döneminin yaşandığını kaydetti.
Kudüs'te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin engellendiğini, ortak girişim olan UNRWA'nın da yok edilmek istendiğini ifade eden Erdoğan, yaşananların yalnızca siyasi değil, insani ve vicdani bir mesele olduğunu vurguladı. BM'nin Filistin, Lübnan, Sudan ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını bu kuruluşa bağlayanları hayal kırıklığına uğrattığını belirten Erdoğan, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
“Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerek”
Güvenlik Konseyi'nin “Dünya 5'ten büyüktür” ilkesi doğrultusunda reforme edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil olmadığını söyledi. Uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkelere farklı uygulanmasına dayalı anlayışın değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlanması çağrısında bulundu.
Erdoğan, “İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya” çağırdığı ülkelere, Filistin Devleti'ni boğma girişimlerinin başarısız olacağını söyledi. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin kurulacağı günlerin görüleceğini ifade etti.
Konuşmasında Suriye'nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesinin samimi arzuları olduğunu belirten Erdoğan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesini isteyen Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yönelik izolasyonun sona ermesi çağrısı yaptı. Uluslararası toplumu KKTC'yi tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etti.
Ege ve Doğu Akdeniz'deki meselelerin iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesini arzu ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayisi ve dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü söyledi.
Erdoğan'dan COP31 daveti
İklim krizine de değinen Erdoğan, Türkiye'nin bu yıl kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını bildirdi. Zirvede iklim adaletinin öne çıkarılacağını belirten Erdoğan, Avustralya ile geliştirilen ortaklık kapsamında finansman taahhütleri, teknoloji transferi ve somut uygulamaların gündeme alınacağını söyledi. Erdoğan, katılımcıları COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti.
Emine Erdoğan'ın 2017'de başlattığı Sıfır Atık Hareketi'nin küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin adalet, dayanışma ve ortak iradeyle geleceği inşa etme yolunu seçtiğini belirtti. Zulme rıza göstermeyeceklerini söyleyen Erdoğan, mazlumların ve mağdurların hakkını savunmaya devam edeceğini kaydetti.