Güncel

DAD’dan barış çağrısı: Sürecin seyircisi değil, öznesiyiz

20 Eylül 2026 13:35

Dêrsim’de “Barışa Çağrı” açıklaması yapan Demokratik Alevi Derneği, Aleviler adına barış karşıtı söylemlerde bulunulmasını reddetti. DAD Genel Sekreteri Engin Güneser, barış ve demokratik toplum sürecini desteklemekle kalmadıklarını, sürecin öznesi olarak gördüklerini söyledi.

Demokratik Alevi Derneği (DAD), Dêrsim merkezde iki çayın birleştiği Jara Gola Çetu’da “Barışa Çağrı” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Etkinlikte anaların öncülüğünde çıralar yakıldı, dualar edildi ve ardından lokmalar paylaşıldı. Derneğin açıklamasını DAD Genel Sekreteri Engin Güneser okudu.

Savaşların, çatışmaların ve toplumsal krizlerin ağırlaştığı tarihsel bir dönemden geçildiğine işaret eden Güneser, böyle bir süreçte barıştan yana tavır almanın kendileri açısından “en ikrarlı duruş” olduğunu belirtti.

Barışın yalnızca silahların susması biçiminde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Güneser; hakların tanınması, adaletin sağlanması, demokratik siyasetin önünün açılması ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Güneser, toplumların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesini de barışın temel unsurları arasında gösterdi.

“Barış, toplumsal varoluşumuzun temel ilkelerinden”

DAD’ın Barış ve Demokratik Toplum perspektifini halkların ortak yaşamı bakımından hayati gördüğünü dile getiren Güneser, söz konusu süreci yalnızca desteklemediklerini, aynı zamanda sürecin öznesi olarak sahiplendiklerini kaydetti.

Alevi toplumunun tarihsel hafızasında rıza, barış iklimi, özgürlük, eşitlik ve birlikte yaşamın temel değerler arasında bulunduğunu söyleyen Güneser, “Bu nedenle barış, biz Aleviler açısından dışsal bir tercih değil; toplumsal varoluşumuzun en temel ilkelerinden biridir. Tahakkümün, inkârın ve tekçiliğin karşısında; rızayı, çoğulculuğu ve demokratik yaşamı savunmak yolumuzun tarihsel sorumluluğudur” dedi.

Alevileri barış karşıtı göstermeyi amaçlayan her türlü manipülasyona karşı olduklarını vurgulayan Güneser, Aleviler adına barış karşıtı söz söyleme girişimlerini de reddettiklerini açıkladı. Alevilerin tarihsel hafızasının savaşlardan değil, birlikte yaşama ve rızalaşma kültüründen beslendiğini ifade eden Güneser, “Bizler bu nedenle kendimizi barış sürecinin seyircisi değil, özne olarak görüyoruz” diye konuştu.

Anadil ve eğitim vurgusu

Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güneser, müfredatlarda yer verilen dinci, milliyetçi ve cinsiyetçi içeriklerin kaldırılmasını istedi. Zorunlu din derslerinin geri çekilmesi ve eğitimi dinselleştiren bütün projelerin iptal edilmesi gerektiğini söyledi.

Anadilin yalnızca iletişim kurmaya yarayan bir araç olmadığının altını çizen Güneser, dilin kimlik, kültür, hafıza ve toplumsal varoluş açısından temel bir yere sahip olduğunu belirtti. Kürt halkının kendi anadili Kürtçeyi özgürce kullanmasının, öğrenmesinin ve gelecek kuşaklara aktarmasının en temel haklardan biri olduğunu dile getirdi.

Güneser, Kürtçenin okullarda öğretilmesi ve eğitim dili olarak kullanılması önündeki tüm engellerin kaldırılması çağrısında bulundu. Kürt çocuklarının anadillerinde eğitim alma hakkının güvenceye alınması gerektiğini kaydeden Güneser, anadil hakkının sadece dil alanıyla sınırlı olmadığını; eşit yurttaşlık, kimliğe saygı ve demokratik toplum bakımından da temel koşullardan birini oluşturduğunu ifade etti.

“Barışın dilini büyütelim”

Açıklamasının sonunda toplumsal kesimlere çağrı yapan Güneser, bulunulan her yerde barış dilinin büyütülmesi, toplumsal diyaloğun güçlendirilmesi ve barışın toplumsallaşması için tarihsel sorumluluk alınması gerektiğini söyledi.

Kalıcı barışın yalnızca siyasal aktörlerin çabasıyla değil, toplumun ortak iradesiyle kurulabileceğini belirten Güneser, “Barış olmadan demokratik toplum, demokratik toplum olmadan kalıcı barış kurulamaz. Biz DAD olarak barışın ve demokratik toplumun yanında olmaya, bu sürecin toplumsal öznesi olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir” ifadelerini kullandı.