Gündem

Düğün Günü Vazgeçişe Yargıtay’dan Kişilik Hakları Kararı

06 Ekim 2026 11:50

İstanbul’da düğün günü evlilikten vazgeçerek “Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım” diyen erkekle ilgili davada Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi kararını verdi. Daire, bu söylemlerin kadının kişilik haklarını ihlal ettiği sonucuna vardı.

İstanbul’da evlenme kararı alan çift, 26 Temmuz 2020 tarihinde düğün yapmak üzere gün aldı. Ancak düğünden bir gün önce, 25 Temmuz’da düzenlenen kına gecesinde yaşanan bir tartışmanın ardından evlilik planı bozuldu.

Kına gecesinde erkeğin eline de altın konulması konusunda taraflar arasında anlaşmazlık çıktı. Ertesi gün kız tarafı düğün hazırlıklarını sürdürürken erkek, evlenmekten vazgeçtiğini telefonla bildirdi. Erkek, görüşme sırasında “Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım” diyerek düğüne gelmeyeceğini söyledi.

Taraflar Karşılıklı Dava Açtı

Nişanın bozulmasının ardından erkek tarafı, nişanın bozulması nedeniyle tazminat ve hediyelerin iadesi talebiyle dava açtı. Kadın da karşı dava açarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Bakırköy 13’üncü Aile Mahkemesi, hediye edilen ziynetlerin bir bölümünün iadesine karar verdi. Mahkeme, hediyelerin iadesine ilişkin talebin bir bölümünü ise reddetti. Tarafların manevi tazminat talepleri de ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmedi.

Dosya, ilk derece mahkemesinin kararının ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56’ncı Hukuk Dairesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2024 yılında verdiği karar sonrasında taraflar, dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay’a götürdü.

Erkeğin Temyiz İtirazları Reddedildi

Erkek tarafı; iadesine karar verilen hediye ziynetlerin değeri, faiz hükmü kurulmaması, hediyelerin iadesi talebinin reddedilen bölümü, manevi tazminat talebinin reddi ve vekalet ücreti yönünden temyiz başvurusunda bulundu. Kadın tarafı ise karşı dava kapsamında talep ettiği manevi tazminatın reddedilmesi yönünden kararı temyiz etti.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, erkeğin yaptığı tüm temyiz itirazlarını reddetti. Daire, kadının manevi tazminat talebi yönünden ise farklı bir değerlendirme yaptı.

Yargıtay: Düğün Günü Yapılan Söylemler İhlal Niteliğinde

Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun 121’inci maddesine atıf yapıldı. Buna göre nişanın bozulması nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebiliyor.

Yargıtay, nişanın bozulmasının taraflarda farklı ölçülerde üzüntü oluşturmasının doğal olduğunu belirtti. Ancak yalnızca yaşanan üzüntünün manevi tazminat için yeterli olmayacağı, nişanın bozulması nedeniyle kişilik haklarına saldırı gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiği ifade edildi.

Somut olayda tarafların 26 Temmuz 2020’de evlenmek üzere gün aldığı, düğünden bir gün önce kına gecesinde erkeğin eline altın konulması konusunda tartışma yaşandığı ve ertesi gün erkeğin evlenmekten vazgeçtiği hatırlatıldı. Erkeğin telefonla “Ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım” diyerek düğüne gelmeyeceğini bildirdiği de kararda yer aldı.

Bu gelişmeler doğrultusunda nişanı haksız olarak bozan tarafın erkek olduğu değerlendirmesini yapan Yargıtay, “Erkeğin düğün günü olan bu söylemleri kadının kişilik haklarını ihlal sonucunu doğurur” ifadelerini kullandı.

Karar Kadın Lehine Bozuldu

Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, manevi tazminatın hakkaniyete uygun, ceza niteliğine dönüşmeyecek ve zenginleşme aracı olmayacak ölçüde belirlenmesi gerektiğini bildirdi.

Bu gerekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56’ncı Hukuk Dairesi’nin kararını, kadının manevi tazminat talebinin reddedilmesi yönünden kadın yararına bozdu. Yargıtay, erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddederken kararın bozma kapsamı dışında kalan ve temyize konu edilen bölümlerini onadı.