e-YDTS 2026/2 yarın dört ilde yapılacak: 282 aday katılacak
ÖSYM tarafından düzenlenen Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı’nın bu yılki ikinci uygulaması, yarın Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilecek. Dört dil becerisinin ölçüleceği sınava 282 aday katılacak.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı’nın ikinci uygulamasını yarın gerçekleştirecek. e-YDTS 2026/2; Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de bulunan ÖSYM Elektronik Sınav Merkezlerinde yapılacak.
ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre sınav için toplam 10 e-sınav salonu kullanılacak. Saat 13.45’te başlayacak sınav, iki oturum ve dört bölüm halinde uygulanacak. Adayların Okuma, Dinleme, Konuşma ve Yazma alanlarındaki Türkçe dil becerileri değerlendirilecek. Sınav saat 17.00’de tamamlanacak.
Adaylar, sınava katılacakları merkeze ilişkin bilgilerin yer aldığı sınava giriş belgelerine ÖSYM’nin “ais.osym.gov.tr” internet adresi üzerinden ulaşabilecek. e-YDTS 2026/2 sonuçları ise 16 Ekim’de ilan edilecek.
Sınav sonuçlarının, sınav tarihinden itibaren iki yıl boyunca geçerli sayılması öneriliyor. Ancak sonuçların geçerlilik süresi ile kabul koşulları, adayların başvuracağı kurumların belirlediği ölçüt ve düzenlemelere bağlı olarak farklılık gösterebilecek.
İkinci uygulamaya 282 başvuru
ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, sınava ilişkin yazılı açıklamasında e-YDTS’nin, uluslararası öğrenci sayısındaki artışla ortaya çıkan talebin karşılanması ve Türkçe öğretiminde ölçme-değerlendirme standartlarının sağlanması amacıyla geliştirildiğini belirtti.
Sınavın, Türkçe dil becerisini Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni’ne (D-AOBM/CEFR) göre ölçen merkezi bir uygulama olduğunu ifade eden Ersoy, ilk sınavın 9 Mayıs’ta yapıldığını ve bu uygulamaya 17 adayın katıldığını bildirdi. Ersoy, cumartesi günü düzenlenecek ikinci sınava 282 adayın başvurduğunu, emniyet görevlileri dahil toplam 139 kişinin görev alacağını açıkladı.
Ersoy, açıklamasında, “Sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim” ifadesini kullandı.
B2, C1 ve C2 düzeylerinde sertifika hedefi
e-YDTS’nin uluslararası öğrenciler açısından önemli bir referans niteliği taşıyacağını vurgulayan Ersoy, adayların dil becerilerinin D-AOBM ile uyumlu biçimde ölçülmesinin amaçlandığını kaydetti. Sınav sonucunda adaylara B2, C1 ve C2 seviyelerinde geçerli ve güvenilir Türkçe yeterlilik sertifikası sunulması hedefleniyor.
Kurum ve kuruluşlar, e-YDTS sonuçlarını kendi mevzuatları doğrultusunda, ilgililerin yabancı dil olarak Türkçe yeterliliklerini değerlendirmek amacıyla kullanabilecek.
Dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda medeniyetin taşıyıcısı olduğunu belirten Ersoy, ÖSYM’nin amacının Türkçenin dünya genelinde daha yaygın ve sistemli biçimde öğretilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti. Ersoy, uygulamaya alınan sınavın Türkiye’nin uluslararası eğitim vizyonuna da katkı sunacağını dile getirdi.
ALTE Q-Mark başvuru süreci
ÖSYM Başkanı Ersoy, sınavın uluslararası tanınırlığına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı’nın uluslararası ölçme ve değerlendirme standartları doğrultusunda hazırlandığını belirten Ersoy, sınavın Association of Language Testers in Europe (ALTE) Q-Mark başvuru sürecine sunulduğunu açıkladı.
Başvuru kapsamında ALTE tarafından belirlenen ölçüt ve gerekliliklerin ayrıntılı biçimde incelendiğini aktaran Ersoy, gerekli düzenleme ve iyileştirmelerin yapıldığını, sürecin gerektirdiği tüm koşulların yerine getirildiğini bildirdi.
Başvurunun kabul edilmesi halinde e-YDTS’nin uluslararası tanınırlık kazanacağını ifade eden Ersoy, sonraki aşamada ÖSYM tarafından geliştirilen Electronic Test of English Proficiency (e-TEP) için de uluslararası tanınırlık sağlayan Q-Mark nişanesine başvuru sürecinin başlatılacağını belirtti.
Ersoy ayrıca bu süreçle birlikte ÖSYM’nin ALTE’deki yarım üyelik statüsünden çıkarak tam üyelik elde edeceğini kaydetti. Başvurunun, Türkiye’de yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ile ölçme ve değerlendirme alanlarında yürütülen çalışmaların uluslararası standartlarla uyumlu hale getirilmesi bakımından önemli bir aşama olduğu vurgulandı.