Gündem

Emine Erdoğan: Sıfır Atık, bireyi çözümün baş aktörü haline getirdi

21 Eylül 2026 20:33

New York İklim Haftası’nın açılışında konuşan Emine Erdoğan, iklim kriziyle mücadelede tüketim alışkanlıklarının ve zihniyetin değişmesi gerektiğini belirterek Sıfır Atık hareketinin bireyleri çözümün aktif bir parçası yaptığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, New York İklim Haftası’nın açılış etkinliğine katıldı.

Bir etkinlik alanında gerçekleştirilen programda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da yer alırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı ana sponsorlar arasında bulundu.

Emine Erdoğan’ı etkinlik alanına gelişinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Climate Group CEO’su Helen Clarkson, Yönetim Kurulu Kıdemli Üyesi Emma Cox ve diğer yetkililer karşıladı.

Konuşmasına Türk halkının sevgi ve saygılarını ileterek başlayan Emine Erdoğan, organizasyonu düzenleyenlere misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür etti. Dünya için sorumluluk üstlenen kişileri buluşturan New York İklim Haftası’nda yer almaktan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

“Tüketim talebini de sorgulamalıyız”

İklim değişikliğini, insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biri olarak nitelendiren Emine Erdoğan, fosil yakıtların, sanayi süreçlerinin ve yüksek emisyonların krizdeki payına dikkati çekti. Bununla birlikte sürekli daha fazla üretimi teşvik eden, sınır tanımayan tüketim talebinin de sorgulanması gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliğinin, öncelikle insanın manevi iklimindeki değişimin bir sonucu olduğunu belirten Erdoğan, üretilen her şeyin kısa ömürlü kabul edildiği ve her nesnenin sonunda çöpe dönüşeceği bir düzen kurulduğunu söyledi. 1950’lerden bu yana dünya genelinde üretilen yaklaşık 9,2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüştüğünü hatırlattı.

Bu çevresel yükün yeryüzüne adil biçimde dağılmadığını ifade eden Emine Erdoğan, yüksek tüketimin oluşturduğu maliyetlerin çoğu zaman tüketimden en az pay alan toplumların, kırılgan coğrafyaların ve gelecek nesillerin omuzlarına bırakıldığını kaydetti. Çözümün, atıklarla birlikte alışkanlıklardaki aşırılıkları azaltmaktan ve sistemlerle beraber zihniyeti de değiştirmekten geçtiğini belirtti.

Sıfır Atık uygulamalarının başlangıcını anlattı

Sıfır Atık hareketinin bu anlayışla ortaya çıktığını söyleyen Emine Erdoğan, projeyi tüketim ve israfın hayatın olağan parçasına dönüştüğü bir çağda sınırları ve sorumluluğu hatırlatan ahlaki bir duruş olarak tanımladı.

Doğayı sınırsız bir kaynak deposu olarak görmek ile insanlara emanet edilmiş bir varlık şeklinde değerlendirmek arasında temel bir zihniyet farkı bulunduğunu ifade eden Erdoğan, “Sıfır Atık, bu emanet bilincinin, gündelik hayata tercüme edilmesidir.” dedi.

İlk adımın kendi çalışma ortamlarında atıldığını anlatan Erdoğan, 2017’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan sıfır atık uygulamalarının kısa sürede okullara, hastanelere, belediyelere, kamu kurumlarına ve hanelere yayıldığını bildirdi. O dönemde yüzde 13 olan geri kazanım oranının bugün yüzde 37’nin üzerine çıktığını açıkladı.

Emine Erdoğan, asıl kazanımın insanların değişimin yalnızca muhatabı değil, aynı zamanda öznesi olabileceklerini görmesi olduğunu belirterek, “Sıfır Atık hareketi, iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Küçük görünen davranış değişikliklerinin yaygınlaştığında toplumsal kültüre, doğru politikalarla desteklendiğinde ise kalıcı bir sisteme dönüşebildiğini söyleyen Erdoğan, bu yaklaşımın devletlerin ve şirketlerin sorumluluğunu azaltmadığını, aksine büyütüp tanımladığını dile getirdi.

İnsanların doğru tercihler yapmasını kolaylaştıracak altyapının kurulması gerektiğini belirten Erdoğan; ürünlerin daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir şekilde tasarlanması, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojilerin geliştirilmesi ve uluslararası işbirliği tesis edilmesinin ortak sorumluluk olduğunu söyledi.

COP31 ve uluslararası Sıfır Atık adımları

BM Genel Kurulu’na 2022’de sundukları Sıfır Atık kararının geniş uluslararası destekle kabul edildiğini hatırlatan Emine Erdoğan, 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini ve başkanlığını yürüttüğü BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulunun kurulduğunu aktardı.

Erdoğan, “Kasım ayında, Türkiye’de ev sahipliği yapacağımız COP31’de de, Sıfır Atık yaklaşımının, iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını çok önemsiyoruz.” dedi.

Konuşması sırasında New York’ta onlarca ton atık üretildiğine işaret eden Erdoğan, İstanbul’da ve dünyanın pek çok şehrinde durumun farklı olmadığını söyledi. Bugünün sorunlarını meydana getiren alışkanlıklar sürdürüldüğü sürece hiçbir hedefin veya teknolojinin tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.

Etkinliğin gerçek değerinin, katılımcıların programdan ayrıldıktan sonra neleri farklı yapacağıyla belirleneceğini ifade eden Emine Erdoğan, New York İklim Haftası’nın yeni fikirlerin yanı sıra yeni alışkanlıklara, ortak sorumluluklarla birlikte ortak eyleme vesile olması temennisinde bulundu.

Emine Erdoğan, konuşmasının ardından çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay’ın canlı performansını izledi. Ay ile sohbet eden Erdoğan, sanatçının ebru çalışmasına katkıda bulundu. Programa gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile çok sayıda davetli katıldı.