Göreme’deki Çökme Sonrası Uzmanlardan Jeolojik Risk Uyarısı
Nevşehir Göreme Açık Hava Müzesi’nde peribacasının çökmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı. Prof. Dr. Şükrü Ersoy, volkanik tüflerde çatlaklar boyunca gelişen ayrışmanın dayanımı azaltabileceğini belirterek turistik alanlarda düzenli jeolojik inceleme yapılması gerektiğini söyledi.
Nevşehir’in Göreme beldesinde bulunan Göreme Açık Hava Müzesi’nde bir peribacasının çökmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı. Olayın ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.
Çökme olayının ardından bölgenin jeolojik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan jeoloji uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Nevşehir’in volkanik bir saha olduğunu ve erozyonun etkisiyle bölgede dikkat çekici kaya oluşumlarının meydana geldiğini ifade etti.
Çatlaklar Dayanımı Azaltabiliyor
Ersoy, bölgede bulunan volkanik tüflerin görece hafif ve işlenebilir bir malzeme olduğunu belirtti. Bu yapıların içerisine oyularak mağaralar ve çeşitli boşluklar açılabildiğini aktaran Ersoy, büyük kaya kütleleri arasında zamanla çatlaklar oluşabileceğine dikkat çekti.
Çatlaklardan sızan suların kaya yapısında killeşmeye ve ayrışmaya yol açabileceğini kaydeden Ersoy, bu sürecin kaya kütlesinin dayanımını azaltabileceğini söyledi. Çökme görüntülerine ilişkin değerlendirmesinde, çatlaklar boyunca gelişen ayrışmanın ana kütleden ayrılan bir yamaç parçasının kendini taşıyamamasına neden olmuş olabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Ersoy, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Görüntüden anlaşılan, çatlaklar boyunca gelişen ayrışma nedeniyle kendini tutamayan ve ana kütleden ayrılan bir yamaç parçası olduğu yönünde. Volkanik tüfler aslında oldukça dayanıklı malzemeler. Ancak çatlaklar boyunca ayrışma meydana geldiğinde bu dayanım azalabilir ve zaman içerisinde çökmeler yaşanabilir.”
Kazı Çalışmalarına Dikkat Çekti
Yüksek kesimlerde yürütülen kazı çalışmalarının da yamaçların stabilitesini bozabilecek etkenler arasında yer alabileceğini ifade eden Ersoy, bölgenin yoğun ziyaretçi ağırlayan önemli bir turizm alanı olduğuna vurgu yaptı.
Ersoy, bu tür alanlarda düzenli jeolojik incelemeler yapılması gerektiğini belirterek çatlaklar boyunca aşınma ve ayrışma bulunup bulunmadığının belirli aralıklarla kontrol edilmesinin önemine işaret etti. Olası risklerin önceden tespit edilebilmesi için sahada ayrıntılı değerlendirmeler yapılması gerektiğini söyledi.
Volkanik tüflerin ağırlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Ersoy, bu malzemenin tipik kayalara kıyasla daha hafif olduğunu belirtti. Ancak büyük kütlelerin üst üste bulunduğu alanlarda meydana gelebilecek çökmelerin ölümcül sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Kesin Sonuç İçin Saha İncelemesi Gerekiyor
Mevcut görüntüler üzerinden kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını belirten Ersoy, “Oradaki durumu tam olarak görmediğimiz için yorumlarımız şimdilik teorik düzeyde kalıyor. İlerleyen saatlerde bölgeden alınacak yeni görüntülerle daha ayrıntılı değerlendirmeler yapılabilir” dedi.
Ersoy’un değerlendirmelerine göre çökme olayının nedeninin kesin biçimde ortaya konulabilmesi için sahada inceleme yapılması gerekiyor. Bu kapsamda çatlakların durumu ile yamaç stabilitesinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önem taşıyor.
Arkeolog Eğilmez’den Rehabilitasyon Vurgusu
TVNET canlı yayınına konuk olan Arkeolog Ali Hakan Eğilmez de insan yapımı galeri ve tünel gibi yapıların zaman içinde zayıflayabileceğini söyledi. Kapadokya’daki peribacalarının insan eliyle genişletilmiş yapılar olduğunu belirten Eğilmez, aşırı yağışların bu tür yapılarda çökmeyi tetikleyebileceğini ifade etti.
Tünellerin yerin içinde dallı budaklı şekilde devam ettiğini aktaran Eğilmez, hava akışının bulunmadığı durumlarda insanların bu alanlarda kendilerini kötü hissedebileceğini dile getirdi. Kayalardan numune alınarak güç testi yapılabileceğini belirten Eğilmez, özellikle turizme açılan alanların rehabilite edilmesi gerektiğini söyledi.