Gül Tut Cinayetinde Gerekçeli Karar Açıklandı
Yalova’da pencereden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme; tanık Sultan Nur Ulu’nun beyanları, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer deliller doğrultusunda Gülter’in annesini kasten öldürdüğüne hükmetti.
‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un Yalova’da hayatını kaybetmesine ilişkin davada verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 25 sayfalık kararında tanık ifadelerini, kamera görüntülerini, bilirkişi raporlarını ve adli tıp bulgularını birlikte değerlendirdi.
Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Saat 01.26 sıralarında meydana gelen olayın ardından yürütülen soruşturmada, olay gecesi evde bulunan Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı.
Tuğyan Ülkem Gülter, 13 Aralık 2025’te ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı. Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Gülter hakkında ‘tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Mahkeme Tanık Beyanını Değerlendirdi
Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ilk duruşması 1 Ekim 2026’da yapıldı. 9 Ekim’deki ikinci duruşmada mahkeme, Tuğyan Ülkem Gülter’i ‘kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın tutukluluk halinin devamına da karar verildi.
Gerekçeli kararda, olay sırasında evde yalnızca Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun bulunduğu belirtildi. Ev ve apartmana ait kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda, olaydan önceki gün boyunca ve ölümün gerçekleştiği saate kadar bu üç kişi dışında eve giriş veya çıkış yapan kimse tespit edilmediği kaydedildi.
Mahkeme, olayın tek görgü tanığı olan Sultan Nur Ulu’nun duruşmada verdiği ifadeye itibar etti. Ulu, Gül Tut’un odaya geldiğini, kendisi aynaya döndüğü sırada Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini arkasından üst baldırından tutarak pencereden attığını gördüğünü anlattı.
Ulu’nun ilk ifadelerinde düşme anını görmediğini söylemesi de kararda değerlendirildi. Tanık, daha sonra neden farklı beyanda bulunduğu sorulduğunda, sanığın kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından korktuğunu belirtti. Mahkeme, Ulu’nun bu çelişkiyi açıklayan anlatımlarının birbiriyle uyumlu olduğuna hükmetti.
Kararda ayrıca, tanığın Gülter’e iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet nedeninin bulunmadığı ifade edildi. Olayın yaşandığı odada başka bir görgü tanığının olmadığı ve Ulu’nun korktuğuna ilişkin anlatımının dosyadaki diğer ifadelerle desteklendiği belirtildi.
Kamera Ve Bilirkişi Raporları İncelendi
Gerekçeli karara göre kamera kayıtlarında Gül Tut’un 26 Eylül 2025’te saat 01.22 sıralarında tuvalete girdiği, 01.23.58 sıralarında buradan çıkarak “Herkes tamam mı?” dediği ve ardından kızının odasına yöneldiği görüldü. Saat 01.26.37 sıralarında ise düşme olayının ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun panik halinde dış kapıya yönelerek merdivenlere koştuğu tespit edildi.
Bilirkişi raporlarında, olay sırasında odada bulunan iki kişinin Gül Tut’a yakın mesafede olduğu belirtildi. Düşme seslerinin ardından ani bir refleks bağırmasının duyulmadığı ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin fiziksel bulguların incelendiği aktarıldı.
Olayın gerçekleştiği odanın zemininde kayganlık sağlayan bir madde bulunduğu iddiası üzerine yapılan kriminal incelemede ise herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadı. Adli Tıp Kurumu raporlarında da Gül Tut’un zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı bildirildi. Ölümün yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması, kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmaları sonucu meydana gelen iç kanamadan kaynaklandığı ifade edildi.
‘Tasarlayarak Öldürme’ Değerlendirmesi
Mahkeme, Gül Tut’un öldürülmesine yönelik kararın sanık tarafından ne zaman alındığının dosyadaki delillerle kesin biçimde ortaya konulamadığını değerlendirdi. Suç kararının alınmasıyla eylemin gerçekleştirilmesi arasında tasarlama suçunun gerektirdiği koşulların oluştuğunun kanıtlanamadığı belirtilerek, ‘şüpheden sanığın yararlanması’ ilkesi doğrultusunda tasarlayarak öldürme suçunun oluşmadığına karar verildi.
Buna karşın mahkeme, Sultan Nur Ulu’nun yeminli tanık beyanı, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda Tuğyan Ülkem Gülter’in annesi Gül Tut’u kasten öldürdüğünün sabit olduğu sonucuna vardı.
Tuğyan Ülkem Gülter’e ‘kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ve tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Kararın, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf edilebileceği bildirildi.
Sanık Avukatından İtiraz Açıklaması
Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Merve Uçanok, gerekçeli karara ilişkin DHA muhabirine yaptığı açıklamada, mahkumiyet kararının büyük ölçüde Sultan Nur Ulu’nun beyanına dayandırıldığını savundu. Uçanok, tanık anlatımına neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını belirterek, “Bu karar hukuka aykırıdır. Tüm üst kanun yollarına başvurma haklarımızı kullanacağız. Adalet yalnızca bir anlatıma inanmak değil o anlatımın somut delillerle doğrulandığını ve başka türlü açıklanamayacak bir kesinliğe ulaştığını ortaya koymaktır.” dedi.
Uçanok ayrıca, diğer delillerle desteklenmeyen ve çelişkileri giderilmeyen tek bir tanık beyanının mahkumiyet için yeterli kabul edilemeyeceğini ifade etti.