Gündem

Halı saha maçındaki ölüm için Yargıtay’dan emsal niteliğinde karar

20 Eylül 2026 10:56

Şirket spor kulübünün düzenlediği halı saha turnuvasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden S.Ö.’nün yakınlarının açtığı tazminat davasında Yargıtay, bünyesel faktörlerin ve tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı incelenmesini istedi.

Çalıştığı şirketin spor kulübü tarafından düzenlenen halı saha futbol turnuvasına katılan S.Ö., müsabaka sırasında kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan S.Ö., yaklaşık üç ay boyunca devam eden müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), meydana gelen ölümü iş kazası olarak kayıtlara geçirdi.

S.Ö.’nün yakınları, futbol müsabakası sırasında ilk yardım ekibi ile ambulans bulundurulmadığını belirterek şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı. Dava kapsamında olayın iş kazası niteliği, işverenin sorumluluğu ve kalp krizine etki eden unsurlar değerlendirildi.

Mahkemeden 400 bin lirayı aşan tazminat kararı

Davayı inceleyen İş Mahkemesi, SGK tarafından hazırlanan tahkikat raporunda olayın iş kazası sayılmasını dikkate aldı. Dosyada görevlendirilen üç kişilik bilirkişi heyeti de tarafların kusur durumuna ilişkin rapor hazırladı.

Bilirkişi raporunda davalı şirketin yüzde 60, yaşamını yitiren işçinin ise yüzde 20 oranında kusurlu olduğu belirtildi. Raporda ayrıca kaçınılmazlık ilkesinin olayda yüzde 20 oranında etkili olduğu değerlendirmesine yer verildi.

İş Mahkemesi, rapordaki kusur dağılımını esas alarak maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurdu. Mahkeme, toplam tutarı 400 bin lirayı aşan maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verdi.

Davalılar, İş Mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurdu. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna işaret ederken bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarını onadı. Kararın temyiz edilmesinin ardından dosya Yargıtay’ın önüne geldi.

Yargıtay bünyesel faktörlerin araştırılmasını istedi

Dosyayı inceleyen Yargıtay, kalp krizinden kaynaklanan ölüm olaylarında kişinin bünyesel özelliklerinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Yüksek mahkeme, mevcut kusur raporundaki kaçınılmazlık değerlendirmesini hatalı buldu.

Kararda, “Kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktör değerlendirmesi yapılmasının gerekmesine ve bünyesel faktör oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına rağmen usulüne uygun olmayan kusur raporunda yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlık değerlendirmesinin yapılması hatalıdır” denildi.

Yargıtay ayrıca davadaki her bir taraf bakımından kusur oranlarının ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiğini vurguladı. Şirkete verilen kusur oranının ayrıştırılmadan spor kulübü derneğine yüklenmesini de hukuka uygun bulmadı.

Yüksek mahkemenin kararında, “Mahkemece yüzde 60 oranındaki işverene verilen kusur oranının yönetmelik hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kusur oranı ayrıştırması yapılmaksızın davalı spor kulübü derneğine atfedilmesi de hatalıdır” ifadelerine yer verildi.

Yeni bilirkişi heyeti rapor hazırlayacak

Yargıtay, dosyanın kardiyolog ile A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesini istedi. Yeni incelemede, S.Ö.’nün ölümünden önce kalp ve damar hastalığına ilişkin bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı ve bu konuda tedavi görüp görmediği araştırılacak.

İnceleme kapsamında yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve sigara kullanımı gibi etkenlerin mevcut olup olmadığı da değerlendirilecek. Bu faktörlerin bulunması halinde, ölüm olayının gerçekleşmesindeki etkilerinin belirlenmesi gerekecek.

Yargıtay’ın kararına göre işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktörler ve olay anındaki koşullar bir bütün halinde ele alınacak. Bu değerlendirme sonucunda tarafların kusur oranları birbirinden ayrılarak tespit edilecek.

Yeni bilirkişi heyetinden alınacak raporun, dosyada daha önce toplanan verilerle birlikte değerlendirilmesi istendi. Mahkemenin, bütün incelemeler tamamlandıktan ve eksiklikler giderildikten sonra karar vermesi gerektiği kaydedildi.