Gündem

Harflerin İ̇zinden Kaligrafi Ustalığına: Eyüp Karanfil

25 Ekim 2026 14:59

İzmir’in Konak ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Eyüp Karanfil, çocukluk döneminde okuma ve yazma konusunda yaşadığı güçlüğü harflere duyduğu ilgiyle aşarak kaligrafide ustalaştı. 2025’te Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanı alan Karanfil, Kemeraltı Çarşısı’ndaki küçük dükkânında üretim yapıyor ve öğrencilerine bu sanatın inceliklerini öğretiyor.

İzmir’in Konak ilçesinde yaşayan Eyüp Karanfil’in kaligrafiyle başlayan sanat yolculuğu, çocukluk yıllarında çalıştığı bir matbaada şekillendi. İlkokul döneminde okuma ve yazmayı öğrenirken zorlanan Karanfil, yaz tatillerinde çırak olarak girdiği matbaada harflerin biçimlerine ve çizgilerine ilgi duymaya başladı. Başlangıçta yalnızca bir merak olan bu ilgi, yıllar içinde kaligrafi alanında ustalığa uzanan bir çalışmaya dönüştü.

Bugün tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yalnızca 2 metrekarelik dükkânında çalışmalarını sürdüren Karanfil, yazıyı farklı yüzeylere taşıyor. Kâğıdın yanı sıra porselen tabak, ahşap ürünler ve kına tefleri üzerine de kaligrafi uygulayan usta, geleneksel güzel yazı anlayışını üretimleriyle yaşatıyor.

Karanfil, 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına layık görüldü. Bu unvanın, geleneksel bilgi ve becerilerin korunarak yeni kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu belirten Karanfil, kendi deneyimini de öğrencileriyle paylaşmayı sürdürüyor.

Matbaada Başlayan Harf Merakı

Çocukluk dönemindeki deneyimini anlatan Eyüp Karanfil, o yıllarda okuma ve yazmayı öğrenen öğrencilerin farklı renklerde kurdelelerle ödüllendirildiğini söyledi. Kendisi için bu sürecin kolay ilerlemediğini belirten Karanfil, babasının yaz tatilinde kendisini matbaaya çırak olarak verdiğini aktardı.

Matbaada harflerin yapısını tanımaya başladığını ifade eden Karanfil, daha sonra hocalarından eğitim alarak kendisini geliştirdi. Harflere yönelik ilgisinin zamanla kaligrafiye duyduğu sevgiye dönüştüğünü anlatan usta, sanat yolculuğunda Kur’an-ı Kerim’deki Kalem Suresi’nin de kendisini etkilediğini dile getirdi.

Karanfil, surenin ilk ayetinde kaleme ve kalemle yazılanlara yapılan yemine dikkat çekti. Bu anlamın kendisinde iz bıraktığını belirten Karanfil, yıllar boyunca kalemle sanat üretmeye devam etmesinde bu düşüncenin ilham verdiğini kaydetti.

Usta-Çırak İlişkisine Vurgu

Ustalığını geliştirdikten sonra eğitim vermeye de başlayan Karanfil, kaligrafinin uzaktan bakılarak kısa sürede öğrenilebilecek bir uğraş olmadığını vurguladı. Bu alanda ilerlemek isteyenlerin usta-çırak ilişkisi içinde eğitim alması ve uzun süre emek vermesi gerektiğini söyleyen Karanfil, kendisinin de öğrenmeye devam ettiğini ifade etti.

Bilgi ve deneyimini yeni kuşaklara aktarmayı amaçladığını belirten Karanfil, yetiştirdiği öğrencilerin ileride bu sanatı başka çocuklara da öğretmesini hedefliyor. Öğrencilerin zaman zaman kısa sürede sonuç almak istediğini aktaran usta, kaligrafide sabrın belirleyici olduğunu söyledi. Karanfil, bu sanatın emek isteyen uzun bir yolculuk olduğunu ve öğrenmek isteyenlerin acele etmeden çalışması gerektiğini dile getirdi.

Kaligrafi Ve Hat Arasındaki Fark

Kaligrafi ile hat sanatının sık sık birbirine karıştırıldığını belirten Karanfil, her iki alanın da güzel yazı geleneğine dayandığını ancak kullanılan alfabeler bakımından ayrıldığını anlattı. Karanfil’in açıklamasına göre hat sanatı Arap harfleriyle, kaligrafi ise Latin alfabesindeki harflerle icra ediliyor.

Her iki sanat dalında ölçü ve dengenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karanfil, harflerin gelişigüzel çizilmediğini ve belirli oranlara göre biçimlendirildiğini söyledi. Kaligrafide bu oranların belirlenmesinde kalem ucunun genişliğinin esas alındığını aktaran usta, harflerin uygun ölçülerle yazılmasıyla estetik bir bütünlük elde edildiğini ifade etti.