Gündem

İ̇bb Davasında Yakup Öner’den Elden Verildiği İ̇ddia Edilen 100 Bin Dolarlık Maaş İ̇fadesi

30 Eylül 2026 10:35

İbb davasının ikinci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Yakup Öner, ruhsat süreçleriyle bağlantılı olduğu öne sürülen bağış talepleri ve Ekrem İmamoğlu’ndan elden aldığını söylediği yıllık 100 bin dolarlık ödeme hakkında mahkemeye bilgi verdi.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşması, Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülmeye devam ediyor. Duruşmanın 25’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınırken, İbb Harita Mühendisi Yakup Öner mahkeme heyetine açıklamalarda bulundu.

Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Öner, iddianamede örgütün kuruluş aşamasından itibaren yapı içinde yer almakla ve Boğaziçi öngörünümündeki yapılara ilişkin bazı görüşmeleri Ekrem İmamoğlu’na aktarmakla suçlanıyor. İddianamede ayrıca, ruhsat süreçlerinin olumlu sonuçlanması karşılığında “hayır işi, kreş, okul ve kütüphane” taleplerinin gündeme getirildiği belirtiliyor.

Vaniköy’deki Villa İçin Kreş Talebi

Öner, Vaniköy’de bulunan ve daha önce Adnan Oktar’a ait olan, sonrasında Rus bir iş insanı tarafından satın alınan villaya ilişkin süreci anlattı. Cüneyt Yakut’un güçlendirme ruhsatı talebini Ekrem İmamoğlu’na aktardığını belirten Öner, İmamoğlu’nun konunun yasal açıdan incelenmesini istediğini söyledi.

Öner’in anlatımına göre bu görüşmenin ardından büyük bir kreş yapılması konusu gündeme geldi. O dönem büyük bir kreşin maliyetinin yaklaşık 700-800 bin dolar olduğunu belirten Öner, daha sonra talebin yaklaşık 500-600 bin dolar maliyetli daha küçük bir kreş seçeneğine dönüştüğünü ifade etti. Cüneyt Yakut’un güçlendirme ruhsatı sürecinin uzaması ve maliyetin yüksek olması nedeniyle başvurudan vazgeçtiğini söyleyen Öner, sonrasındaki gelişmeler hakkında doğrudan bilgisi olmadığını kaydetti.

Doğuş Holding Ve Torunlar’a İlişkin İddialar

Öner, Doğuş Holding’e ait bir yapının güçlendirme ruhsatı sürecine ilişkin de savunma yaptı. Reina olarak anılan yapının 1950 öncesine ait olması nedeniyle iskanlı kabul edildiğini ve mevzuat kapsamında güçlendirme ruhsatı verilebileceğini belirten Öner, Ekrem İmamoğlu’nun firmadan raylı sistemlerden doğan alacağının yaklaşık 10 milyon dolarlık bölümünden feragat etmesini istediğini söyledi.

Doğuş Grubu’nun Maslak’taki merkezinde bu konuyu bir kez görüştüğünü anlatan Öner, sonraki süreçte desteğin alacaktan feragat yerine Hatay depremi kapsamında market kârı uygulamasıyla yapılan bağış şeklinde gerçekleştirildiğini duyduğunu ifade etti.

Torunlar İnşaat’a ait otel projesinin ruhsat yenileme başvurusunun hukuka uygun olduğunu savunan Öner ise başvurunun onaylanmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden yurt yapılmasını istediğini ileri sürdü. Yurdun maliyetinin yaklaşık 10 milyon dolar olduğunu belirten Öner, Mehmet Torunlar’ın bu talebi ilk etapta reddettiğini söyledi.

Öner, ruhsatın daha sonra onaylandığını ve Torunlar’ın bağış yapma iradesini ilettiğini anlattı. Şirketin yurt yerine Feshane restorasyonunu üstlenebileceğini belirttiğini söyleyen Öner, iki bölümden oluşan bağış protokolünün İbb Meclisi tarafından onaylandığını aktardı. Sanık, hatırladığı kadarıyla bağışın 250 milyon TL’yi aştığını, kalan bölüm hakkında ise bilgisi bulunmadığını kaydetti.

İhale Ve Bağış Taleplerine İlişkin Savunma

Öner, bazı firmalardan ihale bedelinin yaklaşık yüzde 7-10’u oranında pay istendiğini firma sahiplerinden duyduğunu, ancak bu sürecin içinde yer almadığını söyledi. Seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart, nakit veya benzeri taleplerde bulunulduğunu öğrendiğini belirten Öner, para trafiğinin takibinin Fatih Keleş tarafından yürütüldüğünü öne sürdü.

Çapraz sorgu sırasında mahkeme başkanının, etkin pişmanlık ifadelerindeki anlatımlarını kabul edip etmediğini sorması üzerine Öner, “Doğrudur. Aynı şekilde teyit ederim” yanıtını verdi. Hakimin, hukuka uygun taleplere karşı neden bağış istendiğini sorması üzerine Öner, bunun işle bağış arasında doğrudan bir bağlantı kurmaktan çok, başvuru yapan kişilerden aynı dönemde talepte bulunulması şeklinde yürütüldüğünü savundu.

Savcı ise dosyada Torunlar, Doğuş, Gülaylar, Vaniköy, Çaça Balık, Tarabya Otel, Avni Çelik ve Fiba Grubu’yla ilgili toplamda yaklaşık 49 milyon dolarlık ve 18 milyon TL’lik talepten söz edildiğini belirtti. Sanık, bu taleplere ilişkin Ekrem İmamoğlu ile yaptığı görüşmelerde “nasıl böyle bir şey teklif ederler?” şeklinde bir tepkiyle karşılaşmadığını söyledi.

Yıllık 100 Bin Dolarlık Ödeme İfadesi

Yakup Öner, kendisine gayriresmi olarak verildiğini söylediği yıllık 100 bin dolarlık ödeme hakkında da konuştu. Dışarıda çalıştığı dönemde belirli bir yaşam standardı oluşturduğunu ve belediyede çalışmaya devam ederken bu standardı korumak için böyle bir talepte bulunduğunu belirten Öner, ödemenin yaptığı işin niteliğinden bağımsız olduğunu söyledi.

Savcının paranın belediye kaynaklarından mı yoksa Ekrem İmamoğlu tarafından mı verildiğini sorması üzerine Öner, parayı İmamoğlu’ndan aldığını ifade etti. Ödemenin elden verilip verilmediği sorusuna “Evet, elden aldım” yanıtını veren Öner, parayı poşet içinde aldığını söyledi.

Duruşma, Yakup Öner’in çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.