İ̇ran Saldırılarının Abd Üslerindeki Hasarı Uydu Görüntülerine Yansıdı
İran’ın Orta Doğu’daki ABD askerî üslerine yönelik balistik füze ve kamikaze drone saldırılarının yeni uydu görüntüleri yayımlandı. Doç. Dr. Kemal Olçar’ın GZT’deki değerlendirmesine göre saldırılarda stratejik uçaklar, helikopter hangarları ve yeraltı sığınakları ağır hasar gördü; Washington’un toplam maliyeti 20 milyar dolara ulaşabilir.
İran’ın son dönemde Orta Doğu’da Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ait askerî üslere düzenlediği saldırılara ilişkin yeni görsel kanıtlar ortaya çıktı. GZT Özel İçerik Editörü Fırat Çelik’in sunduğu programda Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar tarafından incelenen uydu görüntülerinde, Amerikan ordusunun bölgedeki kritik altyapısında meydana gelen hasar ele alındı.
Irak, Suriye ve Körfez ülkelerinden Güney Kıbrıs’a kadar uzanan bölgede gerçekleşen saldırılar, ABD’nin hava ve kara hareketliliğini destekleyen tesislerini hedef aldı. Görüntülerde uçak, helikopter, radar ve üs altyapısında meydana gelen tahribatın boyutu değerlendirilirken, saldırıların bölgesel güvenlik dengeleri açısından taşıdığı önem de öne çıktı.
AWACS Uçağı Hedef Alındı
Saldırıların dikkat çeken hedeflerinden biri, ABD’nin bölgedeki hava ve kara hareketliliğini denetlemede kullandığı Boeing E-3 Sentry (AWACS) erken ihbar uçağı oldu. Park halindeyken gövde birleşim noktasından vurulduğu belirtilen uçağın ikiye ayrıldığı görüldü.
Değerlendirmeye göre uçak, Fatih-110, Zülfikar veya Hayber gibi ağır balistik füzelerin yanı sıra radara yakalanması zor Şahit-136 (Shahed) serisi insansız hava araçlarının kullanıldığı bir saldırıyla imha edilmiş olabilir. Uçağın, üzerindeki donanımlarla birlikte ABD açısından yaklaşık 900 milyon dolarlık kayba yol açtığı ifade edildi.
Camp Buehring’deki Hangarlar Kullanılamaz Hale Geldi
Kuveyt’te bulunan Camp Buehring üssündeki çelik konstrüksiyonlu hangarlar da saldırılarda ağır hasar gören noktalar arasında yer aldı. Görüntüler, yüksek isabet oranına sahip mühimmatların hangarları kullanılamaz duruma getirdiğini gösterdi.
İncelemelerde, yüksek ısı yayan balistik roketler yerine çatıyı ve brandaları delen, ancak çelik iskeleti kısmen ayakta bırakan Şahit-131 tipi dolanan mühimmatların kullanıldığı değerlendirildi. Tamamen tahrip olduğu belirtilen hangarlarda Apache (AH-64) ve Black Hawk (UH-60) tipi helikopterlerin, MQ-9 Reaper silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) ve HIMARS çok namlulu roket sistemlerine ait füzelerin bulunduğu aktarıldı.
Yeraltı Sığınakları Da Hedefteydi
Operasyonların bir diğer önemli boyutunu, ABD askerlerinin korunması amacıyla inşa edilen yeraltı sığınaklarına yönelik saldırılar oluşturdu. Özel alaşımlı beton ve güçlendirilmiş çelik kullanılan üstten korumalı sığınakların, İran’ın İmad (Emad) veya Fatih-313 tipi nüfuz edici bombalarıyla vurulduğu belirtildi.
Bu mühimmatların yüzeyden içeriye doğru ilerleyerek yer altında patladığı ve sığınaklarda çöküntü oluşturduğu ifade edildi. Doç. Dr. Kemal Olçar’ın değerlendirmesine göre saldırılar, ABD’nin bölgedeki karargâh ve personel koruma sistemlerinin güvenliği konusunda soru işaretleri oluşturdu.
“Satürasyon” Taktiğiyle Savunma Kalkanı Aşıldı
İran’ın operasyonlarda uyguladığı temel stratejinin “satürasyon” ya da “doyum” taktiği olduğu kaydedildi. Bu yöntemde, çok sayıda düşük maliyetli kamikaze drone aynı anda veya dalgalar halinde gönderilerek hava savunma sistemlerinin mühimmat kapasitesinin tüketilmesi hedefleniyor.
Değerlendirmeye göre İran, birim maliyeti yaklaşık 20 bin dolar olan kamikaze dronlarla ABD’nin birim maliyeti 12 milyon dolara ulaşan Patriot ve THAAD hava savunma füzelerini kullanmaya zorladı. Savunma kapasitesinin zayıflaması ve AN/TPY radarlarının etkisiz kalmasının ardından Amerikan üslerinin ağır balistik ve seyir füzelerine karşı daha savunmasız hale geldiği belirtildi.
Toplam Maliyetin 20 Milyar Dolara Ulaşabileceği Belirtiliyor
Vurulan komuta uçakları, helikopterler ve radarların doğrudan donanım kaybının yaklaşık 3,5 milyar dolar olduğu hesaplandı. Ancak pistlerin onarılması, lojistik hatların yeniden kurulması, birliklerin intikali ve artan güvenlik tedbirleri de hesaba katıldığında toplam maliyetin 20 milyar dolara ulaşabileceği öngörüldü.
Bu ölçekteki kaybın ABD’nin Orta Doğu’daki askerî operasyon kapasitesini azaltabileceği ve Pentagon ile Amerikan Kongresi arasındaki bütçe gerilimini artırabileceği ifade edildi.