İstanbul ve Muğla’daki dolandırıcılık operasyonunda 211 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının dört ayrı soruşturması kapsamında, İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetildiği belirlenen yatırım dolandırıcılığı organizasyonuna yönelik operasyonda gözaltına alınan 211 kişi adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen dört farklı soruşturma kapsamında İstanbul ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 211 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sabah saatlerinde Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Soruşturmalar; “Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık”, “Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu’na Muhalefet”, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçları kapsamında başlatıldı.
Çalışmalarda MASAK raporları ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mali Analiz Raporları incelendi. Şüphelilerin ve şirketlerin belirlenmesine yönelik araştırmalar yapılırken, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı da organizasyona ilişkin inceleme gerçekleştirdi.
Paravan çağrı merkezleri kuruldu
İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetildiği tespit edilen dolandırıcılık organizasyonunda, ilk olarak farklı ülkelerdeki operasyonlardan sorumlu kişilerin belirlendiği ortaya çıkarıldı. Bu kişilerin şirketlerin kurulması, abonelik işlemleri, insan kaynakları yönetimi ve muhasebe gibi organizasyonel süreçleri planladığı belirlendi.
Hedef alınan ülkelerin dışında, paravan çağrı merkezi görünümünde firmalar kurulduğu tespit edildi. Ardından birçok farklı dili bilen kişilere ulaşmak amacıyla “conversion agent” ve “retention agent” unvanlarıyla iş ilanları yayımlandığı belirlendi. İlanlara başvuran kişilerin eğitime alındığı, eğitim sırasında her birine kod ad verildiği ve kendilerinden “maske” olarak nitelenen bir hayat hikâyesi hazırlamalarının istendiği kaydedildi.
Şüphelilerin, yatırım fırsatı bulunduğuna ikna ettikleri mağdurlardan ilk aşamada kayıt ücreti adı altında para aldıkları belirlendi. Mağdurların daha sonra şirket içerisinde daha tecrübeli olduğu değerlendirilen diğer şüphelilere yönlendirildiği tespit edildi. Bu kişilerin ayrıntılı görüşmeler yoluyla mağdurları yatırım yapmaya ikna etmeye çalıştıkları, paraların ise şüphelilere ait yurt dışındaki banka hesaplarına ya da kripto cüzdanlarına gönderilmesini sağladıkları ortaya çıkarıldı.
Faaliyetleri Türkiye’ye taşıma arayışı tespit edildi
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının çalışmalarında, İsrail vatandaşlarının yönettiği örgütlenmenin faaliyetlerini Türkiye’ye kaydırma arayışında olduğu belirlendi. Söz konusu dolandırıcılık faaliyetini tamamen yasaklayan yasanın 2017 yılında İsrail Meclisinde kabul edildiği, ancak düzenlemenin yalnızca faaliyetlerin İsrail sınırları içerisinde yürütülmesini yasakladığı tespit edildi.
İsrailli dolandırıcılık baronlarının şüphelilere İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verdiği belirlendi. Bu doğrultuda yatırım dolandırıcılığının İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki kişilere yöneltildiği kaydedildi. Faaliyetlerin ağırlıklı olarak Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya Federasyonu, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore vatandaşlarını hedef aldığı tespit edildi.
Haksız kazancın 3 milyar doları aştığı belirlendi
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla şirketler ve platformlar üzerinden dolandırıldığı belirtilen yüzlerce mağdurun başvurusunu soruşturma dosyasına ekledi.
Şüphelilerin iki yıl içerisinde, yalnızca ofis giderleri ile maaş ödemelerinden oluştuğu değerlendirilen 13 milyar TL tutarında işlem hacmine ulaştıkları tespit edildi. Mağdurlardan sağlandığı belirlenen haksız kazancın ise 3 milyar Amerikan dolarından fazla olduğu kaydedildi.
Soruşturma kapsamında, şüphelilerin faaliyet yürüttükleri belirlenen 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi incelemeye alındı. Bu şirketlerin çalışanı veya yöneticisi olduğu tespit edilen 239 şüpheliye ait 286 ikamet adresiyle birlikte toplam 328 adres belirlendi.
İstanbul ve Muğla’daki adreslere 18 Eylül Cuma günü eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 211 şüpheli gözaltına alındı. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile şirketlerin banka hesaplarına, ödeme kuruluşlarındaki varlıklarına ve kripto para borsaları nezdindeki varlıklara el konuldu.