Gündem

İ̇stanbul’da Asya Kaplan Sivrisineği Yayılımı Hızlandı

09 Ekim 2026 14:21

İstanbul genelinde görülme sıklığı artan Asya kaplan sivrisineği, ısırdığı bölgede güçlü alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle boyun ve boğaz bölgesindeki ısırıklarda tıbbi yardım alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

İstanbul sınırları içinde Asya kaplan sivrisineği popülasyonunda belirgin bir artış yaşanıyor. Türkiye’de ilk kez 2011 yılında Trakya bölgesinde tespit edilen istilacı tür, 2017’de Karadeniz’de de görülmesinin ardından zamanla İstanbul’a yayıldı. Mega kentteki yayılımı artan sivrisinek, hem taşıyabildiği virüsler hem de ısırık sonrasında oluşturduğu yoğun alerjik tepkiler nedeniyle dikkat çekiyor.

Agresif yapısıyla bilinen Asya kaplan sivrisineği, giysilerin üzerinden de insanları ısırabiliyor. Isırığın ardından ciltte kısa sürede belirgin değişiklikler meydana gelebiliyor. İlk olarak kasılma hissi oluşurken, daha sonra kızarıklık ısırılan bölgenin çevresine doğru genişleyebiliyor. Bu tabloya şiddetli kaşıntı ve iltihaplanma da eşlik edebiliyor.

Isırık Sonrası Belirtilere Dikkat

Isırılan bölgede iltihabın yayılmasını ve kaşıntının şiddetlenmesini önlemek amacıyla buz uygulaması yapılması öneriliyor. Kızarıklığın ve rahatsızlığın devam etmesi halinde antihistaminik merhemler kullanılabileceği belirtiliyor. Ancak şikâyetlerin geçmemesi durumunda tıbbi yardım alınması gerekiyor.

Özellikle boğaz veya boyun bölgesindeki ısırıklar daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu bölgelerde oluşabilecek şişliklerin nefes darlığı riskini artırabileceği vurgulanırken, böyle bir durumla karşılaşılması halinde vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmasının hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.

Sığ Sularda Hızla Çoğalıyor

Uyum sağlama yeteneği yüksek olan Asya kaplan sivrisinekleri, yumurtalarını çoğunlukla sığ su birikintilerine bırakıyor. Dereler, açık alanlardaki su birikintileri, su kanalları, bidonlar ve havuzlar, türün üremesi için elverişli alanlar arasında yer alıyor.

Bu canlılar tek seferde yaklaşık 50 yumurta bırakabiliyor. Uygun çevre koşulları oluştuğunda gelişimlerini yaklaşık bir hafta içinde tamamlayan sivrisinekler, ardından yeniden çoğalmaya başlıyor. Yapılan araştırmalar, yerleşim alanlarındaki açık su kaynaklarının ortadan kaldırılmasıyla sivrisinek kaynaklı hastalıkların yayılma oranının yüzde 50 ile yüzde 60 arasında azalabildiğini ortaya koyuyor.

İstanbul’da Hangi Bölgelerde Görülüyor?

Asya kaplan sivrisineğine İstanbul’da özellikle yeşil alanların yoğun olduğu Sarıyer ve Beykoz’da rastlanıyor. Türün, iklim şartlarının etkisiyle kentin farklı bölgelerine de yayıldığı aktarılıyor. Bu nedenle yalnızca belirli bölgelerde değil, İstanbul genelinde sivrisineklerin üreyebileceği alanların kontrol altında tutulması önem taşıyor.

Mücadele kapsamında yerel yönetimlerin ilaçlama çalışmalarını artırması bekleniyor. Vatandaşların da evlerinin bahçe ve balkonlarında üstü açık su kapları bırakmaması, türün çoğalabileceği alanların azaltılması açısından önem taşıyor. Kullanılmayan bidon, kap ve benzeri malzemelerde biriken suların açıkta bırakılmaması gerektiği belirtiliyor.

İlaç Direncine Karşı Çalışma

Sivrisineklerle mücadelede sürekli aynı ilaçların kullanılması, canlıların zamanla bu ilaçlara karşı bağışıklık geliştirmesine neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, türün ilaçlara karşı direncini incelemek üzere moleküler düzeyde araştırmalar yürütüyor.

Söz konusu çalışmalarla, sivrisineklerin ilaçlara karşı geliştirdiği direnci kırabilecek çevre dostu çözümlerin ortaya çıkarılması ve Asya kaplan sivrisineğinin yayılımının kalıcı biçimde önlenmesi hedefleniyor.