İ̇stanbul’da Şiddetli Yağış Alarmı: Altyapı Ve Dereler İ̇çin Acil Adım Çağrısı
İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, 14 Ekim’de megakentin farklı noktalarında etkili olan yağışları değerlendirdi. Beykoz ve Sarıyer’de bir günde alınan yağış miktarına dikkat çeken Özçelik, sel ve su baskınlarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek altyapı ile dere yatakları konusunda acil önlem çağrısı yaptı.
İstanbul’da 14 Ekim’de etkisini artıran şiddetli yağış, kentin farklı noktalarında sel ve su baskınlarına neden oldu. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, yağışın ardından megakentin çeşitli bölgelerindeki durumu değerlendirdi.
Yağış miktarlarının ilçelere göre değiştiğini belirten Özçelik, Beykoz ve Sarıyer’de kaydedilen değerlerin dikkat çekici seviyeye ulaştığını söyledi. Özçelik, Beykoz’da şehrin bir yılda alması gereken yağışın yaklaşık yüzde 40’ının, Sarıyer’de ise yaklaşık yüzde 30’unun yalnızca bir günde düştüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, istatistiksel olarak ocak ayının ilk haftalarına kadar alınması beklenen yağışın da tek günde gerçekleştiğini belirterek, bu durumun taşkın riskini artırdığına dikkat çekti.
Sel Ve Su Baskını Ayrımı
Özçelik, yağış miktarının düşük olmasının beklenmesinin, derelerde taşkınlara karşı koruma sağlanması açısından tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Uzman akademisyen, sel ile su baskınının birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek iki farklı risk alanına işaret etti.
Derelerin ve kuru dere yataklarının ıslah edilmesinin, buralardan gelen fazla yağışın sel etkilerine karşı daha korunaklı hale getirilmesinde önemli olduğunu söyleyen Özçelik, bu çalışmaların sel riskine karşı büyük koruma sağlayabileceğini ifade etti.
Özçelik, kentsel altyapıdaki yetersizlikler nedeniyle ortaya çıkan su baskınlarının ise farklı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Bu tür baskınlara karşı korunma sağlanabilmesi için kentsel altyapının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Altyapı Sorunlarına Dikkat Çekti
Vatandaşların yağış sırasında evlerinde kalmasının, taşkın yönetimi bakımından eksikliklere işaret ettiğini söyleyen Özçelik, bunun kentsel altyapıdaki sorunların henüz aşılamadığını gösterdiğini dile getirdi.
Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “İstanbul'da 14 Ekim'de şiddetlenen yağışlar neticesinde şehrin hemen her noktasında sel ve su baskınlarıyla karşı karşıya kaldık. Beykoz'da şehrin 1 yılda alması gereken yağışın yaklaşık yüzde 40'ını, Sarıyer'de ise yüzde 30'unu 1 günde aldık. İstatistiksel anlamda ocak ayının ilk haftalarına kadar almamız gereken yağışı 1 günde aldık.”
Özçelik, yağış miktarının az olmasının umulmasının, derelerde taşkın koruması açısından yeterli olmadığını belirterek, dere yataklarının ve kentsel altyapının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Vatandaşların evlerinde kalmak zorunda kalmasının ise su kaynakları yönetimi konusunda yetersizliğe işaret ettiğini söyledi.