Gündem

İ̇zmir’de Deprem Riski Taşıyan 5 Fay İ̇çin Hazırlıklar Sürüyor

29 Ekim 2026 13:39

30 Ekim 2020’de 117 kişinin hayatını kaybettiği İzmir depreminin yıl dönümü yaklaşırken kentteki sismik risk yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir’deki beş fayın yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli bulunduğunu belirterek kentte yürütülen hazırlık çalışmalarını anlattı.

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin ardından yürütülen bilimsel çalışmalarda, kentteki fayların geçmişine ilişkin yeni verilere ulaşıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, İzmir Fayı’nın yanı sıra dört fayın daha yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli taşıdığını açıkladı.

Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde 117 kişi hayatını kaybetmiş, 1034 kişi yaralanmıştı. Deprem nedeniyle çok sayıda apartman ve yapı yıkılırken kentte büyük çaplı hasar oluşmuştu. Depremin yıl dönümüne sayılı günler kala değerlendirmelerde bulunan Sözbilir, afetlere hazırlığın önemine dikkat çekti.

Türkiye’de afet bilincinin ve risk azaltma çalışmalarının özellikle 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin ardından öne çıktığını belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 2011 Van, 2017 Bodrum, 2020 Elazığ ve İzmir-Sisam depremlerinin depreme hazırlıklı olmanın hayati önemini hatırlattığını söyledi.

Sözbilir, 30 Ekim 2020’deki Sisam-İzmir depreminin, İzmir’e 70 kilometre uzaklıkta bulunan denizaltındaki Sisam Fayı’nın can ve mal kaybına yol açabileceğini, aynı zamanda tsunami oluşturabileceğini gösterdiğini ifade etti.

İzmir’deki Fayların Deprem Geçmişi İncelendi

Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaların sonuçlarına ilişkin bilgi veren Sözbilir, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) projeleriyle sismik kaynakların ayrıntılı biçimde incelendiğini belirtti. Üniversitenin 2022 yılında başlattığı çalışmalar kapsamında İzmir sınırları içindeki fayların deprem geçmişinin çıkarıldığını aktardı.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, son beş yılda elde edilen yeni verilere göre deprem üretme potansiyeli bulunan fayları İzmir Fayı, Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı, Gülbahçe Fayı ve Bergama Fayı olarak sıraladı. Bu fayların yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirten Sözbilir, araştırmalarla kentin sismik kaynaklarına ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yapılabildiğini söyledi.

İrap Eylemleri Ve Deprem Master Planı

İzmir’de afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü aktaran Sözbilir, 2021-2026 yılları arasında İl Afet Risk Azaltma Planları’nın (İRAP) ilk beş yıllık eylemlerinin uygulandığını belirtti. Sözbilir, 2026 yılı sonunda ikinci beş yıllık İRAP eylemlerinin hazırlandığını ve bu çalışmaların 2031 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.

2025 yılı sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında “İzmir Deprem Master Planı”nın da başlatıldığını ifade eden Sözbilir, yaklaşık 25 yıl önce hazırlanan RADIUS projesi kapsamındaki ilk deprem master planının, 2026 yılındaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında revize edileceğini söyledi.

Yeni plan kapsamında son 50 yıla ait yapı stoku envanteri ile altyapı durumlarının değerlendirildiğini belirten Sözbilir, kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmaların farklı başlıklarda yürütüldüğünü aktardı.

“Dirençli İzmir” Projesi De Başlatıldı

Sözbilir, AFAD koordinatörlüğünde, daha geniş ölçekte ve tüm afetleri kapsayacak şekilde Dünya Bankası destekli “Dirençli İzmir” projesinin de başlatıldığını açıkladı. Projelerde bugüne kadar yapılan çalışmaların, bundan sonra atılması gereken adımların ve çalışmaların mali boyutunun nasıl karşılanacağının ele alındığını belirtti.

Kentsel dönüşüm çalışmalarında önceliklendirme yapılmasının da gündemde olduğunu ifade eden Sözbilir, kamu kurumları ile üniversitelerin çok disiplinli çalışmalar yürüttüğü bir döneme girildiğini söyledi. İzmir’de 2020 depreminden sonra afet seferberliğinin tüm yönleriyle devam ettiğini belirten Sözbilir, çalışmaların planlanan hızla ilerlemesi halinde kentin 2030 yılına doğru afetlere karşı ciddi ölçüde direnç kazanmasının hedeflendiğini kaydetti.