Kayseri’de Kapalı Alanda 15 Bin Safran Soğanıyla Üretim Başardı
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Mustafa Demir, Hollanda merkezli Biojournaal dergisinde okuduğu makalenin ardından başladığı safran üretiminde önemli bir başarıya ulaştı. Demir, evinin bahçesindeki 16 metrekarelik kapalı alanda topraksız ve dikey tarım yöntemiyle 15 bin safran soğanı yetiştirdi.
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde tarımla ilgilenen Mustafa Demir, İç Anadolu’da safran yetiştirilemeyeceği yönündeki yaygın kanaate karşı çalışma yürüttü. Çocukluk yıllarından bu yana tarıma ilgi duyan ve üniversite döneminde yabancı tarım yayınlarını takip eden 35 yaşındaki Demir, Hollanda merkezli Biojournaal dergisinde safranla ilgili bir makale okuduktan sonra bu bitkinin üretimine yöneldi.
İlk denemelerini evindeki saksılarda yapan Demir, daha sonra üç dönümlük açık arazide üretim çalışmaları gerçekleştirdi. Ancak açık alandaki iklim koşullarının üretim sürecini etkilediğini gören üretici, daha kontrollü bir yöntem arayışına girdi. Bu doğrultuda evinin bahçesinde bulunan 16 metrekarelik kapalı alanda üretim yapmaya başladı.
Demir, bu yıl söz konusu alanda topraksız ve dikey tarım yöntemiyle 15 bin safran soğanı yetiştirmeyi başardı. Çalışmasıyla hem kapalı ortamda safran üretiminin mümkün olduğunu hem de İç Anadolu’da tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştirilebileceğini göstermeyi amaçlayan Demir, üretim sürecinde sıcaklık, nem ve yetiştirme koşullarının belirleyici olduğunu vurguladı.
“Bu Tabuları Yıkmak İstedik”
Safranın İç Anadolu’da yetişmeyeceğine dair düşüncenin kendisini daha fazla araştırmaya yönelttiğini belirten Demir, bölgenin tıbbi ve aromatik bitki üretimi bakımından potansiyel taşıdığını ifade etti.
Demir, yürüttüğü çalışmayı şu sözlerle anlattı: “Safran bitkisinin İç Anadolu’da yetişmeyeceğine dair çok yaygın bir inanış vardı. Biz de bu tabuları yıkmak ve bu bölgede tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilebileceğini kanıtlamak istedik. Buna safranla başladık ve başardık diyebilirim. Ziraat alanında eğitim almadım ancak uzun yıllar araştırma yaptım, yerel ve uluslararası üreticilerle bilgi alışverişinde bulundum.”
Açık arazideki denemelerinde hasat sürecini ve ürün kalitesini geliştirmeye çalıştığını aktaran Demir, daha istikrarlı bir üretim ortamı oluşturmak amacıyla kapalı tarıma geçtiğini kaydetti. Kapalı tarımın yalnızca raf ve aydınlatma sistemleri kurmaktan ibaret olmadığını belirten Demir, bitkinin farklı gelişim dönemlerinde özel koşulların sağlanması gerektiğine dikkat çekti.
Demir, “Gelişigüzel bir yetiştirme yöntemiyle kapalı alanda verim almak mümkün değil. Filizlenme ve hasat dönemlerinde farklı sıcaklık ve nem değerlerini koruyoruz. Bunun yanında özel yetiştirme teknikleri uygulanması gerekiyor. Bu yıl hem kapalı alanda tarım yapılabileceğini hem de İç Anadolu’da tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilebileceğini göstermeye çalıştık” diye konuştu.
Hedefi Üretimi Büyütmek
Türkiye’de safran üretiminin daha ileri bir seviyeye taşınması gerektiğini dile getiren Demir, mevcut 15 bin soğanlık üretim kapasitesini gelecek yıl en az 30 bine çıkarmayı planladığını söyledi. Üretimini ilerleyen yıllarda daha da büyütmek isteyen Demir, safran yetiştiriciliğini önce Kayseri’de, ardından İç Anadolu genelinde yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Üreticilerin valilikler, belediyeler, kaymakamlıklar, kalkınma ajansları ve ziraat odaları gibi kurumlar tarafından desteklenmesi gerektiğini belirten Demir, yerli üretimin ülke ekonomisine ve milli tarıma katkı sunabileceğini ifade etti.
Demir, “Tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimiyle ülkemiz ekonomisine ve milli tarımımıza önemli katkılar sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. İlk hedefimiz, safranı Kayseri’de yaygınlaştırmaktı. Şimdi üretimi bölgemize taşımak ve ilerleyen dönemde ihracat kapasitemizi artırmak istiyoruz. İran ve Yunanistan gibi önemli üretici ülkelerin seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Üretim çeşitliliğini artırmak isteyen Demir, safranın yanı sıra salep, lavanta, kekik ve ada çayı üzerinde de çalışmayı planlıyor. Özellikle kapalı alanda salep yetiştiriciliğine yönelik araştırmalarını sürdüren üretici, geliştirdiği tarım modelini gelecek yıllarda daha geniş alanlara taşımayı amaçlıyor.