Kredi Kartlarında Asgari Ödeme Sınırı İ̇çin 100 Bin Tl İ̇ddiası
Kredi kartlarında asgari ödeme oranlarının belirlendiği limit sınırının 50 bin TL’den 100 bin TL’ye yükseltildiği öne sürüldü. İddia edilen değişikliğe göre limiti 100 bin TL’ye kadar olan kartlarda dönem borcunun yüzde 20’si, bu tutarı aşan kartlarda ise yüzde 40’ı asgari ödeme olarak uygulanabilecek.
Kredi kartı kullanıcılarını ilgilendiren yeni bir düzenleme iddiası gündeme geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) 1 Ekim 2026 tarihli kararıyla, asgari ödeme tutarının hesaplanmasında kullanılan limit eşiğinin değiştirildiği öne sürüldü.
İddialara göre daha önce 50 bin TL olarak uygulanan sınır 100 bin TL’ye çıkarıldı. Bu değişikliğin yürürlüğe girmesi halinde kredi kartı limit gruplarına göre ödenmesi gereken asgari tutarlar da farklılaşacak. Ancak söz konusu kararın ve oranların kesinleşip kesinleşmediğinin resmi açıklamalar üzerinden teyit edilmesi gerekiyor.
Yüzde 20 Ve Yüzde 40 Oranları Gündemde
Gündeme gelen düzenleme iddiasına göre kredi kartı limiti 100 bin TL veya altında olan kullanıcıların dönem borcunun en az yüzde 20’sini ödemesi gerekecek. Limiti 100 bin TL’yi aşan kartlarda ise asgari ödeme oranının yüzde 40 olarak uygulanacağı belirtiliyor.
Bu değişiklikten özellikle kredi kartı limiti 50 bin TL ile 100 bin TL arasında bulunan kullanıcıların etkilenebileceği ifade ediliyor. Önceki uygulamada 50 bin TL’lik limit sınırının esas alındığı ve bu tutarı aşan kartlarda dönem borcunun yüzde 40’ının asgari ödeme olarak hesaplandığı aktarılıyor.
Yeni sınırın 100 bin TL’ye yükseltildiği iddiası gerçeğe dönüşürse, 50 bin TL ile 100 bin TL arasındaki limite sahip kartlar yüzde 40 yerine yüzde 20’lik asgari ödeme grubuna dahil olabilecek. Böylece aynı dönem borcu için ödenmesi gereken asgari tutarın azalması mümkün hale gelebilecek.
Örneğin dönem borcu 20 bin TL olan bir kartın, yeni uygulama kapsamında yüzde 20’lik gruba girdiği varsayılırsa asgari ödeme tutarı 4 bin TL olacak. Aynı borç için yüzde 40 oranının geçerli olması halinde ise ödenmesi gereken asgari tutar 8 bin TL’ye çıkacak. Bu hesaplama yalnızca iddia edilen oranlar arasındaki farkı gösteriyor. Gerçek ödeme tutarı için bankanın hesap özeti ile yürürlükteki düzenlemelerin dikkate alınması gerekiyor.
Limitlerin Gelire Göre Yeniden Belirlenmesi Bekleniyor
Asgari ödeme oranlarına ilişkin iddiaların yanı sıra kredi kartı limitlerinin müşterilerin belgelenebilir gelirleriyle uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü de öne sürülüyor. İddialarda bankaların mevcut kart limitlerini yeniden değerlendirmesi için 1 Ocak 2027 tarihinin gündeme geldiği belirtiliyor.
Bu değerlendirmede yalnızca tek bir bankadaki kredi kartı limitinin değil, kişinin farklı bankalarda bulunan tüm kredi kartlarının toplam limitinin dikkate alınacağı ileri sürülüyor. Böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi halinde müşterilerin toplam kart limitleri, belgelenebilir gelirleriyle birlikte değerlendirilebilecek.
Gelire göre limit belirlenmesine ilişkin iddialarda, kredi kartının ilk yılındaki toplam limitin aylık net gelirin en fazla iki katı, ikinci yıl ve sonrasında ise en fazla dört katı olabileceği ifade ediliyor. Bu sınırların nasıl uygulanacağı ve mevcut kart limitlerine nasıl yansıyacağı ise resmi düzenlemenin ayrıntılarıyla netleşecek.
Yüksek Limitler İçin Kademeli İndirim İddiası
Gündeme gelen bir diğer iddia, toplam kredi kartı limiti yüksek olan kullanıcılar için olası kısıtlamalara ilişkin. Toplam kart limiti 400 bin TL ile 750 bin TL arasında bulunan kişiler için kademeli limit indirimleri uygulanabileceği öne sürülüyor. Toplam limiti 750 bin TL’nin üzerinde olan kart sahipleri içinse daha yüksek oranlı düşüşlerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
İddialar arasında eğitim ve sağlık harcamalarının limit sınırlamalarından muaf tutulabileceği bilgisi de yer alıyor. Ancak bu muafiyetin hangi harcamaları kapsayacağı, limitlerin hangi yöntemle hesaplanacağı ve olası indirimlerin hangi şartlarda uygulanacağı henüz kesinlik kazanmış değil.
Kredi kartı sahiplerinin asgari ödeme oranları ve toplam limitlerle ilgili gelişmeleri takip ederken kendi bankalarından gelen bildirimleri ve BDDK tarafından yayımlanan duyuruları esas alması gerekiyor. Gündeme taşınan bilgilerin iddia niteliğinde olduğu ve kesinleşmiş bir uygulama gibi değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.