Maltepe’de Bina Çöküşü Taşıyıcı Sistem Tehlikesini Gündeme Taşıdı
İstanbul Maltepe’de yedi katlı bir binanın altındaki üç katın çökmesi, yapı stokundaki zayıf ve yumuşak kat riskini yeniden gündeme getirdi. Prof. Dr. İnş. Yük. Müh. Necdet Torunbalcı, yalnızca zemin katların güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin can ve mal kayıplarını azaltabileceğini belirterek yeni binalardaki taşıyıcı sistem tasarımlarına ilişkin de uyarılarda bulundu.
İstanbul Maltepe’de yedi katlı bir binanın altındaki üç katın çökmesi ve olayda bir kişinin hayatını kaybetmesi, binalardaki taşıyıcı sistem güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Prof. Dr. İnş. Yük. Müh. Necdet Torunbalcı, GZT Özel İçerik Editörü Rana Çayır’a yaptığı değerlendirmede, yaşanan olayı “binaların diz çökmesi” şeklinde tanımladı.
Torunbalcı, mevcut yapı stokunda özellikle giriş katların önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekti. Binaların zemin katlarının çoğunlukla dükkân ve benzeri ticari alanlar olarak kullanıldığını belirten Torunbalcı, bu bölümlerin üst katlara göre daha yüksek tavanlı tasarlanabildiğini ifade etti. Mühendislik literatüründe “zayıf kat” ya da “yumuşak kat” olarak adlandırılan bu bölümlerin, yapının taşıyıcı sürekliliği bakımından kritik olduğunu söyledi.
Zemin hareketleri ve depremler sırasında binaların bu katlardan kırılarak göçebildiğini belirten Torunbalcı, Maltepe’deki olayın da bu tehlikeyi açık biçimde gösterdiğini dile getirdi. Torunbalcı, “Maltepe’deki olayda gördüğümüz gibi, bir deprem olmasına bile gerek kalmadan ufak bir zemin hareketinde binalar zayıf katlarından kırılarak çöküyor. Üstteki 4 kat sapasağlam dururken alttaki katlar yıkıldı” ifadelerini kullandı.
Sadece Zemin Katların Güçlendirilmesi Önerisi
Yürürlükteki mevzuatın binaların bütünüyle güçlendirilmesini öngördüğünü belirten Torunbalcı, bu yaklaşımın vatandaşlar açısından yüksek maliyetler doğurduğunu söyledi. İstanbul Sanayi Odası ile yaklaşık üç yıldır yürüttükleri çalışmaya değinen Torunbalcı, hazırladıkları raporu Çevre Bakanlığı’na sunduklarını açıkladı.
Prof. Dr. Torunbalcı’ya göre, bütün yapıyı güçlendirmek yerine zayıf veya yumuşak kat olarak tanımlanan zemin katlara odaklanılması, özellikle deprem sırasında can ve mal kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle mevzuatta, zemin katların güçlendirilmesini kolaylaştıracak adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Maltepe’deki Binada Taşıyıcı Sistem Sorunları
1987 yılında inşa edilen binaya ilişkin değerlendirmelerde, dönemin yapı malzemeleri ve tasarım anlayışının da sorunlar barındırdığı belirtildi. Torunbalcı, o yıllarda hazır beton kullanımının yaygın olmadığını, deniz kumu içeren boşluklu beton ile korozyona dayanıklı olmayan düz demirlerin tercih edildiğini söyledi. Ancak binadaki temel problemin, kullanılan malzemelerin yanı sıra taşıyıcı sistemdeki hatalar olduğunu vurguladı.
Binanın üç tarafında kapalı çıkmalar, diğer adıyla konsollar, bulunduğunu belirten Torunbalcı, bu uygulamanın taşıyıcı akslardaki sürekliliği bozduğunu ifade etti. Böylece yapının farklı bölümleri arasındaki taşıyıcı sistem ilişkilerinin olumsuz etkilendiğine dikkat çekti.
Yeni Binalar İçin De Taşıyıcı Sistem Uyarısı
Torunbalcı, taşıyıcı sistem sorunlarının yalnızca eski binalarla sınırlı olmadığını söyledi. Yaklaşık 40 yıllık mesleki tecrübesine dayanarak değerlendirmelerde bulunan Torunbalcı, yeni yapılarda malzeme kalitesinin iyi olabildiğini ancak bazı projelerde mimari kaygıların mühendislik gerekliliklerinin önüne geçtiğini belirtti.
Bu durumu, “Mimar tasarımını bitirip inşaat mühendisinin önüne getiriyor ve mühendis bu bitmiş projeyi yönetmeliğe uydurmaya çalışıyor” sözleriyle anlatan Torunbalcı, günümüzde inşa edilen yeni binaların büyük bölümünün taşıyıcı sistemine güvenmediğini ifade etti. Kendi adına iki yıl ev aradığını belirten Torunbalcı, yeni yapıların çoğunda betonarme perdelerin yok denecek kadar az olduğunu söyledi.
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Prof. Dr. Torunbalcı, konut satın alırken yalnızca seramik, mutfak dolapları ve benzeri unsurlara bakılmaması gerektiğini belirtti. Ev alınacak binanın taşıyıcı sisteminin incelenmesini ve projenin güvenilen bir mühendise gösterilmesini tavsiye etti.
Yeni Tebliğ Taslağı İçin Yürürlük Çağrısı
Prof. Dr. Torunbalcı, 2018’de yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ndeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla hazırlanan yeni tebliğ taslağı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Bir seneden uzun süredir tartışılan taslağın, taşıyıcı sistem sürekliliği ve betonarme perde yapma zorunluluğu gibi kritik düzenlemeler içerdiğini belirtti.
Torunbalcı, taslağın 1 Mart 2026’da yürürlüğe girmesinin beklendiğini ancak henüz uygulamaya geçmediğini söyledi. Yeni binalardaki tasarım hatalarının önüne geçilebilmesi için söz konusu düzenlemelerin vakit kaybedilmeden yürürlüğe konulması çağrısında bulundu.