Mansur Yavaş’tan Cumhuriyet Vurgusu: Güven Makamdan Önemli
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet’in 103’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen Fener Alayı’nda yaptığı konuşmada, makamların geçici, ilkelerin kalıcı olduğunu belirterek asıl olanın milletin güveni olduğunu söyledi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Cumhuriyet’in 103’üncü yılı kutlamaları kapsamında Zafer Meydanı’ndan 2’nci Meclis binasına Fener Alayı yürüyüşü düzenledi. Programa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra ilçe belediye başkanları ve milletvekilleri katıldı.
Etkinlik, bando ve Seymen gösterileriyle başladı. Gösterilerin ardından katılımcılar, Zafer Meydanı’ndan 2’nci Meclis binasına doğru Fener Alayı yürüyüşüne geçti. Yürüyüş öncesinde konuşan Mansur Yavaş, sözlerine Kapadokya’da yaşanan üzücü olayla başladı.
Kapadokya’da bir mağaranın göçmesi sonucu iki kişinin hayatını kaybettiğini, yaralıların bulunduğunu belirten Yavaş, “Maalesef bugün de üzücü bir haber var. Kapadokya’da bir mağaranın göçüğünde iki vatandaşımız rahmetli olmuş, yaralılar var. Kendilerine ben Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun” dedi.
Ankara’da Cumhuriyet’in İzleri
Ankara’nın, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin önemli izleri taşıdığını ifade eden Yavaş, kentte atılan her adımda bu geçmişin görüldüğünü söyledi. Bu sembollerin Ankara’nın en önemli özelliklerinden biri olduğunu dile getiren Yavaş, Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümünün tarih açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Yavaş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ve bu semboller de Ankara’nın en önemli özelliklerinden bir tanesidir. Bugün tarihimizin en büyük dönüm noktalarından birinin 103’üncü yıldönümündeyiz. 103 yıl önce bu şehrin soğuk havasında yalnızca bir devletin yönetimi biçimi değişmedi; o gün bir milletin kaderi değişti.”
O dönemde Türk milletinin kendi geleceğine sahip çıktığını belirten Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “O gün yüzyıllardır süren büyük bir tarihi mücadelenin ardından bütün dünyaya şu gerçek ilan edildi; ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’”
Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Yavaş, bu kavramın bağımsızlık, fedakârlık ve ortak mücadeleyle şekillendiğini belirtti.
Yavaş, “Cumhuriyet; esareti kabul etmeyenlerin, bağımsızlığı karakter sayanların, vatanı söz konusu olduğunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayanların eseridir” dedi. Cumhuriyet’in Anadolu’nun yoksul köylerinden cepheye giden Mehmetçiklerin, evlatlarını vatan uğruna uğurlayan annelerin ve cepheye mühimmat taşıyan kadınların ortak mücadelesiyle kurulduğunu ifade etti.
Konuşmasında Cumhuriyet’in anlamına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yavaş, “Cumhuriyet; yokluk içinde bir milletin geleceğini inşa edenlerin ortak zaferidir. Bu nedenle Cumhuriyet, sadece 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiş bir yönetim biçimi değildir; bir milletin onurudur” ifadelerini kullandı.
Yavaş, Cumhuriyet’in, milletin kendi vatanında ve kendi bayrağı altında geleceğine karar vermesi anlamına geldiğini belirterek, “Bizim için Cumhuriyet işte bu kadar büyük, bu kadar kıymetli ve bu kadar vazgeçilmezdir” dedi.
Cumhuriyet’in millete kazandırdığı en önemli değerlerden birinin seçme ve seçilme hakkı olduğunu söyleyen Mansur Yavaş, sandığın millet iradesinin ortaya çıktığı yer olduğunu ifade etti.
Yavaş, konuşmasının son bölümünde şu mesajları verdi: “Cumhuriyet’in bize kazandırdığı en büyük değerlerden biri, milletin kendi yöneticilerini seçme ve geleceğini belirleme hakkıdır. Sandık, millet iradesinin tecelli ettiği yerdir. O sandıkta verilen yetki kişisel bir mülk değil, milletin emanetidir.”
Demokrasi ve siyaset anlayışını da açıklayan Yavaş, “Çünkü demokrasi milletin iradesine saygı, siyaset ise verilen söze sadakat demektir. Mansur Yavaş’ın durumu da nettir; makamlar geçici, ilkeler kalıcıdır. Millete verdiğimiz söze sonuna kadar sadık kalmaya devam edeceğiz. Çünkü benim için asıl olan makam değil, milletin güvenidir” diye konuştu.
Yavaş, konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün yoluna vurgu yaparak tamamladı: “Bizim yolumuz bellidir; Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Bizim yolumuz egemenliğin kayıtsız şartsız millete emanet olduğu yoldur. Bizim yolumuz adaletin, liyakatin, eşitliğin ve millet iradesinin yoludur.”