Gündem

Meme Kanseri Riskine Karşı Sofralarda Yer Alması Önerilen 7 Besin Grubu

15 Ekim 2026 11:21

Medline Adana Hastanesi Klinik Diyetisyeni Duygu Özbay, meme kanseri riskinin azaltılmasına yönelik beslenme önerilerini paylaştı. Özbay, tek bir besine odaklanmak yerine sebze, meyve, tam tahıl ve kurubaklagillerin ağırlıkta olduğu dengeli bir beslenme düzenine dikkat çekti.

Meme kanseri riskinin azaltılmasında beslenme alışkanlıklarının rolü gündemdeki yerini korurken, uzmanlar tek bir besinden mucizevi sonuç beklenmemesi gerektiğini vurguluyor. Medline Adana Hastanesi Klinik Diyetisyeni Duygu Özbay, meme kanserinden korunmaya yönelik beslenme yaklaşımının belirli yiyecekleri tüketmekten ibaret olmadığını, günlük beslenme düzeninin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alan meme kanserinde genetik ve hormonal faktörler önemli rol oynuyor. Bu faktörlerin tamamını değiştirmek mümkün olmasa da sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenme gibi alışkanlıkların riskin azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Özbay, sağlıklı beslenmenin sürdürülebilir bir model olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Asıl önemli olan, besinleri dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme modelinin parçası haline getirmektir” dedi.

Meme Kanserinden Korunmada Tek Bir Besin Yeterli Değil

Besin çeşitliliğinin önemine dikkat çeken Duygu Özbay, herhangi bir yiyeceğin tek başına koruyucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller ve sağlıklı yağ kaynaklarının dengeli biçimde tüketilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Özbay, sağlıklı beslenme düzeninde öne çıkan yedi besin grubunu şöyle sıraladı:

1. Brokoli, Karnabahar Ve Lahana

Brokoli, karnabahar, lahana ve Brüksel lahanası gibi turpgiller, lif ve çeşitli bitkisel bileşenler bakımından zengin besinler arasında bulunuyor. Bu sebzelerin düzenli ve dengeli biçimde tüketilmesi, sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Turpgillerin farklı şekillerde öğünlere eklenmesi sebze çeşitliliğini artırabiliyor. Ancak bu sebzelerin tek başına meme kanserini önlediği yönünde bir değerlendirme yapılmaması gerekiyor.

2. Çilek, Böğürtlen Ve Yaban Mersini

Çilek, böğürtlen, yaban mersini, kırmızı üzüm ve ahududu; antioksidan özellik gösteren polifenoller bakımından zengin meyveler arasında yer alıyor. Özbay, bu bileşenlerin hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Farklı meyvelerin dengeli bir beslenme programında yer alması, besin çeşitliliği açısından önem taşıyor.

3. Mercimek, Nohut Ve Kuru Fasulye

Mercimek, nohut, kuru fasulye ve bezelye, bitkisel protein ve lif içeriğiyle öne çıkıyor. Kurubaklagillerin sağlıklı beslenme açısından değerli kaynaklar olduğunu belirten Özbay, liften zengin beslenmenin sağlıklı vücut ağırlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

4. Yulaf, Bulgur Ve Tam Tahıllar

Yulaf, bulgur ve diğer tam tahıllı ürünler de önerilen besinler arasında bulunuyor. Yüksek lif içeren bu besinlerin bağırsak sağlığını destekleyebileceği, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabileceği ve uzun süre tokluk hissi sağlayarak sağlıklı vücut ağırlığının korunmasına katkıda bulunabileceği ifade ediliyor.

5. Ceviz Tüketiminde Porsiyon Kontrolü

Sağlıklı yağlar ve çeşitli antioksidan bileşenler içeren ceviz, beslenme düzenine eklenebilecek seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte Özbay, ceviz tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

6. Sızma Zeytinyağı

Tekli doymamış yağ asitleri ve polifenoller açısından zengin olan sızma zeytinyağı, Akdeniz tipi beslenmenin temel yağ kaynakları arasında yer alıyor. Özbay, zeytinyağının sağlıklı yağ kaynaklarından biri olduğunu ve dengeli beslenme düzeninde önemli bir yere sahip bulunduğunu ifade etti.

7. Ispanak, Pazı Ve Roka

Ispanak, pazı, roka ve benzeri koyu yeşil yapraklı sebzeler; lif, folat, vitaminler ve antioksidan bileşenler bakımından zengin seçenekler arasında bulunuyor. Bu sebzelerin öğünlerde kullanılması, beslenme çeşitliliğinin artırılmasına katkı sağlayabiliyor.

Beslenmenin Yanı Sıra Yaşam Tarzı Da Önem Taşıyor

Duygu Özbay, meme kanseri riskinin azaltılmasına yönelik yaklaşımın yalnızca beslenmeyle sınırlı olmadığını vurguladı. Sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşamın parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Özbay, alkol ve sigara tüketiminin sınırlandırılmasını da önerdi. İşlenmiş gıdaların ve aşırı enerji alımının azaltıldığı bir beslenme düzeninin daha doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Özbay, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Meme kanserinden korunmada hiçbir besin tek başına yeterli değildir. Sebze, meyve, tam tahıl ve kurubaklagillerin ağırlıkta olduğu; işlenmiş gıdaların ve aşırı enerji alımının sınırlandırıldığı dengeli bir beslenme düzeni daha doğru bir yaklaşımdır. Bunun yanında sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli egzersiz yapılması ve alkol ve sigara tüketiminin sınırlandırılması da meme kanseri riskini azaltmaya yönelik yaşam tarzı yaklaşımının önemli parçaları arasında gelir.”

Uzmanın açıklamalarına göre, meme kanseri riskinin azaltılmasında belirli yiyeceklerden kesin sonuç beklemek yerine dengeli beslenme ve sürdürülebilir yaşam tarzı alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor.

Önemli sağlık bilgilendirmesi: Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları meme kanseri riskini azaltmaya katkı sağlayabilir ancak hastalığı kesin olarak önlemez. Bu öneriler, tıbbi muayene ve yaşa veya kişisel risk durumuna uygun kanser taramalarının yerine geçmez.