Gündem

Meme Kanseri Sürecinde Psikolojik Destek Uyarısı

20 Ekim 2026 10:30

Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, meme kanseri hastalarına iyi niyetle söylenen bazı sözlerin korku, üzüntü ve öfke gibi duyguların paylaşılmasını zorlaştırabileceğini belirtti.

Meme kanseriyle mücadele eden kadınların fiziksel tedavinin yanı sıra psikolojik açıdan da desteklenmesi gerektiğini belirten Acıbadem Adana Hastanesi Klinik Psikoloğu Dilara Boyraz Giriş, hastaların sürekli güçlü ve pozitif görünmesi yönündeki beklentinin ek baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Giriş, çevreden iyi niyetle söylenen “Pozitif düşün”, “Sen çok güçlüsün” ve “Moralini yüksek tutarsan iyileşirsin” gibi ifadelerin, hastaların yaşadığı korku, üzüntü ve öfkeyi dile getirmesini zorlaştırabileceğini söyledi. Meme kanseri tanısı alan kadınların hastalığın farklı aşamalarında değişen psikolojik güçlüklerle karşılaşabildiğini ifade eden Giriş, psikolojik desteğin kanser bakımının önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

İyi Niyetli Sözler Her Zaman Beklenen Etkiyi Oluşturmayabilir

Tanı sonrasındaki belirsizlik, tedavi sürecinde yaşanan fiziksel ve duygusal zorluklar ile hastalığın tekrarlama korkusu, kişinin günlük yaşamını etkileyebiliyor. Giriş, bu süreçte hastaların çevrelerinden sık sık moral verici sözler duyduğunu, ancak söz konusu ifadelerin her zaman beklenen etkiyi oluşturmayabileceğini belirtti.

Sürekli güçlü görünme beklentisinin hastaların duygularını açıkça ifade etmesini engelleyebileceğine dikkat çeken Giriş, “Meme kanseri denildiğinde sıklıkla kullanılan pembe kurdele, dayanışmanın ve umudun güçlü bir simgesidir. Ancak çevreden sıkça duyulan ‘Pozitif düşün’, ‘Sen çok güçlüsün’ ya da ‘Moralini yüksek tutarsan iyileşirsin’ gibi iyi niyetli sözler, kişinin korkusunu, öfkesini veya üzüntüsünü dile getirmesini zorlaştırabilir” dedi.

Hastalık karşısında ortaya çıkan korku ve üzüntünün doğal tepkiler olduğunu ifade eden Giriş, duyguların bastırılmasının yalnızlık hissini derinleştirebileceğini söyledi. Her hastanın süreci aynı şekilde yaşamadığını belirten Giriş, korku, belirsizlik, fiziksel yan etkiler, günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanma ve hastalığın tekrarlama endişesinin psikolojik zorlanmalara yol açabileceğini kaydetti.

Tedavi Sonrası Dönem De Dikkatle İzlenmeli

Meme kanseri tedavisinin tamamlanmasıyla birlikte tüm psikolojik güçlüklerin sona ermeyebileceğini belirten Dilara Boyraz Giriş, tedavi sonrası dönemin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Hastaların tedavi sırasında yaşadıklarını kimi zaman tedavi tamamlandıktan sonra anlamlandırmaya başladığını ifade eden Giriş, bu dönemde çevreden gelen desteğin azalmasının yeni zorluklar oluşturabileceğine dikkat çekti.

Giriş, “Bu dönem beklenmedik zorluklar getirebilir. Kişi yaşadıklarını ancak şimdi sindirmeye başlarken çevreden gelen destek azalabilir. Bu nedenle tedavinin bitiminden sonra psikolojik destek almak oldukça yaygındır” değerlendirmesinde bulundu.

İleri evre meme kanserinde ise uzun süreli tedavinin beraberinde getirdiği belirsizliklerin farklı psikolojik ihtiyaçlar doğurabileceğini belirtti.

Hangi Durumlarda Uzman Desteği Alınmalı?

Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, kanser sürecindeki duygusal zorlanmaların günlük yaşamı etkilemeye başlamasının profesyonel destek açısından önemli bir işaret olduğunu söyledi. Giriş, özellikle uyku düzeninin belirgin biçimde bozulması, günlük işleri sürdürmekte güçlük yaşanması, tedavi planına veya randevulara uymakta zorlanılması, ani ve yoğun duygu durum değişiklikleri, kaygı ve üzüntünün iş yaşamını ya da ilişkileri etkilemesi ve hastalığın tekrarlama korkusuyla baş edilememesi halinde ruh sağlığı uzmanına başvurulmasını önerdi.

Psikolojik destek yöntemlerinin kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenebileceğini ifade eden Giriş, düşünce ve davranışçı odaklı terapilerin kaygı ve depresyon belirtileriyle baş etmede, kabul ve kararlılık terapisinin belirsizlikle yaşamayı öğrenmede, farkındalık temelli müdahalelerin ise stres ve hastalığın tekrarlama korkusuyla mücadelede kullanılabildiğini söyledi. Benzer deneyimleri yaşayan kişilerin katıldığı destek gruplarının da yalnızlık hissinin azalmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Hasta Yakınlarına Destek Önerileri

Meme kanseri tanısının yalnızca hastayı değil, ailesini ve yakın çevresini de etkilediğini belirten Giriş, hasta yakınlarının çoğu zaman ne söyleyeceklerini bilemediğini ifade etti. Yanlış bir şey söyleme kaygısıyla sessiz kalmanın da sık karşılaşılan bir durum olduğunu aktaran Giriş, destek olmak için her zaman özel ya da etkileyici cümleler kurmak gerekmediğini vurguladı.

Giriş, “Her şey yoluna girecek” demek yerine “Yanındayım, neye ihtiyacın olursa söyle” ifadesinin hastanın duygularını küçümsemeden ona alan açacağını söyledi. Yemek hazırlamak, hastane randevusuna eşlik etmek veya birlikte vakit geçirmek gibi somut yardımların da hasta açısından anlamlı olabileceğini belirtti.

Hastaların her zaman olumlu düşünmek ya da güçlü görünmek zorunda olmadığını ifade eden Giriş, duyguların paylaşılabilmesinin ve gerektiğinde profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çekti. Psikolojik iyilik halinin kanser bakımında ikincil bir konu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Giriş, ruh sağlığı desteğinin tedavi sürecinin ayrılmaz bir bileşeni olduğunu söyledi.