Memişoğlu'ndan Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda Sağlıkta Üretim Vurgusu
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığının himayesinde düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın açılışında, Türk dünyasının sağlık alanındaki ortak birikiminin araştırma, üretim ve iş birliğiyle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 30 Ekim 2026 Cuma günü düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) iş birliğiyle gerçekleştirilen kurultayın bu yılki teması “Türk Tıp Dünyasında Üreten Sağlık: Küresel Sağlık Tehditleri Karşısında Dirençli Sağlık Sistemleri” oldu.
Konuşmasına Cumhuriyetin 103’üncü yıl dönümünü kutlayarak başlayan Bakan Memişoğlu, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve şehitleri rahmet ve saygıyla andı.
Bilimin değerini insan hayatına sağladığı katkıyla ölçtüklerini belirten Memişoğlu, hekimliğin bu anlayışın en önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Türk tıp dünyasının köklü bir şifa mirasına sahip olduğunu dile getiren Bakan Memişoğlu, bu mirasın Buhara’dan Anadolu’ya, geçmişte kaleme alınan eserlerden günümüz araştırma merkezlerine uzandığını söyledi.
Memişoğlu, Prof. Dr. Gazi Yaşargil ve Prof. Dr. Aziz Sancar’ın yeni kuşaklara ilham verdiğini vurguladı. Genç araştırmacıların bu isimlerden güç alması gerektiğini kaydeden Bakan, geçmişten gelen birikimin geleceğe yönelik sorumluluğu artırdığını belirtti. Bu sorumluluğun araştırma ve üretim yoluyla yerine getirilebileceğini ifade etti.
Türk Dünyasında Ortak Çalışma Çağrısı
Türk Dünyası’nın ortak hafızasını ortak çalışma iradesine dönüştürmesi gerektiğinin altını çizen Sağlık Bakanı Memişoğlu, üniversitelerin, laboratuvarların, hastanelerin ve üretim imkânlarının daha güçlü biçimde birbirine bağlanması çağrısında bulundu.
Araştırmaların ülkeler ve kurumlar arasında ortak yürütülmesinin önemine işaret eden Memişoğlu, gençlerin birbirini tanıması, birlikte çalışması ve üretmesi gerektiğini söyledi. Kurultayda bir araya gelen bilimsel birikimin insanlığın geleceği açısından önemli bir imkân oluşturduğunu dile getirdi.
Dünyanın pandemiler, afetler ve iklim krizi gibi başlıklar nedeniyle hassas sağlık sınavlarından geçtiğini belirten Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oluşturulan insan merkezli altyapısıyla küresel bir şifa üssü ve güven limanı hâline geldiğini ifade etti. Şehir hastanelerinden ambulans uçaklara uzanan kapasitenin yalnızca Türkiye vatandaşlarına değil, mazlumlara da umut olduğunu söyledi.
“Koruyan, Geliştiren Ve Üreten Sağlık” Modeli
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modelini hayata geçirdiklerini hatırlatan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanında kendi teknolojisini geliştirmesinin ve ürünlerini üretmesinin ortak bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
TÜSEB aracılığıyla araştırmacılara ve girişimcilere destek verdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, şehir hastanelerinde bulunan 29 Teknoloji Transfer Ofisi sayesinde sahadaki ihtiyaçların bilimsel çalışmalarla buluşturulduğunu aktardı. Bakanlık tarafından onaylanan ve TÜSEB’in desteklediği klinik araştırmalarda hastaların tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla karşılandığını bildirdi.
Sağlık alanında fikri bulunan araştırmacı ve girişimcilere çağrıda bulunan Memişoğlu, fikirlerin ürüne dönüşmesi için destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Bakan, başvurular için uretensaglik.gov.tr adresindeki portalı işaret ederek, “Fikirden ürüne, Türkiye’den dünyaya. Gelin birlikte geliştirelim, birlikte üretelim.” ifadelerini kullandı.
Yerli Ürünlerde Üretim Kapasitesi Artıyor
Türkiye’nin sağlık alanındaki yerli üretim kapasitesinin arttığını belirten Bakan Memişoğlu, tıbbi cihaz, aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarının sürdüğünü ve yerli ürünlerin dünyaya ihraç edildiğini söyledi.
Solunum cihazlarının 45, otomatik şok cihazlarının ise 18 ülkeye ulaştırıldığını kaydeden Memişoğlu, uluslararası üç ödüle sahip yerli kalp-akciğer makinesinin de ameliyatlarda kullanılmaya başlandığını açıkladı. Yerli mobil dijital röntgen cihazları ile ileri özelliklere sahip yoğun bakım monitörlerinin kamu hastanelerinde hizmete alındığını bildirdi.
Yerli ultrason cihazları için üretim tesisi kurulacağını belirten Bakan Memişoğlu, tesiste iki yıl içinde üretime geçilmesinin hedeflendiğini dile getirdi.
Aşı, ilaç ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalara da değinen Memişoğlu, yerli hepatit ve suçiçeği aşılarının kullanıma sunulduğunu, sekiz ayrı aşı için proje çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Hücre ve gen tedavilerindeki gelişmelere de dikkat çeken Sağlık Bakanı Memişoğlu, bu tedavileri Türkiye’de geliştirip uygulayabilir hâle geldiklerini söyledi. Yerli CAR-T hücre tedavisinin birçok hastaya başarıyla uygulandığını belirten Memişoğlu, üretim ve araştırma kapasitesini daha da geliştirerek Türkiye’nin kendi tedavilerini dünyaya sunmasını hedeflediklerini kaydetti.