Gündem

Metin Demir’in Doğum Gününde Gelen Böbrek Nakli Umudu

20 Ekim 2026 14:40

Erzurum’da 11 yıl boyunca haftada üç gün diyalize giren 60 yaşındaki Metin Demir, 25 Eylül’de yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım attı. Demir, nakil gününün doğum gününe denk geldiğini öğrenince mutluluk gözyaşlarına boğuldu.

Erzurum’da yaşayan 3 çocuk babası Metin Demir, böbrek yetmezliği tanısının ardından 11 yıl boyunca diyaliz tedavisi gördü. Haftada üç gün diyaliz makinesine bağlanarak yaşamını sürdüren Demir, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nden gelen dokuz ayrı çağrıya rağmen doku uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamadı.

Demir için beklediği umut, 25 Eylül’de doğdu. Giresun’da beyin ölümü gerçekleşen bir bağışçının böbreği, yapılan tetkiklerin ardından Demir için uygun bulundu. Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip, gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından operasyonu gerçekleştirdi.

Ameliyat sonrasında kendine gelen Demir, böbrek naklinin yapıldığı günün aynı zamanda kendi doğum günü olduğunu öğrendi. Bu bilgiyi öğrenince büyük bir sevinç yaşayan Demir, mutluluktan gözyaşlarını tutamadı.

Dokuz Kez Nakil İçin Çağrıldı

Rahatsızlığını, yıllar önce diyaliz tedavisi gören bir arkadaşına anlattığını belirten Demir, arkadaşının yönlendirmesiyle hastaneye başvurduğunu söyledi. Demir, kendisini hastaneye gitmesi için yönlendiren arkadaşını kısa süre sonra kaybettiğini aktardı.

11 yıllık diyaliz sürecinde dokuz kez nakil için merkeze çağrıldığını ancak her defasında doku uyumsuzluğu nedeniyle ameliyat olamadan geri döndüğünü anlatan Demir, son çağrıda ise umutsuz olduğunu ifade etti.

Demir, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “9 kez nakil için geldim ama olamadım. En son çağırdıklarında umutsuz gelmiştim. Demek ki her şeyin bir vakti, saati varmış. 25 Eylül sabahı diyalize girmiştim. Merkezin hemşiresi arayıp merkeze çağırdı. Nasip o güneymiş, o gün benim doğum günümdü. Giresun’dan gelen böbrek nakledildi. Doğum günüm için çok güzel bir hediye aldım.”

Giresun’daki bağışçı aileye teşekkür eden Demir, Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nde görev yapan doktor, hemşire ve personelin kendisiyle yakından ilgilendiğini söyledi. Diyalizden kurtulmanın kendisi için büyük bir nimet olduğunu belirten Demir, organ bağışının önemine dikkat çekti.

Demir, “Milletimiz bilinçli olarak organ bağışı yapsın, hayat kurtarsın. Mutluluktan gözyaşımı tutamıyorum. Diyalizden kurtuldum, bu çok büyük nimet” dedi.

“Kadavradan Bağış İstenilen Düzeyde Değil”

Doç. Dr. Necip Altundaş ise Metin Demir’in uzun süredir canlı vericisi bulunmayan ve kadavra listesinde bekleyen hastalardan biri olduğunu söyledi. Nakil gününün Demir’in doğum gününe denk geldiğini belirten Altundaş, hastanın bu ayrıntıyı kendilerine önceden bildirmediğini aktardı.

Operasyonun başarılı şekilde tamamlandığını belirten Altundaş, “Tedavisini güzel şekilde yaptık, donörden aldığımız böbreği taktık. Bundan sonra kendine dikkat eder ve bu böbrekle uzun süre hayatını idame ettirir” ifadelerini kullandı.

Organ nakli merkezinde 4 doktor, 10 hemşire ve 4 koordinatörün görev yaptığını belirten Altundaş, nakil öncesinde ciddi bir altyapı hazırlığı yapıldığını ve nefroloji kliniğinden destek alındığını kaydetti.

Türkiye’de kadavradan organ bağışının istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Altundaş, organ bağışının artmasının canlı nakillerin önüne geçebileceğini söyledi. Canlı nakillerde iki kişinin ameliyat edildiğini ve iki ayrı risk alındığını belirten Altundaş, kadavradan bağışta ise tek riskle naklin gerçekleştirilebildiğini ifade etti.

Altundaş, organ nakli sonrasında hastaların düzenli takip edilmesi ve ilaç tedavisine uyum göstermesi halinde uzun süre diyalizsiz yaşam sürdürebileceğini belirtti. Karaciğer nakli yapılan hastaların merkez tarafından, böbrek nakli yapılanların ise nefroloji kliniği tarafından takip edildiğini söyledi.