Nuh’un Gemisi Alanında Sondaj Heyecanı: Yapının Altından Kaya Değil Toprak Çıktı
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh’un Gemisi kalıntısı olduğuna inanılan alanda yürütülen araştırmalarda, oluşumun yekpare bir kaya kütlesi olmadığı belirlendi. Radar taramalarında tespit edilen anomaliler ile yerin altından çıkarılan organik ve kapkara toprak numuneleri, laboratuvar incelemelerinin sonucunu bekleyen ekibin çalışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olduğuna inanılan gemi biçimli oluşumda yürütülen araştırmalarda önemli bulgular elde edildi. 1959’dan bu yana ilk kez yerin derinliklerine inilerek gerçekleştirilen karotlu sondajlarda, oluşumun tamamen yekpare bir kaya kütlesinden meydana gelmediği görüldü. Sondaj çalışmalarında sürekli toprak numunelerine ulaşılırken, radar taramalarında yüzeyin altında doğal olmayan nesne veya yapılara işaret edebilecek anomaliler tespit edildi.
Gemi şeklindeki oluşum, 11 Eylül 1959’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Doğu Anadolu Bölgesi’nin haritasını çıkaran Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilmişti. Bu keşfin ardından alanın Nuh’un Gemisi’nin kalıntısı olabileceği iddiası gündeme geldi ve bölgede çok sayıda yerli ve yabancı araştırmacı çalışma yürüttü.
Üniversite İzniyle İlk Kez Derinlik İncelendi
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila’nın başkanlığında Mayıs 2026’da “Nuh’un Gemisi Araştırma Projesi” başlatıldı. Beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanının görev aldığı proje kapsamında, Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki gemi biçimli oluşumda yaklaşık 90 gün süren saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Çalışmalar sırasında dronlarla arazinin güncel yapısı modellendi, yeni nesil radar sistemiyle yüzeyin altı tarandı. Oluşumun farklı noktalarından yaklaşık bin toprak numunesi alındı ve laboratuvarlarda incelenmek üzere gönderildi. Bunun yanı sıra alanda karotlu sondaj çalışmaları yapıldı. Proje ekibi, bu izin kapsamında ilk kez üniversite tarafından yerin altına inilerek doğrudan numune alınabildiğini belirtti.
Proje başkan yardımcısı Andrew Jones, sezonun en dikkat çekici sonuçlarından birinin oluşumun yekpare bir kaya kütlesi olmadığının görülmesi olduğunu söyledi. Karotlu sondaj sırasında sürekli toprak numunesi elde edildiğini belirten Jones, bazı büyük kaya bloklarının bulunmasına rağmen karot makinesinin ağırlıklı olarak toprak çıkardığını ifade etti.
Jones, “Bazı kişiler buranın doğal bir oluşum olduğunu, yekpare bir kaya olduğunu ve milyonlarca yıl içerisinde aşınarak gemi şeklini aldığını öne sürüyordu. Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Alanda bazı büyük kaya blokları var fakat karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı” dedi.
Organik Toprak Ve Radar Anomalileri İnceleniyor
Ekip, sondajla çıkarılan numuneler arasında yüzeyin altında oldukça zenginleşmiş, organik ve kapkara bir toprak bulunduğunu bildirdi. Bu materyalin çürümüş ahşapla ya da insan faaliyetleriyle bağlantılı olup olmadığı, sürdürülen laboratuvar testleriyle ortaya konulacak.
Jones, elde edilen verilerin şu aşamada kesin bir sonuca işaret etmediğini vurguladı. Oluşumun doğal da insan yapımı da olabileceğini belirten Jones, araştırmanın amacının bu ihtimalleri bilimsel yöntemlerle değerlendirmek olduğunu kaydetti.
Ağustos ayında yapılan radar taramalarında yüzeyin altında bazı anomaliler tespit edildi. Radar verilerine ilişkin nihai rapor henüz hazırlanmazken, ön sonuçların ilginç bulgular ortaya koyduğu aktarıldı. Jones, Amerikalı radar bilimcisinin hazırlayacağı nihai raporun beklendiğini ve sondajın temel nedenlerinden birinin radar verilerinde görülen derinliklerden numune almak olduğunu söyledi.
Jones, 1959’daki keşiften bu yana yapılan çalışmaların büyük ölçüde yüzeydeki gemi şekline odaklandığını belirterek, hükümet izniyle bir üniversitenin ilk kez yerin altını inceleyebildiğini ifade etti. Bu kapsamda alınan karotlu sondaj izniyle oluşumun derinliklerinden örnekler toplandı.
Nihai Rapor İçin Gelecek Yıl Bekleniyor
Saha çalışmalarının tamamlandığını belirten Jones, radar verileriyle toprak numunelerinin birlikte değerlendirileceğini ve nihai raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.
Jones ayrıca sosyal medya ve bazı haber sitelerinde, araştırma sonuçları kesinleşmeden Nuh’un Gemisi’ne ilişkin kesin ifadeler kullanılmasına tepki gösterdi. Laboratuvar çalışmalarının ve nihai raporun henüz tamamlanmadığını vurgulayan Jones, araştırmanın sürdüğünü ve sonuçların şu an için kesin olmadığını söyledi.