Ömer Çelik: Siyasi Lince De Örtbasa Da İ̇zin Vermeyiz
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon tartışmaları üzerinden yürütüldüğünü savunduğu siyasi linç kampanyalarına tepki göstererek, ellerinde bilgi ve belge bulunanların adliyeye başvurması çağrısında bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul Esenler’de katıldığı programın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, fon tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesi, bakanlar ve AK Parti’nin kurumsal kimliğinin hedef alındığını savunarak siyasi linç kampanyalarına izin vermeyeceklerini söyledi.
Çelik, “Biz ne siyasi linç kampanyasına müsaade ederiz, insanların siyasi linç kampanyasıyla hedef gösterilmesine müsaade ederiz; ne de biriyle ilgili bir iddia varsa bunun siyasi himaye ile örtbas edilmesine müsaade ederiz” dedi. Ellerinde belge ve bilgi bulunan kişilerin bunları adliyeye götürmesi gerektiğini belirten Çelik, “Siyasi linç yoluyla insanlar hakkında önce ‘iddia’, ‘duyum’ denilerek insanlar linç ediliyor; ondan sonra yalan çıktığı zaman özür dilemiyorlar” ifadelerini kullandı.
Sezai Karakoç Vurgusu
Kültür sanat sezonunun açılışı için Esenler’de bulunduğunu belirten Çelik, bu yılki etkinliklerin “Diriliş Şairi” Sezai Karakoç üzerinden anlamlandırılacağını söyledi. Gençlerin, akademisyenlerin ve sanatçıların kültür sanat etkinlikleri etrafında bir araya gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Çelik, programın ardından Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine yanıt verdi.
Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifa etmesi veya Türkiye’yi yönetme kabiliyetini kaybettiğini ortaya koyması gerektiği yönündeki ifadelerini eleştiren Çelik, Erdoğan’ın Cumhuriyet tarihinin en yüksek siyasi kapasiteyle Türkiye’yi yöneten lideri olduğunu savundu. Çelik, Erdoğan’ın yalnızca Türkiye siyasetine değil, dünya siyasetine de yön veren liderlerden biri olduğunu söyledi.
“Türkiye’yi İstikrar Adası Haline Getirdi”
Türkiye’nin çevresindeki gelişmelere dikkat çeken Çelik; Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a saldırısı, Balkanlar’daki hareketlilik, Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz’deki kriz, Suriye ve Gazze’deki gelişmeler ile Akdeniz’deki askeri hareketliliği sıraladı. Bu tabloya rağmen Türkiye’nin bir “istikrar adası” ve diplomasi masalarının adresi haline geldiğini belirten Çelik, bunun Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği sayesinde olduğunu ifade etti.
Fon tartışmalarına da değinen Çelik, benzer olayların dünyanın farklı ülkelerinde yaşandığını, sahtekârlık ve dolandırıcılığın sınır tanımadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuya ilişkin irade ortaya koyduğunu belirten Çelik, hiçbir şeyin karanlıkta kalmayacağını, vatandaşların hakkını gasp edenlerin bedel ödeyeceğini ve mağdur vatandaşların haklarının iade edileceğini aktardı.
Çelik, bu süreçte devletin bütçesinden veya milletin cebinden ödeme yapılmayacağını, zararların fon dolandırıcılarından tahsil edileceğini ifade etti. Sistemin yeniden benzer sorunlar yaşamaması için yasa hazırlığı yapıldığını söyleyen Çelik, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında kurulan Fon Kurulu’nun Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla dördüncü toplantısını gerçekleştirdiğini belirtti.
“Kim Olursa Olsun Üzerine Gidilecek”
Adalet Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın koordinasyon içinde çalıştığını dile getiren Çelik, iddiaların kişiler arasındaki yakınlık ilişkilerine bakılmaksızın araştırılacağını söyledi. Masum olanların masumiyet karinesinden yararlanacağını, suçlu olduğu tespit edilenler hakkında ise adli ve mali süreçlerin işletileceğini kaydetti.
Muhalefetin fon tartışmasını siyasi linç kampanyasına dönüştürmeye çalıştığını öne süren Çelik, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana kapatma davası ve darbe girişimi gibi süreçlerle mücadele ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine yönelik sözlere karşı hukuki ve siyasi mücadelenin en yüksek seviyeye çıkarılacağını belirten Çelik, “Herkes haddini bilsin” dedi.
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olduğunu da açıkladı. AK Parti teşkilatlarının, Cumhurbaşkanı’na, Bakanlar Kurulu’na ve partinin kurumsal kimliğine yönelik saldırılara karşı hukuk ve siyaset zemininde mücadele edeceğini ifade etti.