Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan Azerbaycan’ın Giriş Yasağına Tepki
Başörtüsü yasağı ve Azerbaycan’daki yönetim anlayışına yönelik eleştirileri nedeniyle ülkeye girişinin engellendiğini belirten DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, kararı “trajikomik” ve ifade özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdi.
Özel Haber / Güneş OCAĞA - Mehmet Rumet SOYLU
DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Azerbaycan’ın başörtüsü yasağına ve ülkedeki yönetim anlayışına yönelik eleştirilerinin ardından kendisine uygulandığını belirttiği ülkeye giriş yasağı hakkında Güneydoğu Ekspres’e konuştu. Gergerlioğlu, kararın eleştirilere karşı bir yaptırım niteliği taşıdığını savunarak uygulamayı ifade özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirdi.
Azerbaycan yönetiminin, ülkedeki uygulamalara ilişkin eleştirileri demokratik yollarla yanıtlamak yerine yasakla karşılık verdiğini söyleyen Gergerlioğlu, giriş yasağının kendisi açısından şaşırtıcı olmaktan çok, Azerbaycan’daki yönetim anlayışını ortaya koyan bir karar olduğunu ifade etti.
“Trajikomik Bir Karar”
Azerbaycan’ın uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gergerlioğlu, ülkedeki siyasi yapının demokrasi ve insan hakları bakımından ciddi sorunlar taşıdığını öne sürdü. Gergerlioğlu, “Öncelikle trajikomik bir karar. Kendi ülkesinde baskıcı, zorba uygulamalar yapan, demokrasi ve insan haklarını çiğneyen bir iktidar var. Baskıcı, totaliter bir rejim Azerbaycan” dedi.
Gergerlioğlu, Azerbaycan’da uygulandığını belirttiği başörtüsü yasağına yönelik eleştirilerinin de giriş yasağının gerekçeleri arasında olduğunu söyledi. Başörtüsü yasağının geçmişte Türkiye’de de uygulandığını ve toplumsal tartışmalara yol açtığını hatırlatan Gergerlioğlu, bu tür yasakların din ve vicdan özgürlüğüyle bağdaşmadığını savundu.
Söz konusu uygulamayı “ilkel bir yasa” olarak nitelendiren Gergerlioğlu, Azerbaycan’ın bu kararla ilerleme yerine geriye doğru gittiğini belirtti. Başörtüsü yasağına karşı çıkmanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gergerlioğlu, kendisine yönelik giriş yasağının da bu eleştirilerin önünü kesmeye yönelik olduğunu dile getirdi.
“TürkPA’da İnsan Haklarını Savundum”
Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TürkPA) üyesi olduğunu hatırlatan Gergerlioğlu, parlamentolar arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi ve ekonomik iş birliği başlıklarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi. Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Kazakistan gibi ülkelerin parlamentoları arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan TürkPA’nın, demokrasi ve insan hakları açısından da bir zemin oluşturması gerektiğini belirtti.
Gergerlioğlu, TürkPA bünyesindeki çalışmalarda insan hakları ve vicdan merkezli bir yaklaşımı savunduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu komisyonda insan hakları ve vicdan merkezli bir buluşma olması gerektiğini söyledik. Zorbalık ve totalitarizm üzerine bir birliktelik değil, bu ülkelerin demokrasiye ve insan haklarına yaklaşması yönünde bir birliktelik olması gerektiğinin altını çizdim.”
“Diplomatik Saygısızlık”
Azerbaycan’ın giriş yasağı uygulamasını siyasetçileri de kapsayacak şekilde genişletmesini diplomatik açıdan eleştiren Gergerlioğlu, daha önce gazetecilerin ve sivil toplum aktivistlerinin de benzer yasaklarla karşılaştığını söyledi. Uygulamanın yalnızca kendisine yönelik bir karar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Gergerlioğlu, bunun Azerbaycan yönetiminin eleştirilere yaklaşımını gösterdiğini ifade etti.
Gergerlioğlu, “Bu, aynı zamanda nasıl bir diplomatik saygısızlık olduğunu da gösteriyor. Azerbaycan, bu uygulamayı genişleterek siyasetçilere de yöneltmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki iktidarın Azerbaycan’da uygulandığını belirttiği başörtüsü yasağı karşısındaki tutumunu da eleştiren Gergerlioğlu, hükümetin konuya ilişkin sessiz kaldığını savundu. Böyle bir uygulamanın bir milletvekiline yönelik olması karşısında Türkiye’nin tepki göstermesi gerektiğini belirten Gergerlioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Normalde bir milletvekiline yönelik bu saygısız tavır, totaliter bir ülke için çok ağır bir eleştiri konusu olmalı. Türkiye iktidarı açısından da öyle olmalı. Ama çıt yok, gördüğünüz gibi.”