Ral Yatırım Holding İ̇çin Konkordato Sürecinde Yeni Dönem
RAL Yatırım Holding’in 16 Ekim 2026’da yaptığı konkordato başvurusu, şirketin 19 Ekim’deki açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin üç aylık geçici mühlet kararı sonrasında holdingin mali yapısı, finansman kaynakları ve RALYH paylarının işlem göreceği pazar yeniden gündeme geldi.
RAL Yatırım Holding’in konkordato başvurusu sonrasında şirketin mali yapısı ve bundan sonraki hukuki süreç yatırımcıların gündemine taşındı. Holding, başvurusunu 16 Ekim 2026’da yaptığını 19 Ekim’de kamuoyuna açıkladı. Şirket, açıklamanın daha önce paylaşılmamasının yatırımcıların ve şirketin meşru menfaatlerini koruma amacı taşıdığını bildirdi.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, RAL Yatırım Holding hakkında 19 Ekim saat 17.10’dan geçerli olmak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verdi. Karar, İcra ve İflas Kanunu’nun 286 ve 287’nci maddeleri kapsamında alındı.
Geçici Mühlet Kararı Ne Anlama Geliyor?
Geçici mühlet, konkordato talebinin değerlendirildiği süreçte şirketin mali durumunun incelenmesine ve hukuki koruma çerçevesinin uygulanmasına imkân tanıyan bir aşama olarak öne çıkıyor. Bu karar, konkordatonun kesin olarak kabul edildiği anlamına gelmiyor.
Bu dönemde şirketin borçlarını nasıl yapılandıracağı, mali durumunun hangi şekilde değerlendirileceği ve süreç içinde hangi kararların alınacağı ilerleyen hukuki işlemlerle netleşecek. Bu nedenle geçici mühlet kararı ile iflas kararı aynı hukuki sonucu ifade etmiyor. Başvuru tarihi ile açıklamanın kamuoyuna duyurulduğu tarih arasındaki fark da şirketin KAP açıklamasında yer aldı.
Rıza Kandemir Kimdir?
RAL Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kandemir, 1976’da Ankara’da doğdu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnşaat Bölümü’nden mezun olan Kandemir, 2007 yılına kadar büyük inşaat firmalarında görev yaptı. Bu dönemin ardından Ral Yapı’yı kurarak kendi iş faaliyetlerini yürütmeye başladı.
Ral Yapı’nın ardından holding çatısı altında farklı şirketler ve faaliyet alanları oluşturuldu. Şirketin yönetim bilgilerine göre Rıza Kandemir; Ral Yapı’nın yanı sıra Trio Teknik, Hera Teknik, Ral Enerji, Ral Prestij ve Ral Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nda yönetim kurulu başkanlığı görevlerini yürütüyor. Söz konusu şirketler inşaat, enerji, teknik hizmetler ve yatırım alanlarıyla bağlantılı faaliyetlerde bulunuyor.
Kandemir’in holdingdeki görevi yalnızca ortaklık payıyla sınırlı değil. Yönetim kurulu başkanlığını da yürüten Kandemir’in rolü, şirketin yönetim yapısında merkezi bir konum oluşturuyor. Bununla birlikte konkordato başvurusu, RAL Yatırım Holding A.Ş. adına yapılan kurumsal bir işlem niteliği taşıyor.
Finansman Sorunlarının Gerekçeleri
Holdingin açıklamasında, ana ortak hakkında alınan tedbir kararının şirketin tüzel kişiliğinden ve faaliyetlerinden bağımsız olduğu vurgulandı. Açıklamaya göre buna rağmen finansal kuruluşların yaklaşımı değişti ve banka ile aracı kurumlar üzerinden sağlanan finansman imkânları önemli ölçüde daraldı. Şirket, bu durumun mevcut finansal ilişkilerin olağan işleyişini de etkilediğini bildirdi.
RAL Yatırım Holding ayrıca kamu kurumlarıyla yürütülen projelerde beklenen finansal ve operasyonel iş birliğinin yeterli seviyede sağlanamamasının nakit akışı üzerindeki baskıyı artırdığını açıkladı. Bu unsurlar, holdingin konkordato başvurusuna ilişkin açıklamasında yer verilen finansal koşullar arasında bulunuyor.
RALYH Payları Hangi Pazarda İşlem Görecek?
Borsa İstanbul, konkordato başvurusu ve geçici mühlet kararı sonrasında RALYH paylarının işlem sırasını 20 Ekim’de kapalı tuttu. Payların 21 Ekim 2026’dan itibaren Yakın İzleme Pazarı’nda yeniden işlem görmesine karar verildi.
Bu kararla birlikte RALYH paylarının işlem göreceği pazar değişti. Yatırımcılar açısından şirketin KAP açıklamaları ve Borsa İstanbul duyuruları, sürecin takip edilmesi gereken başlıca kaynaklar olarak öne çıktı.
RALYH hisseleri 19 Ekim’de yüzde 10 değer kaybederek 21,78 TL’den kapandı. Yıl içinde 401,75 TL’ye kadar yükselen hisse, bu zirve seviyeye göre yüzde 94’ün üzerinde geriledi. Hissenin geçmiş dönemde yaşadığı kayıp ile konkordato sürecinin bundan sonra nasıl ilerleyeceği birbirinden ayrı konular olarak değerlendiriliyor. Gelecekteki fiyat hareketleri konusunda kesin bir sonuç çıkarmak ise mümkün değil.