Güncel

Reyhan Alkan Karlıdağ’ın Öykü Kitabı Okurla Buluştu

22 Ekim 2026 14:09

Yazar Reyhan Alkan Karlıdağ’ın dokuz öyküden oluşan “Uzak Neresi” adlı kitabı yayımlandı. Kitapta güncel yaşamdan geleceğe uzanan, toplumsal farkındalığa vurgu yapan kısa öyküler yer alıyor.

ÖZEL HABER / Mümin AĞCAKAYA

Yirmi yıldır yaygın ve yerel dergilerde köşe yazıları, araştırma yazıları ve öyküler kaleme alan yazar Reyhan Alkan Karlıdağ’ın “Uzak Neresi” adlı kitabı yayımlandı. Karlıdağ’ın biriktirdiği öyküler arasından seçilen dokuz çalışma, kitapta okurla buluştu.

Günlük hayatın yoğunluğu içinde gözden kaçan ayrıntılara, insan ilişkilerine ve toplumsal meselelere odaklanan kitapta her öykü farklı bir temayı ele alıyor. Yazar, toplum olarak uzun metinler okumaya eskisi kadar zaman ayrılmadığını düşündüğü için öykülerini mümkün olduğunca kısa tuttuğunu belirtiyor. Ancak bu kısalık, anlatılanların etkisini azaltmak yerine okurun metin üzerinde düşünmesine alan açıyor.

Öykülerin Temaları Yaşamdan Besleniyor

Güneydoğu Ekspres’in sorularını yanıtlayan Karlıdağ, öykülerini oluştururken farklı olaylardan ve kişilerden esinlendiğini söyledi. Kitabın ilk öyküsü olan “Kadavra”yı yazarken temel temasının kişilik bölünmesi olduğunu ifade eden yazar, bu konu üzerinde bir psikolog kadar araştırma yaptığını ve incelemelerde bulunduğunu aktardı. Öykünün, Şubat Diyarbakır depreminde ailesini kaybeden genç bir kızın yaşadıklarını anlattığını belirtti.

Kitaba adını veren “Uzak Neresi” öyküsünde ise yakın çevresinden bir kişinin fiziksel eksikliğini ele aldığını anlatan Karlıdağ, söz konusu kişiyi yıllarca gözlemlediğini söyledi. Onun yaşadıklarının ve hissettiklerinin gözlerine yansıdığını belirten yazar, bu yansımaları metne aktardığını dile getirdi.

“Nar” adlı öykünün de kitabın önemli çalışmalarından biri olduğunu belirten Karlıdağ, nar kelimesinin Arapçada “ateş” anlamına geldiğine dikkat çekti. Öyküde, 90’lı yıllarda köyleri ve evleri yakılan bir ailenin batıya göçü ile sonrasında yaşadıklarının anlatıldığını söyledi.

“Sıra Sende” adlı öyküsünde distopik çağrışımlara yer verdiğini belirten yazar, çalışmayı bundan 400 yıl sonrasını hayal ederek ve geleceği sorgulamaya çalışarak kaleme aldığını ifade etti. Diğer öykülerinde ise renklerin çarpışması üzerinden kültür farklılıklarını işlediğini anlattı. Karlıdağ, bir Kürt genciyle bir Türk kızının evlenmesinin ardından yaşanan yaşam mücadelesini “Ezo ile Lorin” adlı öyküde ele aldığını ve kadın fikri üzerinde durduğunu belirtti.

“Yazmak Beni Büyüttü”

Yazma serüveninin ortaokul yıllarında başladığını anlatan Reyhan Alkan Karlıdağ, yedinci sınıfta 700-800 kişinin katıldığı bir kompozisyon yarışmasında birinci olduğunu söyledi. O günden sonra yazmayı sürdürdüğünü belirten Karlıdağ, yazmanın kendisini büyüttüğünü ifade etti.

Yazmak için öncelikle okumak gerektiğini vurgulayan yazar, okumanın yalnızca edebiyat alanında değil, hayatın pek çok ayrıntısını fark etme konusunda da etkili olduğunu söyledi. Okumanın ufku genişlettiğini ve olayları daha iyi analiz etmeyi sağladığını belirten Karlıdağ, yazmayı okumanın ikinci perdesi olarak nitelendirdi.

Duygularını insanlara konuşarak ya da açıklayarak anlatmak yerine zaman zaman yazarak ifade ettiğini söyleyen Karlıdağ, yazmanın kendi küçük ufkunu genişlettiğini dile getirdi. Yazmanın bakış açısını değiştirdiğini, araştırma ve sorgulama alışkanlığı kazandırdığını belirten yazar, her duyduğuna ve gördüğüne hemen inanmamayı öğrendiğini ifade etti.

Karlıdağ, Kürtçe sekiz-dokuz skeç yazdığını ve bunları çoğaltmayı düşündüğünü de söyledi. Bazı çalışmalarını tiyatro oyunu biçiminde kaleme aldığını belirten yazar, yazılmış olanları daha kapsamlı ve ayrıntılı çalışmalarla genişleteceğini aktardı.

“Uzaklık Duygu Ve Gönül Bağıyla İlgili”

“Uzak Neresi” isminin taşıdığı anlamı da anlatan Karlıdağ, uzak ve yakın kavramlarının ironik olduğunu söyledi. Bir şeyin bazen burnun ucunda ya da hemen yanı başında bulunabileceğini belirten yazar, görmek istenmeyen şeylerin uzakta kabul edilebildiğini ifade etti. Buna karşılık, çok uzakta, halk deyimiyle Fizanda olsa bile görmek isteyen kişi için o şeyin çok yakın olabileceğini dile getirdi. Karlıdağ’a göre yakınlık ve uzaklık, duygu, düşünce ve gönül bağıyla ilgili.

Kitabın adı ve kapağıyla ilgili olumlu tepkiler aldığını belirten yazar, eleştirilerin ise öykülerin kısa tutulması üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Okurlardan “Niye bu kadar kısa kestin, niye devam etmedin, tadı damağımızda kaldı” şeklinde yorumlar aldığını aktaran Karlıdağ, bunun zaten amaçladığı etki olduğunu ifade etti.

Bazı öykülerin sonunu açık bıraktığını belirten Karlıdağ, her şeyin her zaman kesin bir sonuca bağlanamayacağını söyledi. Öykülerin sonucunu kimi zaman okura bıraktığını ifade eden yazar, okuyucunun metinleri kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlamasını tercih ettiğini dile getirdi.