Gündem

Saimbeyli-Feke Hattında Deprem Hareketliliği Sürüyor

05 Ekim 2026 15:10

Adana’nın Saimbeyli ilçesi ve çevresinde 4 ve üzeri büyüklükte art arda 6 deprem meydana geldi. Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki koridorda 5 ile 5.8 büyüklüğünde depremlerin beklenebileceğini söyledi.

Adana’nın Saimbeyli ilçesi ve yakın çevresinde kısa aralıklarla meydana gelen depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. 4 ve üzeri büyüklükteki sarsıntıların ardından açıklamalarda bulunan Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki koridorun jeolojik açıdan “makaslama zonu” niteliğinde olduğunu belirtti.

Ünlügenç, söz konusu bölgede 5 ile 5.8 arasındaki büyüklüklerde depremlerin meydana gelebileceğini ifade etti. Sismik hareketliliğin devam edebileceğini belirten Ünlügenç, “Bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir” dedi.

Saimbeyli Ve Çevresinde 6 Sarsıntı

Saimbeyli’de dün saat 14.19’da 4,8 büyüklüğünde deprem kaydedildi. İlk sarsıntının ardından yalnızca 17 dakika sonra, saat 14.36’da 4,9 büyüklüğünde ikinci deprem meydana geldi. Saat 14.43’te ise merkez üssü Osmaniye’nin Sumbas ilçesi olan 5.2 büyüklüğünde üçüncü sarsıntı yaşandı.

Bölgedeki hareketlilik akşam saatlerinde de sürdü. Aynı gün saat 19.00’da 4.3 büyüklüğünde bir deprem meydana gelirken, saat 20.28’de Saimbeyli’de 4.4 büyüklüğünde bir başka sarsıntı kaydedildi. Bugün saat 01.51’de meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremle birlikte 4 ve üzeri büyüklükteki sarsıntıların sayısı 6’ya ulaştı. Depremler Adana’nın yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

21 Eylül’de De 5 Büyüklüğünde Deprem Oldu

Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, son sarsıntıların yanı sıra yaklaşık iki hafta önce de bölgede deprem meydana geldiğini hatırlattı. 21 Eylül’de saat 04.02’de merkez üssü Adana’nın Saimbeyli ilçesi olan 5 büyüklüğünde bir deprem yaşandı.

Saimbeyli ilçesinde sık sık saha çalışmaları yaptıklarını belirten Ünlügenç, son hareketliliği bölgenin jeolojik yapısı üzerinden değerlendirdi. Ünlügenç’e göre Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki koridor, tektonik özellikleri bakımından “makaslama zonu” olarak öne çıkıyor.

Tektonik Yapıya Dikkat Çekti

Adana ve yakın çevresinin çok sayıda tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu ifade eden Ünlügenç; Doğu Anadolu Fay Sistemi, Ecemiş Fay Zonu, Sürgü-Çardak Fay Zonu ile Savrun, Kozan, İmamoğlu, Karataş-Ceyhan-Osmaniye, Toprakkale ve Yumurtalık faylarının bölgede etkili olduğunu söyledi.

Son depremlerin meydana geldiği alanın karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge olduğunu belirten Ünlügenç, “Depremin meydana geldiği Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki koridor jeolojik açıdan bir ‘makaslama zonu’ konumunda bulunuyor. Bu bölgede 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında binlerce sarsıntı oluştu ve 5 ve üzeri sarsıntılar halen devam ediyor. Karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge” dedi.

5 İle 5.8 Arasındaki Büyüklüklere İşaret Etti

Ünlügenç, bölgenin makaslama zonu olmasının yanı sıra tektonik açıdan kompleks ve zayıf bir yapı taşıdığını ifade etti. Yer kabuğunda biriken potansiyel enerjinin bu tür alanlarda kinetik enerjiye dönüşebileceğini belirten Ünlügenç, bölgede 5 ile 5.8 arasındaki büyüklüklerde depremler yaşanabileceğini söyledi.

Uzman isim, “Bu bölge; makaslama zonu ve tektonik yönden kompleks, zayıf bir zon olduğundan yer kabuğunda birikmiş olan potansiyel enerjinin kolaylıkla kinetik enerjiye dönüşebileceği en olağan, en beklenen bölge” ifadelerini kullandı.

Sismik Faaliyetlerin Sürebileceğini Söyledi

Bölgede birtakım sismik faaliyetlerin devam edeceğini belirten Ünlügenç, bu büyüklüklerdeki depremlerin halka büyük zararlar vereceğini düşünmediğini ifade etti. Yer kabuğunda biriken enerjinin zaman zaman küçük ölçekli sarsıntılarla açığa çıkmasının bölgeyi rahatlatabileceğini belirten Ünlügenç, enerjinin uzun süre birikerek tek seferde açığa çıkması yerine küçük salınımlarla boşalmasının daha uygun olduğunu söyledi.

Ünlügenç, bölgedeki olası sismik hareketliliğe ilişkin, “Bundan sonrası için bizim düşüncemiz; bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Depreme Dirençli Yapılaşma Vurgusu

Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Ünlügenç, yer kabuğunun sürekli hareket halinde bulunduğunu söyledi. Levhaların birbirini sıkıştırması ve sınırları boyunca kayması sonucunda potansiyel enerji üretildiğini belirten Ünlügenç, özellikle zayıf zonlarda depremlerin yaşanmaya devam edeceğini kaydetti.

Yapılaşmanın yönetmeliklere uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve deprem dirençli şehirlerin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Ünlügenç, gelişmiş ülkelerde 7 ve üzeri büyüklükteki depremlerde insanların binalarından kaçmadığını, kendilerini korumak için binalarına girdiklerini söyledi. Ünlügenç, Türkiye’de de benzer koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti.