Gündem

Sakarya’da 74 Yılın Günlük Yağış Rekoru Kırıldı

30 Eylül 2026 16:34

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 28 Eylül sabahından 29 Eylül sabahına kadar Sakarya’nın bazı ilçelerinde metrekareye 150 kilograma ulaşan yağış ölçüldüğünü açıkladı. Adapazarı’nda kaydedilen değer, 1951’den bu yana görülen en yüksek günlük yağış oldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Sakarya’da etkili olan yağışın miktarına ve kentte yaşanan su baskınlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadıoğlu’nun aktardığı verilere göre, 28 Eylül sabahı ile 29 Eylül sabahı arasındaki 24 saatlik süreçte Sakarya’nın farklı ilçelerinde oldukça yüksek yağış değerleri ölçüldü.

Bu süre içinde Ferizli’de metrekareye 150 kilogram, Karapürçek’te 144 kilogram, Adapazarı’nda 133,6 kilogram, Akyazı’da 129 kilogram ve Hendek’te 126 kilogram yağış düştü. Söz konusu değerlerin, 1951’den bu yana kayıtlara geçen en yüksek ölçümler olduğu belirtildi.

Adapazarı’nda Önceki Rekor Geride Kaldı

Prof. Dr. Kadıoğlu, Adapazarı’nda ölçülen yağışın, istasyon kayıtlarındaki önceki en yüksek günlük değeri aştığını ifade etti. Kadıoğlu, “Adapazarı’nda ölçülen metrekareye 133,6 kilogram yağış, istasyonun 1951’den bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek günlük yağış olan 26 Haziran 1999’daki 127,7 kilogramı geçti. Kısacası Sakarya, ölçüm tarihinin en yağışlı gününü yaşadı.” dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uzun yıllar ortalamasına göre Sakarya’da eylül ayında metrekareye 51,5 kilogram yağış düşüyor. Kadıoğlu, tek bir günde ölçülen yağışın bu aylık ortalamanın birkaç katına çıktığına dikkat çekti. Adapazarı’ndaki 133,6 kilogramlık yağış, eylül ayı ortalamasının yaklaşık 2,6 katına karşılık geldi. Ferizli’de kaydedilen 150 kilogramlık yağış ise aylık ortalamanın yaklaşık 2,9 katı oldu.

Kadıoğlu, “Sakarya’da tek günde, bütün eylül ayında düşmesi beklenen yağışın 2,5 ila 3 katı düştü.” ifadelerini kullandı.

Bursa’daki Değer Sakarya’dan Farklı

Değerlendirmesinde Bursa’daki yağışlara da değinen Kadıoğlu, Mudanya’da 29 Eylül’de metrekareye düşen yağışın 13,7 ile 15 kilogram arasında kaldığını belirtti. Bu miktarın tek başına olağan dışı olmadığını söyleyen Kadıoğlu, Sakarya’daki tablonun ise çok daha yüksek yağış değerleriyle ayrıştığını ifade etti.

Sakarya’da su baskınlarının yaşandığını anımsatan Kadıoğlu, sel riskinin yalnızca yağışın toplam miktarıyla açıklanamayacağını vurguladı. Yağışın ne kadar sürede düştüğü ve kent geneline nasıl dağıldığının da belirleyici olduğunu belirten Kadıoğlu, tek bir olaydan geleceğe ilişkin kesin sonuç çıkarılamayacağını ancak uzun dönemli kayıtların kuvvetli yağışlarda artış yaşandığını gösterdiğini kaydetti.

İklim Değişikliği Aşırı Yağışların Olasılığını Artırıyor

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) son raporuna atıfta bulunan Prof. Dr. Kadıoğlu, küresel ısınmadaki her 1 derecelik artışın en şiddetli günlük yağışları yaklaşık yüzde 7 güçlendirmesinin beklendiğini aktardı.

Kadıoğlu, “Küresel ısınmadaki her 1 derecelik artışın en şiddetli günlük yağışları yaklaşık yüzde 7 güçlendirmesi bekleniyor. Bu tek olayın ne kadarının iklim değişikliğinden kaynaklandığını söylemek için ayrı bir bilimsel atıf çalışması gerekir ama iklim değişikliği zarı hileli hale getiriyor, bu tür aşırı yağışların görülme olasılığı ve şiddeti artıyor.” diye konuştu.

Eylül ayının kuvvetli yağışlar açısından kritik bir dönem olduğuna işaret eden Kadıoğlu, yazdan kalan sıcak deniz yüzeyinin atmosfere bol miktarda nem ve enerji verdiğini söyledi. Bu nemli havanın üst seviyelerden gelen soğuk havayla karşılaşması halinde konvektif hareketlerin oluştuğunu belirten Kadıoğlu, sürecin gök gürültülü sağanaklara dönüşebildiğini ifade etti.

Altyapı Ve Kentleşme Belirleyici

Sellerin yalnızca aşırı yağıştan kaynaklanmadığını belirten Kadıoğlu; kentleşme biçimi, dere yatakları ve yağmur suyu altyapısının da taşkınlarda etkili olduğunu dile getirdi. Kentlerin dirençli hale getirilmesi için dere yataklarının yapılaşmadan temizlenmesi, üstü kapatılan derelerin uygun yerlerde yeniden açılması ve riskli alanların imara kapatılması gerektiğini kaydetti.

Altyapının gelecekte artması beklenen yağışlara göre boyutlandırılması gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, yağmur suyu ve atık su hatlarının ayrılmasını önerdi. Geçirgen zeminler, yağmur bahçeleri ve yeşil alanlarla sünger kent uygulamalarının yaygınlaştırılması; ızgara ve menfezlerin düzenli temizlenmesi gerektiğini belirtti.

Kadıoğlu ayrıca alt geçit ve metro girişleri gibi alçak noktalarda su seviyesi algılayıcıları ile otomatik kapatma sistemlerinin kullanılmasını, erken uyarıların mahalle düzeyinde etki temelli uyarılara dönüştürülmesini istedi. Taşkın riskinin havza ölçeğinde yönetilmesi gerektiğini söyleyen Kadıoğlu, vatandaşlara da kuvvetli yağış sırasında alt geçitlere ve su basmış yollara araçla girmemeleri, dere kenarlarından uzak durmaları çağrısında bulundu.