Gündem

Türk Mühendislerden Madencilikte 200 Bin Dolarlık Yerli Çözüm

26 Ekim 2026 13:43

Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğinde geliştirilen elektrohidrolik yükleyici, yaklaşık yüzde 70 yerlilik oranıyla üretildi. Yurt dışından yaklaşık 500 bin dolara alınan benzer makinenin, ilk tasarım maliyeti yaklaşık 200 bin dolar oldu.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Maden Makineleri Fabrikası ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) akademisyenlerinin ortak çalışması, madencilik sektöründe dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemli bir sonuç verdi. Yer altı madenciliğinin ihtiyaçları dikkate alınarak sıfırdan tasarlanan elektrohidrolik yükleyicinin açılışı gerçekleştirildi.

Üretim sürecinde üniversitenin akademik birikimi ile TTK Maden Makineleri Fabrikasının mühendislik ve imalat imkânlarından yararlanıldı. Yerli imkânlarla geliştirilen makinede yaklaşık yüzde 70 yerlilik oranına ulaşıldı. İlk tasarım maliyeti yaklaşık 200 bin dolar olan elektrohidrolik yükleyicinin, yurt dışından ithal edilen benzerlerine göre daha düşük maliyetle üretildiği belirtildi.

İthal Makineye Göre Daha Düşük Maliyet

TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, makinenin ekonomik boyutuna ilişkin değerlendirmesinde, ilk tasarım maliyetinin yaklaşık 200 bin dolar olduğunu açıkladı. Yurt dışından ithal edilen benzer bir yükleyicinin yaklaşık 500 bin dolara mal olduğunu belirten Kiraz, üretimin kurumun kendi imkânlarıyla sürdürüleceğini söyledi.

Kiraz, “Yaklaşık 200 bin dolarlık bir maliyet var. Bu tabii ki ilk tasarım maliyetindeki elde edilen. Benzer ürün yurt dışından yaklaşık 500 bin dolara ithal ettiğimiz bir ürün, artık bunu yerli ve milli, çok daha ucuz, daha ekonomik şekilde üretimine devam edeceğiz” dedi.

Makinenin, yer altı çalışma koşullarına uygun şekilde geliştirildiğini aktaran Kiraz, tasarım öncesinde akademisyenlerin sahadaki uygulamaları incelediğini ifade etti. İhtiyaçların belirlenmesinin ardından teknik veriler doğrultusunda makinenin sıfırdan tasarlandığını belirten Kiraz, projede TTK Genel İşletme Müdürü Kadir Çelik’in de önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

Kiraz, “Biz projeye başladığımız zaman genel işletme müdürümüz Kadir Çelik Bey projenin bu noktaya gelmesi noktasında, akademik iş birliği noktasında oldukça çaba, gayret ve başarı gösterdi. Bugün bu makine, burada yer altında çalışacak şekilde hazırsa, akademisyen arkadaşlarımızın önce teknik verileri alıp, sahadaki uygulamaları görüp arkasından belirlediğimiz ihtiyaca göre sıfırdan tasarlayıp ortaya koyduğumuz bir ürün var” diye konuştu.

Maden Makineleri Fabrikasında Üretim Geleneği

TTK Maden Makineleri Fabrikasının geçmişte dökümhaneden nihai ürüne kadar üretim yapabilen entegre bir tesis olarak faaliyet gösterdiğini hatırlatan Kiraz, fabrikanın özellikle 1970’li yıllarda ve Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasındaki ambargo döneminde önemli üretimler gerçekleştirdiğini söyledi.

O dönemde bini aşkın çalışanla faaliyet gösteren fabrikada 70’in üzerinde farklı makine ve teçhizat üretildiğini aktaran Kiraz, Türkiye’de sanayinin gelişmesiyle birlikte tesisin üretim anlayışının da değiştiğini belirtti. Piyasada yerli üretimi bulunan ekipmanların üretiminden zamanla çekildiklerini ifade eden Kiraz, odağın yurt dışından döviz ödenerek getirilen, katma değeri yüksek makine ve teçhizatlara yöneldiğini anlattı.

Kiraz, “Ülkemizdeki sanayinin gelişmesiyle birlikte son dönemde yerli üretimin olduğu teçhizatın üretiminden Maden Makineleri Fabrikası olarak biz çekildik. Neyi hedefledik? Katma değeri yüksek, yurt dışına döviz vererek aldığımız makine ve teçhizatın, ekipmanların üretilmesi noktasında bir evrilmemiz oldu. Bu ürün de onun nihai yansımalarından. Yurt dışına döviz vererek aldığımız birçok teçhizatı biz bu fabrikada üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeni Projeler Ve İhracat Hedefi

Üniversite ile ortak çalışmaların sürdürülmesini istediklerini belirten Kiraz, TTK’nın ve ülkenin ihtiyaçlarına yönelik başka makinelerin geliştirilmesi için hazırlanan taslak projelerin bulunduğunu açıkladı. Bu çalışmaların ilerleyen dönemde netleştirilerek tasarım ve üretim süreçlerinin birlikte yürütüleceğini belirten Kiraz, nihai hedefler arasında ihracata yönelik projelerin de bulunduğunu söyledi.

Kiraz, “Üniversite-sanayi işbirliği noktasında başlamış olduğumuz bu makineden sonra kurumumuzun ihtiyacı, ülkemizin ihtiyacı ve nihai hedef olarak ihracata dönük çalışmalarımızın devamı noktasında karşılıklı işbirliklerimizin devam etmesini aynı şekilde biz de istiyoruz. Belli birkaç taslak projemiz var, onları zaten kendileriyle konuşuyoruz; önümüzdeki süreçte netleştirip üretim, tasarım süreçlerine beraber devam edeceğiz” dedi.

BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu da TTK ile üniversitenin ortak çalışması sonucunda ortaya çıkan makinenin açılışını yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Karasu, makinenin yüzde 70 oranında yerli ve milli olduğunu vurgulayarak, projenin her iki kurumun büyük emeğiyle hayata geçirildiğini söyledi.

Karasu, “Yüzde 70 oranında yerli ve milli, hem üniversitemizin hem de TTK’nın çok büyük emeği olan bir makinanın açılışı için buradayız. Bunun haklı gururunu hem üniversite olarak hem de TTK olarak bir arada yaşıyoruz” diye konuştu.