Üşümezsoy: Bu Koldan Büyük Deprem Çıkmaz
Marmara Denizi'nde dün akşam saat 22.08'de meydana gelen ve İstanbul'da da hissedilen deprem sonrası Prof. Dr. Şener Üşümezsoy değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, sarsıntının Yalova-Çınarcık kıyısından kuzeye uzanan ikincil kollarda gerçekleştiğini belirterek bu faylardan büyük bir deprem beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Marmara Denizi'nde dün akşam saat 22.08'de meydana gelen deprem, İstanbul'un özellikle Anadolu Yakası'nda hissedildi. AFAD tarafından yapılan açıklamada, depremin Marmara Denizi'nde meydana geldiği ve büyüklüğünün 3.5 olduğu bildirildi. Sarsıntının ardından gözler deprem uzmanlarının değerlendirmelerine çevrildi.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, depremle ilgili açıklamasında sarsıntının Yalova açıklarında, 1894 ve 1999 yıllarında kırılan fay hatlarına gelen kollarda meydana geldiğini ifade etti. Üşümezsoy, kamuoyunda zaman zaman “Adalar fayı hareketleniyor” şeklinde yorumlanan depremlerin, doğrudan Adalar fayında yaşanmadığını savundu.
Depremin Konumu İkincil Kollara İşaret Ediyor
Üşümezsoy, söz konusu hareketliliğin Yalova Çınarcık kıyısından kuzeye doğru uzanan ikincil kollarda görüldüğünü belirtti. Uzman, Adalar'ın yakınlarında hissedilen sarsıntıların da benzer biçimde kuzey yönünde ilerleyen ve ana fay hattını kesen ikincil kollarda meydana geldiğini söyledi.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yalova açıklarında olan bu deprem 1894 yılında kırılan fay ve 1999 yılında kırılan fay hattına velev gelen kollarda olan bir deprem. Adanın yakınlarında da olduğunda ‘Ada fayı hareketleniyor’ denilen depremde aslında ada fayı ölüdür ama onu kuzey yönlü kesen, kuzeye doğru giden ikinci kollarda olan depremde ve onu ada fayında denilmişti. Bu da Yalova Çınarcık kıyısından kuzeye doğru giden ikincil kollar.”
“Buradan Büyük Deprem Çıkmaz”
Üşümezsoy, bu bölgede meydana gelen sarsıntıların 1999 depremi sonrasında faylarda oluşan stresle ilişkili olduğunu belirterek büyük bir deprem beklemediğini söyledi. Kaynak metindeki değerlendirmesinde depremin büyüklüğünü 3.8 olarak nitelendiren Üşümezsoy, bunun yaklaşık bir dönüm arsa büyüklüğündeki fay düzleminde meydana gelen yırtılmaya işaret ettiğini ifade etti.
Üşümezsoy, “Bunlar 1999 depreminin artık geç stres yüklediği faylar üzerindeki depremler. Buradan büyük deprem çıkmaz. 3.8 büyüklüğünde bir deprem. Bir dönüm arsa kadar olan bir fay düzleminde yırtılmayı gösteriyor” dedi.
Uzman, yaz aylarında da Adalar fayına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu hatırlatarak, yaşanan sarsıntının Yalova Çınarcık kıyısından kuzeye uzanan ikincil kolların uç kesiminde gerçekleştiğini kaydetti. Ana kolun 1999 yılında kırıldığını ve stresini boşalttığını belirten Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin bu ana kola gelen yan kollarda kalan stresin etkisiyle oluştuğunu dile getirdi.
En Fazla 5 Büyüklüğünde Sarsıntılar
Üşümezsoy, bu fay kollarının büyük bir deprem üretmeyeceğini, ancak en fazla 5 büyüklüğünde sarsıntılara yol açabileceğini söyledi. Depremin İstanbul'un kuzey kıyılarında hissedilmesini ise fayın doğrultusunun kuzeye yönelmesine bağladı.
Uzmanın değerlendirmesine göre plaka sınırı, Armutlu Yarımadası'nın, yani Yalova ve Çınarcık kıyılarının önünden geçiyor. Bu hattın Kuzey Anadolu Fayı olduğunu belirten Üşümezsoy, haritalarda 1999'dan beri üzerinde spekülasyon yapılan ve ince çizgilerle gösterilen fayların ana faydan farklı olduğunu ifade etti.
Üşümezsoy, depremin meydana geldiği bölgenin Yalova Çınarcık kıyısından uzanan Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içindeki devamı olduğunu, Adalar'a doğru giden ayrı bir fay bulunmadığını savundu. “Adalar'a doğru giden bir fay söz konusu değildir. Öyle bir fay söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
İstanbul'un Anadolu kıyısında, özellikle Kartal ve Tuzla çevresinde sarsıntının hissedilmesini de açıklayan Üşümezsoy, Yalova'daki ana faya gelen fayların bir bölümünün Tuzla'ya, bir bölümünün ise batıya, Bakırköy yönüne uzandığını belirtti. Sarsıntının Tuzla yönündeki kesimde yaşanması nedeniyle kıyı bölgesinde hissedildiğini söyleyen uzman, Adalar fayında büyük deprem olacağı yönündeki inancın insanların her sarsıntıya karşı daha hassas yaklaşmasına yol açtığını ifade etti.
Üşümezsoy, son olarak depremin Kuzey Anadolu Fayı'nın Yalova Çınarcık kıyısı önünden geçen ana bölümüne gelen ikincil kollarda meydana geldiğini, bu kolların başlı başına büyük bir deprem üretmediğini ve hareketliliğin 1999 yılında açığa çıkan stresin tetiklemesiyle oluştuğunu belirtti.