Gündem

Yasa Dışı Üreme Hücresi Soruşturmasında Milyonluk Para Trafiği

24 Ekim 2026 16:58

İstanbul merkezli soruşturmada, Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu öne sürülen organizasyonda 53 şüphelinin yer aldığı belirtildi. Hacer T. ile Muharrem Ş. arasındaki karşılıklı para transferlerinin 2 milyon 600 bin 991 lira 53 kuruşa ulaştığı kaydedildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretine ilişkin yürütülen soruşturmada, 53 şüphelinin bulunduğu öne sürülen organizasyonun işleyişine dair ayrıntılar dosyaya yansıdı.

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan ve örgüt lideri olduğu değerlendirilen 31 yaşındaki Hacer T.’nin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirttiği öğrenildi. İki çocuk annesi olduğunu söyleyen Hacer T., geçimini çalıştığı şirketten aldığı maaşın yanı sıra donörlük faaliyetlerinden elde ettiği gelirle sağladığını ifade etti.

Donör Temini Ve Klinik Bağlantıları

Hacer T.’nin donörlük faaliyetlerine Emine Ç.’nin yönlendirmesiyle başladığını, Kıbrıs’taki işlemlerden 15-20 bin lira aldığını anlattığı belirtildi. Daha sonra Serap M. ile çalışmaya başladığını söyleyen şüpheli, bir işlemden 30 bin lira almasına rağmen hakkının yendiğini düşündüğü için bu bağlantıdan ayrıldığını, farklı aracılarla çalışarak kliniklere doğrudan gitmeye başladığını kaydetti.

Dosyadaki değerlendirmelerde, kendi donörlük deneyiminin ardından başka kadınların bulunması, kliniklere yönlendirilmesi ve işlem süreçlerinin koordine edilmesinde rol aldığı öne sürülen Hacer T.’nin organizasyonda merkezi konumda bulunduğu iddia edildi. Şüphelinin bazı işlemlerde donör takibi karşılığında 100-150 avro aldığı, bazı işlemler için ise ücret almadığını söylediği öğrenildi.

Mesajlaşma ve beyanlara göre donör adaylarının bulunması, kliniklerle iletişim kurulması, ilaç ve uçak bileti temini, muayenelerin ayarlanması ve ücretlerin tahsil edilmesi gibi işlerin farklı kişiler arasında paylaştırıldığı öne sürüldü. Dosyada Hacer T.’nin lider, Muharrem Ş., Ahucan A., Enis K., Hayat İ. ve Özlem T.’nin ise yönetici konumunda değerlendirildiği belirtildi. Emine Ç., Serap M. ve Esma K. gibi isimlerin de donör temini ve aracılık faaliyetleri kapsamında dosyada yer aldığı kaydedildi.

Seyahatler Ve Aday Profilleri İncelendi

Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre Merve Ş., 2023-2026 yılları arasında ağırlıklı olarak Kıbrıs’a, bir kez de Arnavutluk’a olmak üzere toplam 30 farklı tarihte yurt dışına çıktı. Yaklaşık 20 günlük aralıklarla gerçekleştiği belirtilen bazı seyahatlerin, donör temini ve yurt dışındaki tüp bebek merkezlerinde üreme hücresi elde edilmesi iddialarıyla bağlantılı olabileceği değerlendirildi.

Hacer T.’nin Kıbrıs, Gürcistan, Batum ve Tiran’a kadın yönlendirdiğini anlattığı öğrenildi. Ancak dosyada, uçuş kayıtlarının tek başına seyahatlerin hangi amaçla yapıldığını kesin biçimde ortaya koymadığı, kayıtların diğer delillerle birlikte değerlendirildiği vurgulandı.

Mesajlarda adayların yaş, boy, kilo, kan grubu, saç ve göz rengi gibi özelliklerinin fotoğraflarla birlikte kliniklere gönderildiği öne sürüldü. Bazı yazışmalarda adaylardan beş veya altı fotoğraf istendiği belirtildi. Hacer T.’nin bir adayın yaşıyla ilgili “Ben küçülttüm” ifadesini kullandığı mesajların da dosyaya girdiği kaydedildi.

İlaç Ve Muayene Süreçleri

Hacer T., Gonal-F, Puregon ve Menopur isimli ilaçların yumurtaların büyütülmesi amacıyla kullanıldığını, kendisinin de bazı ilaçları kullandığını belirtti. Gonapeptyl isimli ilaçla ilgili de açıklama yapan şüphelinin, ilaçların hangi tarihte ve hangi dozda kullanıldığını ayrı ayrı belirtmediği öğrenildi.

Dosyadaki yazışmalarda ilaç kutularının fotoğraflarının istendiği, iğne uygulamaları ile ultrason kontrollerinin görüntüler üzerinden takip edildiği öne sürüldü. Antalya’daki Baran ve Ankara’daki Filiz K. isimli kişilerden temin edilen ilaçların kadınlara ulaştırıldığı, reçetesiz gönderimlerle ilgili Nevzat isimli kişiyle yapılan görüşmelerin de incelendiği belirtildi.

Bazı donör adaylarının yurt dışındaki işlemlerden önce İstanbul’da muayeneye götürüldüğü kaydedildi. Hacer T.’nin bir donörü iki kadınla birlikte Pendik’teki bir doktora götürdüğü ve muayene ücretini nakit ödediği öğrenildi. Bazı muayenelerin kayıt dışı yapılmasının istendiğine ve hekimlere toplu ödeme ile elden para verilmesinin konuşulduğuna ilişkin yazışmaların da dosyada bulunduğu belirtildi.

Para Transferleri Ve Komisyon İddiaları

MASAK kayıtlarında Hacer T. ile Muharrem Ş. arasında karşılıklı para transferleri tespit edildi. 4 Eylül 2024 ile 26 Temmuz 2026 arasındaki listelenen hesap hareketlerinde Muharrem Ş.’den Hacer T.’ye 1 milyon 347 bin 341 lira 53 kuruş, Hacer T.’den Muharrem Ş.’ye ise 1 milyon 253 bin 650 lira gönderildiği belirtildi. İki kişi arasındaki toplam transfer tutarı 2 milyon 600 bin 991 lira 53 kuruş olarak kaydedildi.

Hacer T.’nin hesabına listelenen girişlerin 1 milyon 373 bin 501 lira 53 kuruş, çıkışların ise 1 milyon 394 bin 750 lira olduğu bildirildi. Dosyada, bu hareketlerin ilaç, muayene, yol masrafları ve borç ilişkilerini de içerebildiği, dolayısıyla doğrudan net kazanç olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Mesajlaşmalarda donörlere ödenecek ücretler ile aracılara verilecek komisyonlar konusunda pazarlıklar yapıldığı öne sürüldü. Bazı anlatımlarda işlem başına 8-10 bin avro gelir elde edildiği, donöre ise 800-1.000 avro ayrıldığı belirtildi. Hacer T.’nin bir görüşmede donöre 1.300 avro, kendisine ise 150-200 avro ödenmesini konuştuğu öğrenildi.

Soruşturma dosyasında bazı donörlerin ekonomik sıkıntı, borç ve ek gelir ihtiyacı nedeniyle faaliyetlere katıldıklarını anlattıkları kaydedildi. Ücret, bilet ve işlem takvimi nedeniyle aracılarla donörler arasında anlaşmazlıklar yaşandığı, bazı kişilerin kliniklerle doğrudan iletişim kurmak istediği belirtildi.

Dosyada ayrıca yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması ve yumurta toplama işlemlerinin birden fazla kez gerçekleştirildiğine ilişkin beyanlar yer aldı. Bu işlemlerin çeşitli tıbbi riskler taşıdığı, ancak adı geçen her donör açısından bu komplikasyonların yaşandığına dair kesin bir tespit bulunmadığı ifade edildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında ifadeler, telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, uçuş kayıtları ve mali hareketlere ilişkin incelemelerin sürdüğü öğrenildi. Bazı eylemlerin 2238 sayılı Kanun’un Ek 1’inci ve 15’inci maddeleri ile Türk Ceza Kanunu’nun 91’inci maddesi kapsamında değerlendirildiği, örgütlü suç iddiaları bakımından TCK’nin 220’nci maddesinin de gündeme geldiği belirtildi.