Bayburt’un Uğrak köyünde yaşayan 77 yaşındaki emekli İsmail Çeçen, emeklilik dönemini değerlendirmek için evinin içerisindeki samanlığı elektrik atölyesine çevirdi. Köyde “merek” olarak adlandırılan yapıyı kendi imkanlarıyla düzenleyen Çeçen, komşularının bozulan elektrikli eşyalarını karşılıksız onarıyor.
Kış aylarını İstanbul’da, yaz mevsimini ise Uğrak köyündeki evinde geçiren Çeçen, köyde bulunduğu dönemde atölyesinden ayrılmıyor. Kettle, davul fırın ve farklı elektrikli ev aletlerini tamir eden 77 yaşındaki emekli, gerektiğinde onarım için ihtiyaç duyduğu parça ve malzemeleri de kendi imkanlarıyla temin ediyor.
Çeçen’in tamir yaptığı kısa sürede köyde duyulurken, civar köylerden de bozulan eşyalar atölyesine getirilmeye başladı. Komşuları kimi zaman tamir edilmesi gereken eşyaları isimlerini yazmadan evinin kapısına bırakıyor. Çeçen ise kime ait olduğunu bilmediği eşyaları onardıktan sonra sahiplerinin gelip almasını bekliyor.
“Bu Uğraşı Çok Seviyorum”
Atölyesinde çalışmanın kendisi için günlük hayatının bir parçasına dönüştüğünü belirten Çeçen, emeklilik döneminde bu işle meşgul olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Çeçen, yaptığı işi şu sözlerle anlattı: “Bu yaştan sonra yapacağımız bir şey yok. Benim için bu uğraş olmuş oldu. Seviyorum, işimi çok seviyorum. Çeşit çeşit malzemem var. Böyle uğraşıp gidiyoruz.”
Komşusunun bıraktığı bir kettle’ı tamir ettiğini de aktaran Çeçen, “Kendisini görmedim, dün bırakmış gitmiş. Kettle’ın burada tamiratını yaptım. Biraz sonra gelir alır” ifadelerini kullandı.
“Samanlığı Kendine İş Yeri Yaptı”
İsmail Çeçen’in 56 yıllık hayat arkadaşı Safiye Çeçen, eşinin emekli olduktan sonra da çalışmayı sürdürdüğünü ancak bunu bir işten çok hobi olarak gördüğünü söyledi. Eşinin gün boyunca atölyede vakit geçirdiğini anlatan Safiye Çeçen, şu ifadeleri kullandı:
“Fransa’dan emekli olduktan sonra ben çalışmasını istemedim, bu onun hobisi. O çalışmak istedi, samanlığı kendine iş yeri yaptı. Akşama kadar burada, işi bitince gelip dinleniyor. Ertesi gün yine aynı devam ediyor.”
Eşinin yaptığı tamirlerin zamanla köyde duyulduğunu belirten Safiye Çeçen, vatandaşların bozulan eşyalarını bazen herhangi bir not bırakmadan evin kapısına koyduğunu dile getirdi. Poşetlerin içinde getirilen eşyaların kime ait olduğunun çoğu zaman bilinmediğini anlatan Çeçen, eşinin tamir ettiği eşyaların sahipleri tarafından alındığını söyledi.
Safiye Çeçen, eşinin köyde herkese yetişmeye çalıştığını “Bir İsmail bir köy” sözleriyle ifade ederek şöyle konuştu: “Sabahleyin kapıya bir bakardım poşetler asmışlar. İsimleri de yok, kimin olduğu belli değil. Eşim yapar, kiminse malzeme gelir alır gider. Para yok, pul yok, bir şey yok. İşte böyle hayatımız, memnunuz hayatımızdan.”
Yeniden Köyüne Dönüp Atölyesine Gidiyor
Yılın bir bölümünü Fransa’da geçiren ve zaman zaman yurt dışında yaşayan çocuklarının yanına giden İsmail Çeçen, köyünü özlediğinde yeniden Uğrak’a dönüyor. Sıla hasretiyle memleketine gelen Çeçen, dönüşünün ardından soluğu atölyesinde alıyor.
Yaz aylarını köyündeki evinde geçiren 77 yaşındaki emekli, bir yandan vaktini değerlendirirken diğer yandan komşularının bozulan eşyalarını onarıyor. Çeçen, herhangi bir ücret talep etmeden sürdürdüğü bu uğraşını severek devam ettiriyor.

