Deniz Göktaş, YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle açılan davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Gösterideki sözleri nedeniyle 3 Temmuz 2026’da tutuklanan ve 88 gün cezaevinde kalan Göktaş, mahkemede hem suçlamalara hem de tutukluluk sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Duruşmanın sonunda mahkeme, Deniz Göktaş’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün, “dini değerleri aşağılama” suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası verdi. “Suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat eden Göktaş, kararın ardından tahliye edildi. Böylece iki ayrı suçtan verilen cezaların toplamı 1 yıl 7 ay 5 gün oldu.
“Kuyu Tipi Bir Cezaevinde Güneş Görmeden”
Göktaş, savunmasında tutukluluk koşullarına da değindi. “3 Temmuz’dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden...” diyen komedyen, 88 günlük tutukluluk sürecini mahkeme heyetine anlattı. Savunmasının bir bölümünde, yaşadıklarının yalnızca kendi durumuyla sınırlı olmadığını belirten Göktaş, başka sanatçı ve yazarların da benzer süreçler nedeniyle otosansüre yönelebileceği endişesini dile getirdi.
Komedyen, kendisi hakkında idam talebinde bulunulan bir CİMER başvurusundan da söz etti. Başvuruyu yapan kişinin kendisine yönelik kininden bahseden Göktaş, “Benim tahrik etmeme gerek yok” ifadesini kullandı. Savunmasında ayrıca, “Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor” sözlerine yer verdi.
“Diktatör” İfadesine İlişkin Açıklama
Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı “diktatör” ifadesinin siyasi eleştiri ve hiciv kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Komedi gösterilerinde farklı siyasi benzetmeler yapılabileceğini belirten Göktaş, söz konusu ifadenin bir siyasi niteleme olduğunu söyledi.
Göktaş, “Politik mizah yasak değilse diktatör demek suç değildir” görüşünü dile getirerek beraat talebinde bulundu. Savunmasında, komedi ve politik eleştiri arasındaki ilişkiye dikkat çeken komedyen, gösterisindeki ifadelerin suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ileri sürdü.
Gösterideki Diğer İfadeleri Anlattı
Komedyen, suçlamaya konu olan başka bir bölümle ilgili olarak da mahkemede açıklama yaptı. Gösterisinde önce “Çevik kuvvet, oruç tutan otobüs şoförü, canlı bomba” şeklinde bir sıralama yaptığını anlatan Göktaş, ardından bu ifadeleri birleştirerek “oruç tutan canlı bomba” dediğini belirtti.
İddianamede, Göktaş’ın bazı sözlerinin kutsal kitabı ve bu kitaba inanan insanları hedef aldığı ileri sürülmüştü. Göktaş ise mahkemedeki savunmasında böyle bir kastının bulunmadığını ifade etti. Suçlamaya konu edilen esprilerinin anlamına ilişkin açıklamalar yapan komedyen, ifadelerinin bu şekilde yorumlanmasına itiraz etti.
Dava Süreci
Deniz Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla dava açılmıştı. Dava, komedyenin YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” isimli gösterisindeki sözleri gerekçesiyle başlatılmıştı.
İlk duruşmada savunmasını yapan Göktaş’ın açıklamaları arasında tutukluluk koşulları, gösterideki espriler, CİMER başvurusu, yurt dışına çıkışı ve yöneltilen suçlamalar yer aldı. Mahkemenin kararıyla Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlarından hapis cezası alırken “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat etti ve hükümle birlikte tahliye edildi.
Göktaş’ın savunmasına ilişkin çeşitli haber kaynaklarında yayımlanan metinlerin, mahkeme tutanaklarının tamamıyla aynı belge niteliğinde olmayabileceği belirtildi. Bu nedenle savunmanın “tam metin” olarak aktarılmasında, yayımlanan içeriğin kaynağı ve kapsamının dikkate alınması gerekiyor.

