YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş’ın ilk duruşması, 28 Eylül’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma, 4. Ağır Ceza salonunda başladı. Kaynak metinde ilk duruşma için İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi bilgisi de yer aldı.
Yaklaşık üç aydır Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Göktaş’ın savunmasının alınmasına geçildi. Davayı izlemek için adliyeye gelen gazeteciler ile Göktaş’a destek veren yakınları duruşma salonunda yer aldı.
Adliye Önünde Destek Açıklaması
Duruşma öncesinde Çağlayan Adliyesi’nde toplanan İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, Göktaş’a destek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Göktaş hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen müzekkere yazılmadan yeni bir suçlamayla yeniden tutuklama kararı verildiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, “Sahne suç mahalline, şaka delile, kahkaha tehdide dönüştürüldü. Ortada yargılama değil, tüm topluma gözdağı vermek üzere sahnelenen bir ceza süreci var” ifadeleri kullanıldı. Gazetecileri ve sanatçıları hedef alan baskıların mizaha da uzandığı belirtilerek, sürecin yalnızca Göktaş’ı değil, itiraz etmeyi düşünen herkesi korkutmayı amaçladığı savunuldu.
“Türkiye Bana Engel Oluyor”
Göktaş, savunmasında turnesi sona erdikten sonra tatil amacıyla yurt dışına çıktığını ve hakkında “kaçtı” yönünde haberler yapılmasını eleştirdi. Her yıl turnesinin ardından yurt dışına gittiğini belirten Göktaş, yurt dışında bulunduğu sırada Türkiye’ye dönmeye hazırlandığını söyledi.
Göktaş, “Yurt dışına kaçtı haberlerini onlarla beraber okumak benim için çok trajikomik oldu. Çünkü yanlarındayım ve keşke gelsen diyorlar ama ben bir iki gün sonra döneceğim. Yani onları hâlâ Türkiye’ye geri dönmeye ikna etmek istiyorum. Hâlâ çalışacağım ama şakaları sebebiyle 3 ay hapse girmiş bir stand-up komedyeni olarak işim biraz daha zorlaştı. Yani ben benim göçümü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor” dedi.
Gözaltı Sürecini Anlattı
Hakkında soruşturma bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından avukatı Metin Bey ile görüştüğünü aktaran Göktaş, resmi bir yakalama kararı bilgisi bulunmamasına rağmen Türkiye’ye dönmek istediğini söyledi. Tatilini yarıda kestiğini belirten Göktaş, İstanbul Havalimanı’na indiğinde e-pasaport sisteminde yakalama kararını gösteren bir uyarıyla karşılaştığını anlattı.
Havalimanı polisleriyle birlikte karakola gittiğini, burada kendisine kelepçe takıldığını söyleyen Göktaş, bazı polis memurlarının Türkiye’ye dönmesine şaşırdığını ve kendi yerlerinde olsa ülkede bir dakika durmayacaklarını söylediklerini aktardı. Bu sözlere üzüldüğünü belirten Göktaş, ülkedeki baskı ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Eleştirinin Dozu Hafif”
Davaya konu edilen cümlelerdeki eleştirilerin politik mizah ve hiciv açısından hafif olduğunu savunan Göktaş, çocukluğunda Levent Kırca’yı izlediğini, mizah dergileri okuduğunu ve Ferhan Şensoy’un oyunlarını takip ettiğini söyledi. Gırgır dergisinin ciltlerini incelediğini, Devekuşu Kabare oyunlarına baktığını belirten Göktaş, geçmişte sert eleştirilerin ve sansür girişimlerinin bulunmasına rağmen tutuklu yargılamanın mümkün olmadığını ifade etti.
Göktaş, Levent Kırca’nın televizyon programlarında milyonlarca kişiye ulaştığını, kendisinin ise YouTube’da kendi kanalında yayımladığı bir içerik nedeniyle yargılandığını dile getirdi.
CİMER Şikâyetlerini Mahkemeye Sundu
Hakkında 185 CİMER şikâyeti bulunduğunu ve bunları tek tek okuduğunu söyleyen Göktaş, bazı başvuruların iddianamede suçlama konusu yapılmadığını belirtti. Şikâyetler arasında, Selçuklu Devleti’ni salataya benzettiği ve takipçi sayısındaki değişimin dış odaklarla bağlantılı olduğu yönünde ifadeler bulunduğunu aktardı.
İki kişinin kendisi hakkında idam talebinde bulunduğunu söyleyen Göktaş, bu şikâyetlerin kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla çeliştiğini savundu. Savcılığın “Halk Deniz’den rahatsız oldu” şeklindeki bir şikâyeti dosyada referans gösterdiğini belirten Göktaş, dini değerleri aşağılayarak şehir şehir gösteri yapmasının hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı olmadığını söyledi.
İddianamede Üç Suçlama
Deniz Göktaş, 24 Haziran’da yayımlanan “Ölü Deniz” gösterisi nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında yurt dışından Türkiye’ye dönerken İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı ve 3 Temmuz’da tutuklandı. Göktaş, daha sonra Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.
28 Ağustos’ta “cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamaları yönünden tahliye kararı verilen Göktaş, cezaevinden çıkamadan aynı gösteride “Daltonlar” hakkında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı. Savcılığın itirazının kabul edilmesiyle ilk iki suçlama yönünden de yeniden tutuklama kararı verildi. Hazırlanan iddianamede Göktaş hakkında “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yer aldı.

